Gelişim psikolojisi uzmanı Sinem Özen Canbolat “Ağlayan bir bebeği yatıştıramamak, yetersizlik gibi duyguları ortaya çıkarabilir. Oysa bir bebeğin ağlamasının dinmesine yardımcı olacak şey de ebeveyninin o anki dengeli ruh durumudur” diyor Yeni doğan bebekler özellikle ilk aylarda bazen uzun süre durmaksızın ağlar. Yeni anneler çaresizce bebeği susturmaya çalışırken, durdurulamayan aşırı ağlamalar, annelerde depresyona, kaygıya, bebekle ilişkinin bozulmasına, emzirmenin sonlandırılmasına bile sebep olabiliyor. Essex Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Ayten Bilgin ve bir grup akademisyenin yaptığı yeni bir çalışmada, böyle durumlarda anne babalara nasıl destek olmak gerektiği ele alındı. Araştırmaya katılan ebeveynler, bebeklerinin yüzde 20’ye yakınının, özellikle ilk 4 ay belirgin bir neden olmadan çok ağladığını ifade etti. 2 bin 500’den fazla aileyi kapsayan çalışmada, ebeveynleri eğitmek ve desteklemek amacıyla tasarlanan müdahalelerin faydalı olduğunu tespit edildi. Doğru bilgi sahibi olmak, ebeveynlerin bebeklerinin davranışlarını yorumlama biçimini de değiştiriyor. Eğer ortada bir rahatsızlık yoksa bebek ağlamaları genellikle 3 aydan sonra azalmaya başlar. Ancak anne depresyonu ve ruhsal rahatsızlıklar, daha uzun soluklu sorunlara sebep olabilir. Peki, bebekleri aşırı ağlayan ebeveynlere nasıl destek olunabilir? Gelişim Psikolojisi Bilim Uzmanı Sinem Özen Canbolat ile konuştuk. Haberin Devamı Haberin Devamı Anneye nasıl destek olunabilir? Ağlayan bir bebekle kalabilmek bir ebeveyn için çok zorlayıcı bir deneyimdir. Ebeveynin çocukken kendi ağlamasına verilen tepkiler ile şekillenen zorlu duyguları yükselebilir. Dahası, ağlayan bir bebeği yatıştıramamak, yetersizlik ve suçluluk gibi duyguları ortaya çıkarabilir. Oysa bir bebeğin ağlamasının dinmesine yardımcı olacak şey de ebeveyninin o anki dengeli ruh durumudur. Bebeğinin ağlaması ile zorlanan ebeveynin sinir sistemi yüklenir ve bebek stresini boşaltabileceği sakin bir sinir sistemi bulamadığı için ağlaması devam eder, hatta ağlama tonu artabilir. Bu noktada, sinir sistemi ilk düzenlenmesi gereken elbette ebeveyndir. Ebeveynin kendisine şunu sorması gerekir; “Benim şu anda neye ihtiyacım var?”, “Bana ne iyi gelirdi?”. Belki o anda alınacak bir nefes, içilecek bir bardak su ya da bebeği diğer bakım verenlerden birine emanet edip sakin bir yere çekilmek... Küçük huzursuzlukların da beden yansımalarını fark edip bunları rahatlatabilirsek, beden yatışmanın yollarını öğrenmeye başlar. Bu konu ebeveyn kadar, ebeveynin etrafındaki destek çemberlerinin de sorumluluğundadır. Bir bebeğe anne ve baba bakıyorsa, onları destekleyen büyük aile, mahalle ve toplum da o ebeveynlerin iyi oluşunu desteklemelidir. Bu bazen ebeveynin sırtına konulacak bir el, onun biraz nefes alması için bebekle ilgilenmek ya da diğer sorumlulukları alarak bebeğe daha çok alan açmasını sağlamak, yani kısacası ona “Ben de senin için buradayım” demek olabilir. Eğer tüm bunlar yeterli olmuyorsa, ebeveynin uzman yardımı alması da kıymetlidir. Haberin Devamı Haberin Devamı Önyargı ve yanılgılar Haberin Devamı Haberin Devamı ‘‘Toplumda ağlamayan bebeklerin “iyi” bebek olduğu, ağlayanların ise ya “Aç” ya da “Zor bebek” olduğu ya da ebeveyninin becerikli olmadığı konusunda müthiş bir önyargı ve yanılgı var. Bazı bebeklerin dünyaya geliş hikâyelerinde daha fazla zorlanma olabilir. Belki stresli bir gebelik dönemi, belki zor bir doğum, belki de bir kuvöz dönemi geçirilmiştir. Bunların hiçbiri ebeveynin “suçu” değildir. Elbette ebeveyn bebeğinin iyi oluşundan sorumludur ancak hayatta, ebeveynin kontrol edemediği birçok durum da gelişir. Bu nedenle, ebeveynlerin şunları akılda tutması çok önemlidir: Birincisi bu tür yargılara ebeveynin hayali koruyucu bir kalkan oluşturması hem kendi ruh sağlığı hem de bebeğine vereceği bakımın kalitesi açısından çok önemlidir. İkincisi, ebeveynin ağlamanın sorumlusunu kendisi olarak görmektense, “şimdi ve burada”ya ve ilişkisinin iyileştiriciliğine odaklanması her iki tarafı için de çok daha fazla rahatlatıcı olacaktır. Son olarak, suçluluk, yetersizlik, pişmanlık gibi his ve duygular bebeğimiz ile kuracağımız ilişkide bir gölge etkisi yaratır. Bu duygular bebeğe ihtiyacından azını ya da fazlasını vermemize neden olabilir. Eğer bebek ağladığında, çevrenin de etkisi ile ebeveyn bu tür duyguları yoğun yaşıyorsa, bebeğinin gerçek bir yatışma yaşayabilmesi için öncelikle bu duyguları ile temas etmelidir’’.
Çok ağlayan bebek ve destek çemberi - Zeynep İşman
Gelişim psikolojisi uzmanı Sinem Özen Canbolat “Ağlayan bir bebeği yatıştıramamak, yetersizlik gibi duyguları ortaya çıkarabilir. Oysa bir bebeğin ağlamasının dinmesine yardımcı olacak şey de ebeveyninin o...
Bu hikâyeyi paylaş.


Okuyucu yorumları (0)
Yükleniyor…