Birinin arkasından konuşmak çoğumuz için günlük hayatın sıradan bir parçası, ancak bazı insanlar için bu durum bir alışkanlıktan çok daha fazlası. Yeni bir bilimsel araştırma, sürekli ve kötü niyetli dedikodu yapanların arkasındaki gizemi çözdü: Suçlu sanıldığı gibi narsistler değil, psikopatlar. Behavioral Sciences dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, "Karanlık Dörtlü" olarak bilinen kişilik özelliklerinin dedikodu sıklığını nasıl etkilediğini inceledi. Kanada ve ABD'den 516 yetişkinle yapılan araştırmanın sonuçları oldukça çarpıcı. "KARANLIK DÖRTLÜ" NEDİR VE DEDİKODUYU NASIL TETİKLER? Uzmanlar; narsisizm, Makyavelcilik, psikopati ve günlük sadizm özelliklerini incelediğinde, hepsinin dedikoduyla bağı olduğunu gördü, ancak maskeler düştüğünde liderlik koltuğuna tek bir özellik oturdu: • Psikopati (Zirvede): Diğer insanlara karşı duyarsızlık ve empati yoksunluğu ile bilinen bu özellik, dedikodu sıklığının en güçlü belirleyicisi çıktı. • Makyavelcilik: Kişisel kazanç için başkalarını manipüle eden bu tipe sahip kişiler, dedikoduyu sadece bilgi toplamak ve stratejik güç elde etmek için kullanıyor. • Narsisizm: Kendine hayran olan narsistler, dedikoduyu tamamen eğlence ve sosyal keyif için bir araç olarak görüyor. Diğer özellikler arındırıldığında, narsistlerin kötü niyetli dedikodu yapma eğilimi zayıflıyor. • Günlük Sadizm: Başkalarının acısından zevk alan sadistler, doğrudan itibar zedelemeyi amaçlayan dedikodulara başvuruyor. DEDİKODU HER ZAMAN KÖTÜ MÜDÜR? Psikologlara göre hayır. Ortamda olmayan biri hakkında konuşmak her zaman zarar verme amacı taşımaz. Dedikodunun üç farklı yüzü vardır: • Olumlu / Nötr Dedikodu: İşe gelmeyen bir arkadaşın başarısını övmek veya ortak bir arkadaşın durumunu merak etmek bağları güçlendirir. • Sosyal İşlev: Bilgi alışverişi sağlamaya, sosyal kuralları anlamaya ve grup üyelerini dış tehditlerden korumaya yardımcı olur. • Karanlık Dedikodu: Doğrulanmamış söylentiler yaymak, özel hayatı ifşa etmek ve birinin itibarını bilinçli olarak zedelemek. GÜNLÜK HAYATTA KENDİNİZİ NASIL KORURSUNUZ? Sık sık dedikodu yapan herkes elbette psikopat değildir; araştırma bunun kesin bir neden-sonuç ilişkisi olmadığının altını çiziyor, ancak çevrenizdeki tehlikeli kalıpları fark etmek için şu 3 işarete dikkat edebilirsiniz: 1. Sürekli Doğrulanmamış İddialar Yaymak: Kanıtı olmayan yıkıcı söylentileri durmadan paylaşırlar. 2. İzinsiz Gizli Bilgi Paylaşımı: Başkalarının özel hayatını bir güven kırılması yaratacak şekilde ortalığa dökerler. 3. Utançtan Beslenmek: Bir başkası zor duruma düştüğünde veya utandığında bundan içten içe keyif alırlar. www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.
Psikologlara göre sürekli dedikodu yapanlar bu 4 karanlık kişilik özelliğine sahip
Behavioral Sciences dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, sürekli gıybet yapan insanların arkasındaki psikolojiyi ortaya çıkardı. 516 yetişkin üzerinde yapılan testlerde, yıkıcı dedikoduların kaynağı 4 kişilik özellipş çıktı.
Bu hikâyeyi paylaş.


Okuyucu yorumları (0)
Yükleniyor…