Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erhan Ayşan ve araştırma grubu, tiroid bezinde daha önce tanımlanmamış, parathormon salgılayan yeni bir hücre tipi keşfettiklerini duyurdu. Prof. Dr. Erhan Ayşan, Prof. Dr. Gamze Köse , Prof. Dr. Fikrettin Şahin, Doç. Dr. Özge Acar , Doç. Dr. Ezgi Hacıhasanoğlu ve Dr. Alperen Tuncer 'in yer aldığı araştırma ekibi, keşfin tiroid ve paratiroid bezlerinin işleyişine ilişkin mevcut bilgileri değiştirebileceğini belirtti. Araştırmacılara göre buluş, paratiroid bezleri çıkarılan bazı hastalarda parathormon seviyesinin neden sıfırlanmadığı ve tiroid ameliyatlarının ardından görülen hormon düşüklüğünün nedenleri gibi uzun süredir yanıt aranan soruların açıklanmasına katkı sağlayabilir. "150 YIL SONRA YENİ BİR HÜCRE KEŞFETTİK" Keşfin önemine ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Erhan Ayşan, tiroid bezinde daha önce tespit edilmemiş bir hücre tipi tanımladıklarını söyledi. Ayşan, şu ifadeleri kullandı: "Bu yeni bir hücre. Tamamen adı üstünde yeni bir hücre keşfettik. Daha önce tespit edilememiş bir hücre. Bundan önce tiroid bezini keşfedenler 150 yıl önceydi. 150 yıl sonra ortaya koyduğumuz ve fonksiyonelliğini de kanıtladığımız, fotoğraflarını çektiğimiz yeni hücreden söz ediyoruz." TİROİD AMELİYATLARINDA YENİ DÖNEM BAŞLAYABİLİR Yeni hücre tipinin keşfedilmesinin tiroid ameliyatlarında uygulanan cerrahi yöntemleri etkileyebileceğini belirten Ayşan, daha az doku çıkarılmasına yönelik yaklaşımların önem kazanabileceğini ifade etti. Günümüzde bazı hastalarda tiroid bezinin tamamının çıkarıldığını hatırlatan Ayşan, keşfin tiroid dokusunun korunmasına yönelik yeni bir bakış açısı oluşturabileceğini söyledi. Ayşan, şöyle konuştu: "Tiroid ameliyatlarında günümüzde bilimsel veriler bütün tiroid bezinin alınması yönünde. Her hastada olmasa da birçok hastada. Yaptığımız bu keşifle tiroid bezinin değeri daha çok arttığı için artık tiroid bezini yöneten cerrahi girişimimiz daha minimal olacak, daha az doku alacağız ve tiroid bezi sağlığını korumaya başlayacağız. Ciddi bir konsept değişikliği ortaya çıkacak." PARATHORMONUN NEDEN SIFIRLANMADIĞINA AÇIKLAMA Araştırmanın, paratiroid bezlerinin tamamı çıkarılan bazı hastalarda parathormon seviyesinin neden sıfıra düşmediğine ilişkin önemli bir soruya yanıt sağlayabileceği belirtildi. Prof. Dr. Ayşan, bu durumu şöyle açıkladı: "Şimdi bizim iki tane sorunumuz var. Bir tanesi tüm paratiroid bezini çıkarttığımız hastalarda parathormonun sıfırlanmaması. Bu, yıllardır cerrahide bir soru işaretiydi. Buna bir açıklama getirdik. Siz tüm paratiroid bezini aldınız ama orada tiroid duruyor ve bu salgıyı yapan tiroid. Bakın, bu çok önemli." AMELİYAT SONRASI HORMON DÜŞÜKLÜĞÜNE YENİ YAKLAŞIM Tiroid ameliyatlarından sonra bazı hastalarda görülen parathormon düşüklüğüne de değinen Ayşan, yeni bulguların bu durumun nedenlerinin anlaşılmasına katkı sağlayabileceğini belirtti. Ayşan, "Diğer yandan da tiroid ameliyatı olmuş hastalarda bazen bir miktar parathormon düşüklüğü görüyoruz ve biz bunu sıklıkla bir komplikasyon olarak kabul ediyorduk. Hayır, aslında bu bir komplikasyon değil; doğal tiroid bezinin salgıladığı hücreleri çıkarttığımız için bu ortaya çıkıyor. Bu açıdan çok önemli bir keşif" dedi. HASHİMOTO, GRAVES VE TİROİD KANSERİ İÇİN YENİ ARAŞTIRMALAR Keşfin yalnızca cerrahi uygulamalarla sınırlı kalmayabileceğini belirten Ayşan, bazı tiroid hastalıklarının nedenlerinin araştırılmasında da yol gösterici olabileceğini söyledi. Graves hastalığı, Hashimoto hastalığı ve bazı tiroid kanseri türleriyle ilgili yeni çalışmalar başlattıklarını açıklayan Ayşan, şu ifadeleri kullandı: "Bu keşif hem tanıda hem tedavide yeni kapılar açacak. Örneğin sebebini bilmediğimiz hastalıklar var. Graves hastalığı, Hashimoto hastalığı gibi, bazı tiroid kanseri türleri gibi. Bunların tanısında bize yol gösterici olabilir. Tedaviye baktığımızda da bu hücreden kaynaklanan bir hastalık var mı? Bahsettiğim hastalıklar acaba bundan kaynaklanıyor mu? Burada yeni çalışmalarımız var, bunlara başladık." Ayşan, söz konusu hastalıklarla yeni hücre tipi arasında henüz kesin bir ilişki kurulmadığını, araştırmaların sürdüğünü ifade etti. "KLİNİK UYGULAMALARA AKTARILMASI ZAMAN ALACAK" Bilimsel keşiflerin doğrudan tedavi yöntemlerine dönüşmesinin zaman aldığını vurgulayan Ayşan, araştırma bulgularının uluslararası bilim dünyasında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Ayşan, "Bilim yavaş ilerler. Siz bir bilimsel buluş yaptığınızda bunun literatüre girmesi, yayınlanması, uluslararası alanda kabul edilmesi, yerleşmesi ve kliniklere aktarılması zaman alacaktır" dedi. YENİ HÜCREYE HENÜZ İSİM VERİLMEDİ Araştırma ekibinin keşfettiğini açıkladığı hücre tipine henüz isim verilmediği öğrenildi. Prof. Dr. Ayşan, hücrenin isimlendirilmesine ilişkin soruya, "İsim koymadık. Onu hiç düşünmedim. Zamanla bakacağız" yanıtını verdi. Keşfin tiroid cerrahisi ve hormon hastalıklarının tedavisinde nasıl bir değişim yaratabileceği, ilerleyen dönemde yapılacak bilimsel çalışmalarla netleşecek.