Haberler Çocukluğunda Maddi Sıkıntı Yaşayan İnsanların Atmaya Kıyamadığı 6 Eşya 22.10.2026 - 09:39 Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Bazı insanların evinde yıllardır kullanılmayan telefonlar, eski kıyafetler veya bir gün lazım olur diye saklanan eşyalar bulunuyor. Kimileri için bunları bir kenara kaldırmak yalnızca alışkanlıkken kimileri için geçmişte yaşanan maddi zorluklarla bağlantılı olabiliyor. Özellikle çocukluğunda ailesinin geçinmekte zorlandığını gören kişiler, yetişkinliklerinde ekonomik açıdan rahatlasalar bile sahip oldukları eşyalardan kolay kolay vazgeçemeyebiliyor. Çünkü yeni bir şey almak yerine elindekini mümkün olduğunca uzun süre kullanmak, küçük yaşlardan itibaren öğrendikleri bir davranış olabiliyor. Gelin, o 6 eşyanın neler olduğuna birlikte bakalım. Kaynak İçeriğin Devamı Aşağıda Reklam Artık Kullanmadıkları Eski Elektronik Cihazlar Evinizde yıllardır açmadığınız eski bir telefon veya artık kullanmadığınız bir bilgisayar var mı? Bazı insanlar bu cihazları çoktan değiştirmiş olsa bile eskilerini atmaya kıyamıyor. Özellikle çocukluğunda yeni bir elektronik eşya almanın büyük bir masraf olduğunu gören kişiler, cihazlar bozulmadığı sürece yenilerini almaya ihtiyaç duymayabiliyor. Hatta yeni bir telefon alsalar bile eskisini çekmecede saklamaya devam edebiliyorlar. Çünkü bir gün mevcut telefonlarının bozulabileceğini veya eski cihaza yeniden ihtiyaç duyabileceklerini düşünüyorlar. YourTango’daki yazıya göre bu alışkanlık, çocukluk yıllarında elektronik cihazların kolayca yenilenememesiyle ilişkili olabiliyor. Elbette herkesin en yeni teknolojiye sahip olması gerekmiyor. Ancak yıllardır kullanılmayan eşyaları saklamak, zamanla evde gereksiz bir kalabalık oluşmasına da neden olabiliyor. İçeriğin Devamı Aşağıda Reklam Bitmek Üzere Olan Kişisel Bakım Ürünleri Şampuan şişesinin dibinde biraz ürün kaldığında içine su ekleyip son damlasına kadar kullandığınız oldu mu? Ya da neredeyse bitmiş bir kremi çöpe atmaya kıyamadığınız? Maddi sıkıntılarla büyüyen bazı kişiler için bu davranışlar oldukça tanıdık olabilir. Çocukken evdeki sabunun, şampuanın veya diş macununun hemen yenilenemediğini gören insanlar, yetişkinliklerinde de ürünleri sonuna kadar kullanmaya çalışabiliyor. Örneğin bir şişe tamamen bitmeden yenisini açmak veya kullanılabilecek durumda olduğunu düşündükleri bir ürünü çöpe atmak onlara gereksiz harcama gibi gelebiliyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir konu var. Özellikle kozmetik ürünlerin önerilen kullanım süreleri geçtikten sonra kullanılmaya devam edilmesi veya uygun olmayan koşullarda saklanması sağlık açısından risk oluşturabiliyor. Dolayısıyla tasarruf etmek isterken kişisel bakım ve hijyen konusunda dikkatli davranmak da gerekiyor. Eski Saklama Kapları ve Mutfak Eşyaları Dondurma kutularında yemek saklamak, cam kavanozları atmayıp yeniden kullanmak veya yıllardır aynı tencereyle yemek yapmak... Bu alışkanlıklar pek çok evde karşımıza çıkıyor. Ancak çocukluğunda maddi sıkıntı yaşayan bazı insanlar için eski mutfak eşyalarını saklamak, yalnızca tasarruf etmekten ibaret olmayabiliyor. Yeni bir tabak veya tencere almanın bile aile bütçesinde hesaplandığı bir ortamda büyüyen kişiler, mevcut eşyaları kullanmaya devam etmeyi öğrenebiliyor. Bu nedenle mutfak dolaplarında birbirinden farklı kaplar, yıllardır kullanılan bardaklar ve artık takım hâlinde olmayan tabaklar bulunabiliyor. Üstelik eşyaların görünüşünden çok işlevine önem verebiliyorlar. Bir tencere hâlâ yemek pişiriyorsa yalnızca eski olduğu için yenisini almayı gereksiz bulabiliyorlar. Elbette sağlam mutfak eşyalarını uzun yıllar kullanmak yanlış değil. Ancak çizilmiş, çatlamış veya gıdayla temasa uygunluğunu kaybetmiş kapların değiştirilmesi gerekebilir. Yıllardır Kullanılan Eski Mobilyalar Bazı insanlar için bir koltuğun eskimesi, onu değiştirmek için yeterli bir neden değil. Oturulabiliyorsa, bir masa hâlâ iş görüyorsa veya dolabın kapağı tamir edilebiliyorsa aynı mobilyaları kullanmaya devam edebiliyorlar. Özellikle maddi imkânların sınırlı olduğu evlerde büyüyen kişiler, mobilya almanın ne kadar büyük bir harcama olduğunu hatırlıyor olabilir. Bu nedenle yetişkinliklerinde ekonomik durumları iyileşse bile yeni bir koltuk veya yemek masası almak yerine eskisini tamir ettirmeyi tercih edebiliyorlar. Bazen mobilyaların duygusal bir anlamı da olabiliyor. Çocukluk evinden kalan bir masa veya yıllardır kullanılan bir sandalye, yalnızca bir eşya olmaktan çıkabiliyor. Ancak her eski mobilyayı saklamak zorunda olmadığımızı da hatırlamak gerekiyor. Özellikle kullanımı güvensiz hâle gelen veya ciddi şekilde zarar görmüş eşyaları değiştirmek daha doğru olabilir. Eskimiş ve Artık Giymedikleri Kıyafetler Dolabınızda yıllardır giymediğiniz ama atmaya da kıyamadığınız kıyafetler bulunuyor mu? Özellikle çocukluğunda kardeşlerinin eski kıyafetlerini giyerek büyüyen kişiler için bu durum daha tanıdık olabilir. Maddi imkânların kısıtlı olduğu ailelerde kıyafetler çoğu zaman yalnızca bir sezon giyilip kaldırılmıyor. Küçük gelen montlar kardeşlere veriliyor, sökülen yerler dikiliyor ve kullanılabilecek durumdaki eşyalar saklanıyor. Bu alışkanlıklar yetişkinlikte de devam edebiliyor. Örneğin yıllardır giyilmeyen bir pantolon, bir gün yeniden kullanılabileceği düşüncesiyle dolapta tutulabiliyor. Eski bir kazak ise yalnızca evde giyilmek üzere saklanabiliyor. Üstelik bu kişiler için modaya uygun giyinmekten çok, mevcut kıyafetlerin iş görmesi önemli olabiliyor. Aslında kıyafetleri uzun süre kullanmak hem bütçe hem de çevre açısından faydalı bir tercih olabilir. Ancak artık kullanılmayan parçaları ihtiyaç sahiplerine vermek veya geri dönüşüme kazandırmak da aynı derecede anlamlı olabilir. İçeriğin Devamı Aşağıda Reklam Konserve ve Uzun Süre Dayanabilen Yiyecekler Mutfak dolaplarında her zaman birkaç paket makarna, bakliyat veya konserve bulunduran insanları mutlaka görmüşsünüzdür. Bazıları için bu yalnızca düzenli alışveriş yapmanın bir yolu. Ancak çocukluğunda yiyecek almanın bile zor olduğu dönemler yaşayan kişiler, evde her zaman fazladan gıda bulunmasını daha önemli görebiliyor. Özellikle aile bütçesinin dikkatle hesaplandığı evlerde büyüyen insanlar, yiyeceklerin israf edilmemesi gerektiğini küçük yaşlarda öğrenebiliyor. Bu nedenle market alışverişlerinde uzun süre dayanabilen ürünleri tercih edebiliyor veya ihtiyaçlarından fazla yiyeceği bir kenarda saklayabiliyorlar. Örneğin evde yeterince makarna olsa bile indirimde birkaç paket daha almak, onlara gelecekte oluşabilecek bir maddi sıkıntıya karşı hazırlıklı olma hissi verebiliyor. Ancak yiyecekleri uzun süre saklamak konusunda dikkatli davranmak gerekiyor. Ürünlerin son tüketim tarihlerini, saklama koşullarını ve ambalajlarının durumunu kontrol etmek önemli. Özellikle şişmiş, sızdıran veya ciddi şekilde hasar görmüş konserveler tüketilmemeli. Peki İnsanlar Maddi Durumları İyileşse Bile Neden Bu Alışkanlıklarını Sürdürüyor? Çocuklukta öğrenilen bazı davranışlar, yetişkinlikte de hayatımızın bir parçası olmaya devam edebiliyor. Özellikle ekonomik belirsizliklerin yaşandığı bir ailede büyümek, kişinin para harcamaya ve sahip olduğu eşyalara yaklaşımını etkileyebiliyor. Böyle bir ortamda yetişen bazı insanlar için yeni bir eşya almak yalnızca maddi bir karar değil. Eski eşyanın ileride işe yarayabileceği düşüncesi veya gereksiz harcama yapmaktan duyulan rahatsızlık da bu kararda etkili olabiliyor. Ancak bu davranışların tamamını geçmişte yaşanan maddi sorunlarla açıklamak doğru değil. Bazı insanlar çevreye duyarlı oldukları, eşyalarına değer verdikleri veya sade yaşamayı tercih ettikleri için de alışveriş yapmaktan kaçınabiliyor. Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör! Test Gündem Magazin Video Yorumlar ve Emojiler Aşağıda Reklam 2023 yılında TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldum. İçerik üretmeye ve dijital yayıncılığa olan ilgimle medya sektöründeki yolculuğuma 2022 yılında Onedio’da başladım. Bu süreçte farklı kategorilerde içerikler hazırlayarak editoryal deneyimimi geliştirdim. Özellikle yaşam haberlerini yakından takip ediyor ve okuyucularla buluşturuyorum. Tüm içerikleri