Haberler Simyacıların Asırlık Hayali Gerçek mi Oluyor? Bir Şirket Cıvayı Altına Çevirdiğini Açıkladı 22.10.2026 - 11:21 Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Simyacıların yüzyıllar boyunca peşinden koştuğu hayal, bu kez bir laboratuvardan gelen açıklamayla yeniden gündemde. ABD 'nin San Francisco kentindeki füzyon girişimi Marathon Fusion, cıvayı kalıcı ve gerçek altına dönüştürdüğünü duyurdu. Şirket, bunu Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi CERN'ün rekorundan 10 kat daha yüksek bir hızla yaptığını öne sürüyor. Ancak deneye dair ayrıntılı veriler henüz paylaşılmış değil. Kaynak: Business Today İçeriğin Devamı Aşağıda Reklam Şirket iddiasını sosyal medyadan duyurdu Marathon Fusion, 21 Ekim'de X hesabından yaptığı paylaşımda geçen ay 'yüksek hızlı simya' gerçekleştirdiklerini yazdı. Şirkete göre ekip, cıvayı gerçek ve kararlı altına çevirdi; üstelik bunu yaparken CERN'ün kaydını 10 kat geride bıraktı. İçeriğin Devamı Aşağıda Reklam Paylaşımda başka iddialar da vardı. Şirket, geçen hafta dünyanın en güçlü plazma santrifüjünde izotop zenginleştirdiklerini ve Sovyetler döneminden kalan 40 yıllık bir rekoru kırdıklarını söyledi. Sırada ise San Francisco'da kurulacak, rekor güç yoğunluğuna ulaşması hedeflenen bir füzyon reaktörü var. 1,5 milyonu aşkın kez görüntülenen paylaşım kısa sürede tartışma konusu oldu. Altın, cıvanın nadir bir türünden elde ediliyor Yöntemin arkasındaki fizik aslında yeni değil. Kimyasal tepkimeler atomları yalnızca yeniden düzenlerken, dönüşüm denen bu süreçte atomun çekirdeği değişiyor. Füzyon tepkimesinden çıkan yüksek enerjili nötronlar cıva-198 adı verilen türe çarpıyor ve onu kararsız cıva-197'ye çeviriyor. Cıva-197 ise yaklaşık 64 saat içinde bozunarak doğadaki tek kararlı altın türü olan altın-197'ye dönüşüyor. Şirket bu yöntemi ilk kez 2025'te, henüz hakem değerlendirmesinden geçmemiş bir çalışmada bilgisayar benzetimleriyle ortaya koymuştu. Yeni açıklama, fikrin benzetimden gerçek bir deneye taşındığı iddiasını içeriyor. CERN dört yılda yalnızca 29 pikogram altın üretebilmişti Karşılaştırmanın yapıldığı rekor, CERN'deki ALICE deneyine ait. Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nda kurşun çekirdeklerinin birbirine çok yakından geçmesiyle altın oluştuğu 2025'te açıklanmış, dört yılda üretilen toplam miktar yalnızca 29 pikogram olarak hesaplanmıştı. Bu, bir gramın milyarda birinin bile çok altında bir miktar. Marathon Fusion'ın paylaşımında ise üretilen altının miktarı, saflığı ya da sürecin verimi yer almıyor. Business Today'in haberine göre paylaşılan enerji grafikleri cıva-197 ve altın-197 izlerini gösterse de ne kadar altın elde edildiğini kanıtlamıyor. Şirketin 2025'teki hesabına göre uygun tasarlanmış bir santral, 1 gigavatlık ısıl güç başına yılda yaklaşık 2 ton altın üretebilir; bu da şimdilik modelden ibaret bir rakam. Üstelik reaktörde oluşan altının bir kısmı başlangıçta radyoaktif olacağı için kullanılmadan önce bir süre bekletilmesi gerekiyor. Paylaşım, alüminyumun hikayesini akıllara getirdi twitter.com Açıklamanın ardından en çok konuşulan yorumlardan biri, girişim yatırımcısı David Feiock'tan geldi. Feiock, şirketin paylaşımını alıntılayarak 19. yüzyılda alüminyumun altından daha değerli olduğunu, nadirliği ve görünüşü nedeniyle lüks bir metal sayıldığını hatırlattı. Feiock'a göre 1886'da elektroliz alanındaki bir buluş üretim maliyetini çökertti ve bugün alüminyum her yerde. Yatırımcı sözlerini kısa bir cümleyle bağladı: 'Sıradaki altın.' İçeriğin Devamı Aşağıda Reklam Alüminyum bir zamanlar altından daha değerliydi Bu karşılaştırmanın tarihte bir karşılığı var. Alüminyum yer kabuğunda bol bulunsa da saf halde elde etmek uzun yıllar son derece zordu. Fransa İmparatoru III. Napolyon'un en önemli misafirlerine alüminyum çatal bıçak sunduğu, diğerlerinin altın takımlarla yetindiği anlatılır. ABD 'deki Washington Anıtı'nın tepesine 1884'te yerleştirilen küçük piramit de dönemin gözde metali alüminyumdan yapılmıştı. 1886'da Charles Martin Hall ve Paul Héroult'nun birbirinden habersiz geliştirdiği elektroliz yöntemi her şeyi değiştirdi. Fiyat hızla düştü ve alüminyum mutfaktaki folyodan içecek kutusuna kadar gündelik hayatın parçası oldu. Altının aynı yolu izleyip izlemeyeceği ise belirsiz. Füzyonla altın üretiminin kârlı olup olmayacağı; cıvanın işlenmesi, izotop ayrıştırma ve radyasyon yönetimi gibi maliyetler netleşmeden bilinemiyor. Harvard'daki Belfer Merkezi'nin 2026 tarihli analizi de ticari füzyon santrallerinin yakın zamanda yaygınlaşacağını varsaymanın erken olduğu uyarısında bulunuyor. Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör! Test Gündem Magazin Video Bu içerikler de ilginizi çekebilir: Yorumlar ve Emojiler Aşağıda Reklam 2019 yılında TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde lisans eğitimime başladım, 2024 yılında da mezun oldum. Eğitimim süresince çeşitli platformlar ve gazete topluluklarında çeviri ve yerelleştirme alanlarında aktif rol aldım, bu süreçte dil becerilerimi ve kültürler arası iletişim yetkinliğimi geliştirdim. 2022 yılının Mayıs ayında Onedio’da stajyer olarak başladığım editörlük kariyerime, “Yaşam” kategorisinde sosyal medyadaki trendleri, günümüz ilişki dinamiklerini ve toplumsal meseleleri okuyuculara ulaştırarak devam ediyorum. İçeriklerimde, okuyucuların kendilerinden birer parça bulmasını amaçlıyorum. Tüm içerikleri
Simyacıların Asırlık Hayali Gerçek mi Oluyor? Bir Şirket Cıvayı Altına Çevirdiğini Açıkladı
Haberler Simyacıların Asırlık Hayali Gerçek mi Oluyor? Bir Şirket Cıvayı Altına Çevirdiğini Açıkladı 22.10.2026 - 11:21 Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin ...
Bu hikâyeyi paylaş.


Okuyucu yorumları (0)
Yükleniyor…