Rusya'nın Ukrayna'daki askeri operasyonu. Son gelişmeler: - ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan enerji şirketlerinin Rusya ile yapabileceği anlaşmaların Ukrayna’daki savaşın sona ermesine bağlı olmadığını ve bunun engel oluşturmadığını söyledi. Gazetecilere konuşan Trump, ABD ile Rusya arasında Alaska’da planlanan doğal gaz projesi ve LUKOIL ile yapılması gündemde olan anlaşmaların bir noktada hayata geçirileceğini belirtti. Rusya’nın petrolünü dünya piyasasına sunmasını olumlu değerlendiren Trump, “Petrol sektörümüz, açıkçası çoktan çözüme kavuşturulmuş olması gereken bir meselenin rehinesi olmamalı” dedi. Öte yandan ABD’li yatırımcı Gentry Beach’in, 2025 sonbaharında Rus enerji şirketi Novatek ile Alaska’da doğal gaz sahası geliştirmek üzere gizlice anlaşma imzaladığı öne sürülmüştü. Novatek, Abu Dabi merkezli bir şirkete Alaska’da kendi teknolojilerini kullanma hakkı verdiğini doğrularken projenin hayata geçirilmesi için hem Rusya’nın hem de ABD’nin onayının gerektiğini bildirdi. - Ayrıca Trump, Ukrayna konusunda üçlü müzakerelerin yakında yapılacağını açıkladı ancak kesin bir tarih vermedi. Gazetecilere konuşan Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin barış anlaşmasına varmak istediklerine inandığını belirterek, “Bence ikisi de bir anlaşma yapmak istiyor” dedi. ABD Başkanı ayrıca Ukrayna’daki krizin çözümüne yönelik müzakerelerde ilerleme kaydedilmesini beklediğini ifade etti. - Reuters'a göre, Demokratların 3 Kasım'daki ara seçimlerde ABD Temsilciler Meclisi'nde ve muhtemelen Senato'da çoğunluğu elde etmesi, Ukrayna'ya yeni bir yardım paketinin onaylanmasının önünü açabilir. Kongredeki komitelerin kontrolünü ele geçirebilecek Demokratlar, oylamaların gündemini belirleyerek Başkan Donald Trump'ın vetosunu aşmanın yollarını arayabilir. Analistler, Demokratların ayrıca dış yardımları yeniden artırmayı ve Trump yönetiminin politikalarını Kongre üzerinden sınırlamayı hedefleyebileceğini belirtiyor. Anketler, seçmenlerin Kongrenin Demokratların kontrolüne geçmesini Cumhuriyetçilere kıyasla daha fazla desteklediğini gösterirken, Trump olası bir Demokrat zaferinin ardından partinin girişimlerini engelleyeceği uyarısında bulundu. - Ukrayna yönetimi, SpaceX CEO’su Elon Musk’ın ülkenin Starlink uydu internet sistemini kullanım koşullarını ihlal ederek insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlediği yönündeki suçlamalarını reddetti. The Washington Post’a konuşan Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi’nden bir kaynak, SpaceX’in iddialarla ilgili olarak Kiev yönetimiyle iletişime geçmediğini belirtti. Ukrayna’nın savunma teknolojileri danışmanı Sergey Beskrestnov, Şubat 2026’dan bu yana ülke üzerindeki Starlink terminallerine hız ve bölge kısıtlamaları getirildiğini, bu nedenle sistemin belirli saldırılarda kullanılmasının teknik olarak mümkün olmadığını savundu. Eski Savunma Bakanlığı danışmanı Sergey Sternenko da daha yüksek hızlarda uçan insansız hava araçlarının ticari Starlink yerine ABD hükümetinin kontrolündeki askeri iletişim sistemi Starshield’a ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Musk ise Ukrayna’nın Starlink’i saldırı amaçlı kullanarak hizmet koşullarını ihlal ettiğini öne sürerken, ABD yönetimi erişim kısıtlamalarının uygulanmasında rolü olduğu iddialarını reddetti. - Sırbistan’ın eski Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuciç, erken genel seçimlerde liderliğini yaptığı “Birleşik Sırbistan” koalisyonunun yenilgiye uğradığını açıkladı. RIA Novosti’nin aktardığına göre Vuciç, seçimleri öğrencilerin öncülük ettiği protesto hareketinin desteklediği listenin kazandığını belirterek, 250 sandalyeli parlamentoda bu listenin 135-140, kendi koalisyonunun ise yaklaşık 105 sandalye elde etmesini beklediklerini söyledi. Vuciç, başka hiçbir siyasi oluşumun parlamentoya giremediğini ifade etti. - Ukrayna’nın en büyük yapı market ve yapı malzemeleri perakende zincirlerinden Epicentr, pazar günü yaptığı açıklamada tesislerinin tamamen imha edildiğini bildirdi. Rusya Savunma Bakanlığı, sabah saatlerinde Harkiv’deki şirkete ait bir lojistik merkezinin insansız hava araçlarıyla vurulduğunu açıklamıştı. Bakanlığa göre tesiste Ukrayna Silahlı Kuvvetleri için kullanılacak, hem sivil hem de askeri amaçlara hizmet edebilen ürünler depolanıyordu. Rus ordusunun ayrıca Ukrayna ordusuna askeri ve çift kullanımlı malzemelerin depolanması ve dağıtımında hizmet veren bir dağıtım merkezini ve Vasişçevo lojistik terminalini hedef aldığı belirtildi. Epicentr, 2025 yılı itibarıyla 70’ten fazla ticaret merkezine sahipti. Şirketin aynı yıl yaklaşık 81,2 milyar grivna gelir elde ettiği ve yaklaşık 28 bin 500 kişiyi istihdam ettiği bildirildi. - Elon Musk, ABD’deki sol görüşlü kesimleri Sovyetler Birliği’nin eski İçişleri Halk Komiseri Lavrenti Beria’yı taklit etmekle suçladı. Milyarder, X platformunda, kendisine hapis cezası verilmesini savunan ve suçlamaların daha sonra bulunabileceğini öne süren bir paylaşımı yanıtlayarak Beria’nın portresini ve “Bir insan olsun, suç maddesi bulunur” anlamına gelen bir sözü yayımladı. Söz yaygın biçimde Beria ve Josef Stalin’e atfedilse de bu kişilerin ifadeyi kullandığını doğrulayan belgesel kanıt bulunmuyor. Benzer bir ifade, 1940 yılında Litvanyalı yetkililerin önce tutuklanıp yargılanmasını, ardından haklarında uygun suçlamaların bulunmasını savunan Sovyet Dışişleri Halk Komiseri Vyaçeslav Molotov’un sözleriyle de ilişkilendiriliyor. Musk’ın paylaşımı, sol görüşlülerin kendisini suçlayacak somut bir gerekçe olmadan hapse atmak istediğini öne süren bir gönderiye yanıt olarak geldi. - Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Avrupa'daki kitlesel protestoların arkasında Moskova'nın bulunduğu yönündeki suçlamaları “açıkça aşırıya kaçmak” olarak nitelendirdi. Gazeteci Pavel Zarubin'e verdiği röportajda Putin, “Burada şaşırtıcı hiçbir şey yok. Bilindiği gibi Rusya'yı her türlü kötülükle suçladılar. Ancak Avrupa'nın büyük şehirlerindeki kitlesel gösterileri bizim kışkırttığımızı söylemek, gerçekten açıkça aşırıya kaçmaktır. Bunun Avrupa ülkelerinin sıradan vatandaşları için de açık olduğunu düşünüyorum” dedi. Putin, Avrupa'daki protestoların ardından başlangıçta ABD yönetiminin suçlanmasını da şaşırtıcı bulduğunu belirterek, “Avrupa'nın kendi temel müttefikine ve koruyucusuna saldırmasını beklemiyordum. Ancak kısa sürede kendilerine geldiler ve Rusya Federasyonu'na yönelik geleneksel suçlamalarına geri döndüler” ifadelerini kullandı. Avrupa'nın “alışılmış ve yıpranmış bir yola” girdiğini savunan Putin, bazı Avrupalı liderlerin yaşananların nedenlerini araştırmak ve sorumluluk üstlenmek yerine suçu başkalarına yüklediğini öne sürdü. Fransa, İtalya, Belçika ve İspanya'da hayat pahalılığı, ücretler ve hükümet politikalarına karşı düzenlenen protestolar son dönemde yoğunlaşmış durumda. 25 Eylül Pazar - SpaceX’in sahibi Elon Musk, Ukrayna ordusunu Starlink uydu internet sisteminin kullanım koşullarını ihlal etmekle suçlayarak, ticari amaçlı sistemin insanları öldürmeye yönelik saldırı İHA’larında kullanıldığını öne sürdü. Musk, “Starlink’in, insanları öldürmek amacıyla saldırı amaçlı insansız hava araçlarında kullanılması hiçbir zaman izin verilen bir şey olmadı ve olmamalı” dedi. Musk ayrıca, ABD hükümetinin kontrolündeki Starshield sisteminin kullanımına ilişkin kararların Washington’a ait olduğunu belirtti. Musk, Starlink’in Ukrayna’nın savunması açısından kritik önem taşıdığını savunarak, “Starlink kapatılsaydı Ukrayna’nın cephe hattı derhal çökerdi. Bu bir tehdit değil, yalnızca bir gerçeğin ifadesi” dedi. Milyarder, SpaceX’in Ukrayna’yı korumak için dünyadaki diğer tüm özel şirketlerden çok daha fazlasını yaptığını da ileri sürdü. Elon Musk, Starlink uydu internet sisteminin devre dışı bırakılması halinde Ukrayna ordusunun cephe hattındaki savunmasının hızla çökeceğini savundu. X hesabından ikinci bir açıklama yapan Musk, “Starlink kapatılsaydı Ukrayna’nın cephe hattı derhal çökerdi. Bu bir tehdit değil, yalnızca bir gerçeğin ifadesi” dedi. Ukrayna’nın askeri iletişimi açısından kritik öneme sahip olan Starlink’in, elektronik harp yöntemleriyle engellenmesi veya fiziksel olarak imha edilmesinin şu ana kadar mümkün olmadığını öne süren Musk, SpaceX’in Ukrayna’nın savunmasına dünyadaki diğer tüm özel şirketlerden çok daha fazla katkı sağladığını da iddia etti. Kiev’in ekim ayının son haftalarında Starlink hizmetinde kesintiler yaşandığını bildirdiği dönemde gelen açıklamalar, uydu iletişim sisteminin Ukrayna ordusunun operasyonlarındaki rolünü yeniden gündeme getirdi. - Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Ukrayna ordusunun iletişim ve insansız hava araçlarını kontrol etmek için kullandığı Starlink uydu internet ağı ile askeri amaçlı Starshield sistemindeki hız kısıtlamalarının kaldırıldığını açıkladı. Zelenskiy, Telegram hesabından yaptığı açıklamada, “Starlink ve Starshield’ın çalışmasını, tüm bu kısıtlamalardan önceki hızına döndürdük. Şu anda hız, ihtiyacımız olan seviyede” ifadelerini kullandı. Zelenskiy, sistemlerin yeniden tam kapasiteye yakın çalışmaya başlamasının cumartesi gecesi gerçekleştiğini ve sabah saatlerinde bağlantı hızının yeterli düzeye ulaştığını belirterek, bunun cephe hattındaki lojistik ve Ukrayna’nın jet motorlu Şahid tipi İHA’lara karşı savunması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. - Rusya’nın Belgorod kenti, dün geceyarısı İHA'larla düzenlenen yoğun saldırıya uğradı. Bölge operasyon merkezinin açıklamasına göre saldırıda bir sivil hayatını kaybederken 10 kişi yaralandı. Yaralılardan sekizi hastanelerde tedavi altına alınırken, iki kadının ayakta tedavilerinin ardından evlerine gönderildiği bildirildi. Belgorod Belediye Başkanı Valentin Demidov, saldırıda konutlarda büyük çaplı hasar meydana geldiğini, araçların yanı sıra sosyal hizmet binaları ve ticari işletmelerin de zarar gördüğünü açıkladı. - ABD Başkanı Donald Trump, Rusya ile Ukrayna arasında savaşın sona ermesinin ardından her iki ülkeyle de iş yapmaya devam etmek istediklerini söyledi. Florida’da eşi Melania Trump ile erken oy kullandıktan sonra konuşan Trump, “Rusya ve Ukrayna’nın bir anlaşmaya vardığı ve bizim de her iki tarafla iş yapabildiğimiz bir gerçekliğe dönmek istiyoruz” dedi. Ukrayna ile doğal kaynaklarının işletilmesi konusunda 1 trilyon dolara kadar ulaşabilecek bir anlaşma yaptığını belirten Trump, eski Başkan Joe Biden yönetiminin Ukrayna’ya 350 milyar dolarlık askeri teçhizat sağladığını ve bunun karşılığının alınmasını istediklerini ifade etti. Melania Trump, Ukrayna’yı ziyaret etme ihtimalleri sorulduğunda “Bakarız” yanıtını verirken, Trump böyle bir ziyaretin gerçekleşebileceğini söyledi. ABD Başkanı ayrıca, Elon Musk ile Ukrayna’daki durum hakkında görüştüğünü doğruladı ancak görüşmenin ayrıntılarını paylaşmadı. - The New York Times (NYT), ABD’nin Rusya’dan dizel yakıt satın almasını ve yaptırımları geçici olarak hafifletmesini Ukrayna açısından “ciddi bir manevi darbe” olarak nitelendirdi. Gazete, ABD Başkanı Donald Trump’ın ara seçimler öncesinde akaryakıt fiyatlarını düşürme çabası kapsamında Rus dizelinin alımına izin vererek “çizgiyi aştığını” yazdı ve bu kararın Ukraynalılarda ABD tarafından “ihanete uğramışlık” hissi yarattığını belirtti. Trump, 9 Ekim’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmelerde Rus dizelinin dünya pazarlarına tedariki konusunda anlaşmaya vardıklarını açıklamıştı. ABD Hazine Bakanlığı, anlaşmanın uygulanması için Rus dizeliyle ilgili satış, teslimat, boşaltma ve ithalat işlemlerine 7 Nisan 2027’ye kadar izin verirken, Trump yönetimi 16 Ekim’de Rusya’ya yönelik bazı ek yaptırım ve gümrük vergisi seçeneklerini de devre dışı bırakmıştı. - Rusya ve Ukrayna’nın, Herson bölgesindeki Aleşki kentinde ateşkes uygulamasını aynı saatte başlatacağı bildirildi. Rusya İnsan Hakları Komiseri Yana Lantratova, Ukraynalı mevkidaşı Dmitro Lubinets ile çevrim içi yaptığı görüşmenin ardından, Kiev yönetiminin de Rusya’nın ilan ettiği ateşkesle eş zamanlı olarak sessizlik rejimine geçeceğini açıkladı. Rusya Genelkurmayı, Dinyeper Nehri’nin sol kıyısında, Ukrayna kontrolündeki Herson kentinin karşısında bulunan Aleşki’de 27 Ekim saat 04.00’ten itibaren ateşkes uygulanacağını duyurmuştu. Bölgede daha önce Kahovka Barajı’nın yıkılmasının ardından yaşanan sel felaketi nedeniyle insani koşulların ağırlaştığı bildirilmişti. - Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 2026 yılında Federal Meclis’e yıllık hitabını gerçekleştirmeyi planlamadığını açıkladı. Peskov, TASS’a yaptığı açıklamada Putin’in parlamentoya ne zaman hitap edeceğine kendisinin karar vereceğini belirtti. Putin’in Federal Meclis’e son hitabı Şubat 2024’te gerçekleşmişti. Anayasa uyarınca yıllık olarak yapılması öngörülen konuşma, Putin’in görev süresi boyunca 2017, 2022 ve 2025 yıllarında da yapılmamıştı. - Zelenskiy, Rusya ve Çin’den kişi ve şirketleri kapsayan yeni yaptırım kararlarını imzaladı. Zelenskiy’nin internet sitesinde yayımlanan kararnamelere göre, yaptırım listesine 83 gerçek kişi ve 79 tüzel kişi alındı. Listede 77 Rus şirketinin yanı sıra iki Çin şirketi de bulunuyor. Yaptırım uygulanan Rus şirketleri arasında alüminyum üreticisi Rusal ile özel amaçlı uzay sistemleri alanında faaliyet gösteren Kometa şirketi de yer alıyor. Kararların, Kiev’in Rusya’ya yönelik yaptırımlarını sürdürürken Çin bağlantılı kuruluşları da hedef alan kısıtlamaları genişletme adımı olduğu bildirildi. 24 Eylül Cumartesi - Rusya’nın Bryansk bölgesinde Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının düzenlediği saldırılarda bir kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Bölge Valisi Yegor Kovalçuk’un açıklamasına göre, bir göle düzenlenen drone saldırısında bir erkek yaşamını yitirirken, bir alışveriş merkezinin hedef alınması sonucu iki kişi yaralandı. - Rusya’nın Ukrayna sınırına 2 bin 500 km mesafedeki Omsk kentinde, çevrim içi alışveriş platformu Ozon’a ait bir lojistik merkezi insansız hava araçlarının saldırısına uğradı. Şirketin açıklamasına göre çalışanlar hızla tahliye edilirken ilk belirlemelere göre yaralanan olmadı. Saldırının ardından merkezde yangın çıktı ve olay yerine acil durum ekipleri sevk edildi. Ozon, lojistik merkezinde bulunan ürünleri geçici olarak satış platformundan kaldırdığını ve başka merkezlerden teslim edilemeyecek siparişleri iptal edeceğini bildirdi. Satıcılardan gelen yeni sevkiyatlar geçici olarak kabul edilmezken, yoldaki gönderiler diğer tesislere yönlendirilecek. Omsk Bölge Valisi Vitaliy Hotsenko da kentteki lojistik merkezlerinden birinin insansız hava araçlarının hedefi olduğunu doğrulayarak personelin tahliye edildiğini açıkladı. - Rusya’nın Oryol kentinde Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin bir fabrikaya düzenlediği füze saldırısında enkaz altından üç kişinin cesedi çıkarıldı. Oryol Bölge Valisi Andrey Klıçkov, saldırıda NATO ülkelerinde üretilen füzelerin kullanıldığını öne sürerken, saldırı sonrasında fabrikada çıkan yangının söndürüldüğünü ve ilk açıklamalarda sekiz kişinin yaralandığının bildirildiğini belirtti. Rusya Soruşturma Komitesi olayla ilgili soruşturma yürütürken Klıçkov, saldırının ardından kimyasal tehlike oluştuğuna ilişkin haberleri asılsız olarak nitelendirdi. - Ukrayna Savunma Bakanı Yevheniy Khmara, bu sabah yaptığı açıklamada askeri Starlink sistemlerinde bağlantı hızının yeniden saatte 400 kilometrenin üzerine çıktığını ve iletişimin istikrarlı şekilde sürdüğünü açıkladı. Khmara, Ukrayna Devlet Başkanı’nın üst düzey temasları ve kararlı tutumunun sonuç verdiğini belirterek, gelişmenin cephedeki askerler, insansız hava araçlarının kullanımı, lojistik ve iletişim açısından önemli olduğunu vurguladı. Savunma Bakanlığı, sistemlerin çalışmasını izlemeyi sürdürüyor. Ukrayna’da askeri Starlink bağlantısı 24 Ekim’de yeniden devreye girdiğinde hızın saatte 161 kilometre olduğu bildirilmişti. Zelenskiy de dün akşam Starshield uydu iletişim sistemindeki hız kısıtlamalarının sürdüğünü ve ülkesinin son 90 günde stratejik ortağından yalnızca 24 Patriot önleme füzesi aldığını açıkladı. Washington’daki Hudson Enstitüsünde video konferans yoluyla konuşan Zelenskiy, “Hız kısıtlamaları kaldırılmadı. Rusya’nın balistik füzelerine karşı savunma için önleyici füze teslimatları da hâlâ gecikiyor. Anlaşmaya varılmış olan füzeleri bekliyoruz ancak henüz gelmediler" demişti. - Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya ile savaşı sona erdirecek bir barış anlaşmasını imzalamaya hazır olduğunu, ancak kontrolü kaybettikleri Ukrayna topraklarının Rusya’ya ait olduğunu kabul etmeyeceklerini söyledi. ABC News’e verdiği röportajda mevcut koşullarda hemen anlaşma yapıp yapmayacağı sorusuna “Evet, bunu yapardım” yanıtını veren Zelenskiy, Ukrayna’nın topraklarının yüzde 25’ini kaybettiği yönündeki değerlendirmelere karşı çıkarak Rusya’nın şu anda ülke topraklarının yüzde 19,3’ünü kontrol ettiğini belirtti. Yüzde 25’lik bir kaybın Ukrayna’nın Donbas’tan kendi isteğiyle çekilmesi anlamına geleceğini vurgulayan Zelenskiy, “Bu savaşı mümkün olduğunca çabuk durdurmaya hazırız. Cephe hattı boyunca dondurabiliriz” dedi. Ancak Zelenskiy "Kiev’in kaybettiği bölgeleri hukuken Rus toprağı olarak tanınmasını kabul etmeyeceğini" ifade etti. ABD’nin Avrupa’nın Ukrayna’ya füze göndermesini engelleyip engellemediği sorusuna ise Washington’ın anlaşmayı imzalamadığını söyleyerek yanıt verdi. Trump ile ilişkilerindeki sorunlara ilişkin ise Trump’ın Putin ile yakın ilişki kurmasının kendi kararı olduğunu ifade eden Zelenskiy, son gelişmeler karşısında ABD’den yeterli destek alamadıklarını düşündüğünü belirtti. - ABD Başkanı Donald Trump, Rusya ve Ukrayna arasında barış anlaşmasına varılamaması durumunda iki ülkeye yüzde 200 gümrük vergisi uygulanabileceğini söyledi. Florida eyaletinin Fort Myers kentinde Cumhuriyetçilere hitaben konuşan Trump, “Gümrük vergileri sekiz savaşı sona erdirmemize yardımcı oldu. Belki de bu yöntemi Rusya ve Ukrayna’ya derhal uygulamalıyız. Daha önce bunu düşünmemiştim ama yine de işe yaramayabilir, çünkü onlardan pek bir şey satın almıyoruz” dedi. Trump, Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana sekiz savaşı sona erdirdiğini öne sürüyor. Trump, bu hafta başında Ukrayna’daki savaşın çözümüne her zamankinden daha yakın olabileceklerini de ifade etmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştüğünü belirten ABD Başkanı, “Geçen gün, daha önce de bahsettiğim gibi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Ukrayna’daki savaşın çözümü hakkında konuştum. Sanırım çözüme yaklaşıyoruz. Belki de şu anda, çözüm için her zamankinden daha yakın olduğumuz noktadayız” diye konuştu. - ABD Kongresi’ne, Rusya’dan dizel yakıt ve diğer enerji ürünlerinin ithalatına yönelik izinleri kaldırmayı amaçlayan bir yasa tasarısı sunuldu. Cumhuriyetçi milletvekili Brian Fitzpatrick tarafından hazırlanan tasarı, ABD Hazine Bakanlığının Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi (OFAC) aracılığıyla bu tür işlemlere izin verme yetkisini ortadan kaldırmayı öngörüyor. Düzenleme ayrıca, Rus dizel yakıtıyla işlemlere izin veren 135 numaralı genel lisansın iptal edilmesini ve gelecekte benzer izinlerin verilmesinin yasaklanmasını içeriyor. Bu ayın başlarında da ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya ile dizel tedarikine ilişkin anlaşmasını engellemeyi amaçlayan başka bir yasa tasarısı sunulmuştu. Söz konusu girişim, ABD Uluslararası Kalkınma Finansmanı Kurumunun (DFC) Rus enerji sektörüne yatırım yapmasını yasaklamayı, OFAC tarafından daha önce verilen genel lisansları iptal etmeyi ve yeni lisansların çıkarılmasını engellemeyi öngörüyor. Tasarı ayrıca Washington yönetiminin Rus enerji sektörüne yaptırım uygulamasını zorunlu kılmayı amaçlıyor. - The New York Times’ın üç kaynağa dayandırdığı haberine göre, ABD Senatosundan Cumhuriyetçi ve Demokrat üyeler, Donald Trump yönetimine Ukrayna’nın Starlink uydu iletişim sistemine tam erişimini yeniden sağlama çağrısında bulunarak, aksi halde başkanın kamu görevlerine aday gösterdiği isimlerin onay sürecini engellemekle tehdit etti. Cumhuriyetçi Kongre üyesi Brian Fitzpatrick ise kesintilerden sorumlu yetkililerin görevden alınması ve bağlı oldukları kurumların bütçelerinin azaltılması için girişimde bulunacağını belirterek, “Şahsen bunun basit bir tesadüf olduğu açıklamasına inanmıyorum” dedi. Starlink’in askerî versiyonu Starshield’da ekim ortasında başlayan kesintilerin Ukrayna ordusunun insansız hava araçlarını kontrol etmesini, cephedeki birliklere ikmal yapılmasını ve Rusya’nın gerisindeki hedeflere yönelik saldırıları zorlaştırdığı bildirilmişti. Trump, 22 Ekim’de Elon Musk’ın Ukrayna’nın Starshield erişimini yeniden sağladığını söylemişti. - Reuters’ın haberine göre, Rusya’dan 40 bin ton düşük kükürtlü dizel yakıt taşıyan ilk tanker, ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya ile dizel ticaretine ilişkin anlaşmayı duyurmasının ardından New York’a doğru yola çıktı. LSEG verilerine göre Malta bayraklı “Agioi Fanendes” adlı tanker, 22 Ekim’de Rusya’nın Primorsk limanında yükleme yaptı ve 7 Kasım’da ABD’ye ulaşması bekleniyor. Alıcı ve satıcının kimlikleri henüz açıklanmazken, sevkiyatın 2022’de Joe Biden yönetiminin Rus petrolü ve petrol ürünlerinin ithalatını yasaklamasından bu yana ABD’ye yapılacak ilk Rus dizel yakıtı teslimatı olacağı belirtiliyor. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, ilk tankerin alıcılara doğru yola çıktığını doğrulayarak sonraki sevkiyatların da düzenli biçimde devam edeceğini söyledi, ancak geminin ABD’ye mi yoksa başka bir ülkeye mi gittiğini açıklamadı. - ABD'nin Ankara Büyükelçisi Barrack’ın İran açıklamasına Trump’tan şaşırtan bir yanıt geldi. ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, sunucu Mario Nawfal’a verdiği röportajda, ABD’nin bu hafta sonu İran’a bir askeri müdahalede bulunabileceğini söyleyerek "Bu hafta sonu bir saldırı olabilir mi? Kesinlikle" ifadelerini kullandı. Tarafların aylardır müzakere yürüttüğünü ve Başkan Donald Trump’ın Tahran ile bir anlaşmaya açık olduğunu belirten diplomatın bu sözleri basında geniş yankı uyandırdı. Gazetecilerin konuyu sorması üzerine durumu şaşkınlıkla karşılayan Trump ise, "Bu benim Türkiye büyükelçim mi? Sanırım epey nüfuzlu biri. Eğer durum buysa, benim bundan haberim yok" yanıtını vererek söz konusu iddiadan haberdar olmadığını ifade etti. - Kırım’ın Sivastopol kentinde, kent dışındaki enerji altyapısına Ukrayna Silahlı Kuvvetleri tarafından düzenlendiği bildirilen saldırının ardından elektrik kesintisi yaşandı. Bölge Valisi Mihail Razvojayev, sosyal tesislerin yedek elektrik sistemlerine geçirildiğini ve enerji tesislerinde özel çalışma düzeni uygulandığını belirterek, ekiplerin konutlara yeniden elektrik sağlamak için çalıştığını açıkladı. Razvojayev, kent sakinlerine telefonlarının şarjını idareli kullanmaları ve elektronik cihazlarını yalnızca acil iletişim için kullanmaları çağrısında bulundu. Kırım yönetiminden Oleg Kryuçkov ise gecesi yarımada dışındaki elektrik şebekelerinde yaşanan arızanın ardından elektrik arzının yeniden sağlandığını, kapasite arttıkça tüm yerleşim yerlerinin sisteme bağlanacağını bildirdi. - Reuters’ın altı eski ABD’li yetkiliye dayandırdığı haberine göre, hem Donald Trump hem de Joe Biden yönetimleri, Starlink uydu internet sisteminin belirli ülkelerde açılması veya kapatılması için Elon Musk ve SpaceX’e defalarca başvurdu. Biden yönetiminin, İran destekli grupların kullanımını engellemek amacıyla Lübnan ve Yemen’de Starlink’in kapatılmasını, İran’da internet kesintilerini aşmak ve Ukrayna ordusunu desteklemek için ise hizmetin devreye alınmasını istediği belirtildi. Trump yönetiminin de 2025 ve 2026 yıllarında ABD-İsrail’in İran’a yönelik bombardımanları sırasında Musk’tan İran’da Starlink’i etkinleştirmesini iki kez talep ettiği öne sürüldü. Habere göre, bu ay Ukrayna’daki askerî iletişim sistemi Starshield terminalleri saatte 160 kilometrenin üzerindeki hızlarda, hatta daha düşük hızlarda bağlantı kaybetmeye başladı ve bu durum özellikle insansız hava araçlarının kontrolünü zorlaştırdı. Trump, cuma günü kesintilerle ilgisi olmadığını yineledi; Kiev yönetimi ise Starshield’a tam erişimin henüz yeniden sağlanmadığını bildirdi. - Rusya ve Ukrayna, Herson bölgesinde Dnipro Nehri’nin karşı kıyılarında bulunan Aleşki kentindeki sivillerin tahliyesi için geçici ateşkes konusunda anlaşmaya vardı. Rusya’nın kontrolündeki kentte, savaş öncesinde yaklaşık 20-24 bin kişi yaşarken, ABD yönetiminin tahminine göre bugün yaklaşık 2 bin kişi kaldı. Kentte gıda, temiz su ve ilaç sıkıntısı yaşandığı belirtiliyor. Rusya Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov, Herson bölgesindeki Aleşki kentinde insani yardım operasyonunun yürütülmesi amacıyla 27 Ekim 2026 saat 04.00’ten itibaren bölgede ateşkes uygulanacağını açıkladı. Rusya Savunma Bakanlığına göre, sivillerin güvenliğini sağlamak ve hayati öneme sahip yardım malzemelerini ulaştırmak için bölgede mayın ve mühendislik keşfi yapılacak, insani yardım konvoyunun güvenli geçişi sağlanacak. Beyaz Saray daha önce Rusya ve Ukrayna’nın, ABD Başkanı Donald Trump’ın eşi Melania Trump’ın arabuluculuğuyla sivillerin tahliyesi için 29 Ekim’de ateşkese gitme konusunda anlaştığını duyurdu. Anlaşmanın sağlanmasında ABD Başkanı Donald Trump’ın eşi Melania Trump’ın önemli rol oynadığı belirtildi. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov da Trump’ın girişimlerinin insani operasyonun hazırlanmasına önemli katkı sunduğunu doğruladı. Sivillerin tahliyesi için görüşmelerin mayıs ayından beri sürdüğü, ancak bölgede insansız hava araçları ve mayınlar nedeniyle güvenli ulaşımın zorlaştığı bildirildi. Plan kapsamında, kentten ayrılmak isteyen sivillerin insani yardım araçları eşliğinde güvenli şekilde tahliye edilmesi amaçlanıyor. 23 Eylül Cuma - Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışmanın çözümüne yönelik müzakerelerin, kasım ayının ilk yarısında Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de yapılması planlanıyor. Görüşmeler, Moskova, Washington ve Kiev temsilcilerinin katılımıyla üçlü formatta gerçekleştirilecek. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, konuya ilişkin açıklamasında görüşmelerin tarihini ve çerçevesini değerlendirdi. Peskov’un verdiği bilgiye göre müzakerelerin ana gündemini, tarafların barışçıl bir çözüm üzerinde anlaşmasının ardından Rusya ve Ukrayna’nın güvenliğinin nasıl sağlanacağı oluşturacak. Kremlin Sözcüsü, Avrupa’dan bir müzakerecinin görüşmelere katılıp katılmayacağının ise Avrupa tarafının tutumuna bağlı olduğunu belirtti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı’nın özel temsilcisi Steve Witkoff, 21 Ekim’de St. Petersburg’da yaptıkları görüşmede üçlü müzakerelerin düzenlenmesi konusunda anlaşmaya varmıştı. - Sözcü Peskov ayrıca ABD vatandaşı Steven Hubbard’ın serbest bırakılmasının Rıbar kanalının kurucusu Mihail Zvınçuk’un serbest bırakılması karşılığında gerçekleştirilen bir takas olduğu yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Peskov, basın toplantısında söz konusu iddiaya ilişkin soruya, “Bu doğru değil” yanıtını verdi. Hubbard’ın serbest bırakılmasının bir takas kapsamında gerçekleştiği yönündeki iddialar, daha önce bir Amerikalı yetkiliye dayandırılarak yabancı basın kuruluşları tarafından gündeme getirilmişti. - Rusya ve Ukrayna temsilcileri, Belarus sınırında savaş esiri takası gerçekleştirdi. Rusya Savunma Bakanlığı Basın Servisi’nin açıklamasına göre, Rusya’ya 270 asker geri dönerken aynı sayıda kişi Ukrayna tarafına teslim edildi. Bakanlığın savaş esiri takasına ilişkin açıklamasından yaklaşık bir saat önce, iki ülke arasında sivillerin de karşılıklı olarak teslim edildiği bildirilmişti. Bu kapsamda altı aile Rusya’ya dönerken aynı sayıda aile de Ukrayna’ya gönderildi. - Beyaz Saray’ın internet sitesinde yayımlanan Melania Trump imzalı açıklamada, Ukrayna’nın Aleşki kentindeki durumun kritik olduğu belirtildi. Açıklamaya göre cephe hattında bulunan kentte geriye kalan nüfusun büyük bölümünü yaşlılar oluşturuyor. Bu kişilerin tıbbi yardıma, ilaçlara, gıdaya ve temiz içme suyuna ihtiyacı bulunduğu aktarıldı. Melania Trump’ın açıklamasına göre Rusya ve Ukrayna’dan sivil temsilciler, Aleşki’de yaşayanları evlerinde ziyaret ederek ihtiyaç duyulan yardımın kapsamını belirleyecek. Kentten ayrılmak isteyen sivillere ise eşlik edilerek tercih ettikleri varış noktasına ulaşmaları için ulaşım desteği sağlanacak. İnsani yardım misyonunu, Melania Trump’ın seçeceği bir Amerikan medya şirketi kayıt altına alacak. Ancak açıklamada hangi medya kuruluşunun görevlendirileceği belirtilmedi. Aleşki’deki durum, Melania Trump’ın eylül ayında New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında gerçekleştirdiği özel bir görüşmede gündeme gelmişti. Trump, çatışma nedeniyle birbirinden ayrı düşen ailelerin yeniden bir araya getirilmesi konusunda daha önce edinilen deneyim sayesinde Rusya ve Ukrayna ile iletişim kanalının kısa sürede devreye sokulduğunu belirtti. Beyaz Saray’ın açıklamasında, Rusya ile Ukrayna arasında çatışmalar başlamadan önce Aleşki’de yaklaşık 24 bin kişinin yaşadığı hatırlatıldı. Kentte bugün ise yaklaşık 50’si çocuk olmak üzere 1700 ila 2 bin kişinin kaldığı kaydedildi. - Moskova’daki Şeremetyevo Havalimanı’nda yolcuların tahliyesine başlandı. Havalimanı basın servisi, tüm terminallerin güvenlik kontrolünden sonraki steril alanlarına girişlerin kısıtlandığını duyurdu. Steril alan, havalimanında gümrük kontrolünün ardından, duty free mağazalarının bulunduğu bölümden başlayarak uçağa biniş noktasına kadar uzanan bölümü ifade ediyor. Havalimanı yetkililerinin açıklamasına göre yolcular uçaklardan indirilerek güvenli alanlara yönlendiriliyor. Ayrıca yolculara “Hava saldırısı alarmı” verilmesi durumunda nasıl hareket etmeleri gerektiği konusunda bilgilendirme yapılıyor. Havalimanının açıklamasında, “Uçuş güvenliğini sağlamak amacıyla alınan önlemler nedeniyle yolcuların daha uzun süre beklemeye hazırlıklı olması gerekiyor” denildi. Moskova’daki dört sivil havalimanının tamamında operasyonlar kısıtlandı. St. Petersburg’daki Pulkovo Havalimanı’ndan kalkacak 25 uçuş da ertelendi. Havalimanının internet sitesindeki çevrim içi uçuş tablosunda yer alan bilgilere göre 11 uçuş da iptal edildi. Pulkovo Havalimanı’nın işletmecisi Kuzey Başkentinin Hava Kapıları (VVSS), Moskova’ya gitmekte olan 25’ten fazla uçağı yedek havalimanı olarak kabul ettiğini bildirdi. Şirket ayrıca yolcuları, Moskova yönündeki uçuş programında değişiklikler yapılabileceği konusunda uyardı. Pulkovo’nun sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, “Moskova havacılık bölgesindeki hava sahasına getirilen kısıtlamalar nedeniyle bu yöndeki uçuş programı yeniden düzenleniyor” ifadeleri kullanıldı. - Bloomberg’in haberine göre Almanya, Rusya’yı caydırma amacıyla füze envanterini genişletmeyi planlıyor. Alman Silahlı Kuvvetleri şu anda yalnızca havadan fırlatılan Taurus seyir füzesini kullanıyor. Bu füzenin menzili yaklaşık 500 kilometreyle sınırlı. Bloomberg, Almanya’nın ABD merkezli Raytheon şirketinin ürettiği BGM-109 Tomahawk füzelerini ve Typhon fırlatma sistemlerini satın alma planının ise gecikmelerle karşılaştığını aktardı. Haberde görüşlerine yer verilen kaynaklara göre Almanya Savunma Bakanlığı, çeşitli üreticilerden “binlerce” yüksek hassasiyetli taarruz füzesi satın almak için görüşmeler yürütüyor. Berlin’in yeni stratejisinin, füze sayısı bakımından üstünlük sağlamaya dayanacağı belirtiliyor. Buna göre görece düşük maliyetli füzelerin yüksek sayılarda satın alınmasıyla, olası bir rakibin hava savunma sistemlerinin kapasitesinin aşılması hedefleniyor. - Brent petrolün aralık vadeli işlem sözleşmesinin fiyatı yüzde 1,69 artarak varil başına 115,08 dolara yükseldi. Londra merkezli ICE Borsası’nın 15.07 Moskova saati itibarıyla açıkladığı işlem verileri, fiyatın bu seviyeye ulaştığını gösteriyor. Brent petrolün varil fiyatı en son 4 Mayıs 2026’da 115 doların üzerine çıkmıştı. - ABD Başkanı Donald Trump, Elon Musk’ın Ukrayna’da kullanılan askeri Starlink sistemine yönelik hız kısıtlamalarını kaldırdığını doğrulayarak, “Bu konuda yorum yapmak istemiyorum. Biliyor musunuz, arayan ben miydim yoksa başka biri mi, bunun bir önemi yok. Bence önemli olan, onun sistemi yeniden devreye almış olması” dedi. The Wall Street Journal’a göre Trump, çarşamba günü Musk’ı arayarak Ukrayna’da askerî amaçlarla kullanılan Starshield uydu sistemine yönelik kısıtlamaların kaldırılmasını istedi. Ukraynalı yetkililer, perşembe günü sistemin performansının iyileşmeye başladığını ancak henüz önceki seviyesine dönmediğini belirtti. Daha önce uygulanan ve saatte 160 kilometreden hızlı hareket eden araçların bağlantısını kesen hız sınırının ardından gelen gelişme, Trump’ın müdahalesiyle ilişkilendirildi. WSJ'ye konuşan Amerikalı yetkililere göre de, dünkü telefon görüşmesinin ardından sistem daha istikrarlı çalışmaya başladı ancak tüm işlevler henüz tamamen geri kazanılmadı. Starlink bağlantısındaki kısıtlamalar, Ukrayna ordusunun insansız hava araçlarını yönetmesini, cephe hattındaki birliklere ikmal yapmasını ve Rusya’nın gerisindeki hedeflere yönelik saldırıları zorlaştırmıştı. Elon Musk daha önce sistemin kullanım koşullarını ABD hükümetinin belirlediğini savunmuştu. Kremlin ise Starlink gibi teknolojilerin askeri amaçlarla kullanılmasına karşı çıktı. Kısıtlamaların uygulanması ve kaldırılması sürecinde Trump, Musk ve Pentagon’un rolleri konusunda farklı iddialar gündeme geldi. - Rusya’ya karşı hazırlanan ilk kapsamlı yaptırım tasarısının ortak yazarlarından ABD’li Demokrat Senatör Richard Blumenthal ve üç senatör, Ukrayna ordusunun SpaceX’e ait Starshield uydu sistemine erişiminin kısıtlanmasıyla ilgili Elon Musk’tan açıklama istedi. Senatörler, 10-15 Ekim tarihleri arasında uygulanan kısıtlamaların kim tarafından kararlaştırıldığının ve ABD yönetiminin süreçteki rolünün açıklanmasını talep ederek ilgili belge ve yazışmaların 2 Kasım’a kadar sunulmasını istedi. - Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna ile savaşmak istemediklerini ancak Kiev yönetiminin savaşmayı tercih etmesi durumunda çatışmaların sürebileceğini söyledi. ABD temsilcileriyle bu hafta yapılan görüşmelerde üçlü temasların yeniden başlatılması konusunda anlaşmaya varıldığını belirten Putin, Rusya, ABD ve Ukrayna’nın katılacağı müzakerelerde barış anlaşmasının ardından her iki ülkenin güvenliğinin ele alınacağını belirtti. Putin, amaçlarının geçici bir ateşkes değil, kalıcı bir anlaşma olduğunu vurgulayarak, “Ukrayna ile savaşmak istemiyoruz. Ancak bugünkü Ukrayna yönetimi savaşmak istiyorsa, bırakın savaşsınlar” dedi. Putin, gelecekteki görüşmelerde Avrupa’nın güvenliğine ilişkin daha geniş konuların da ele alınması gerektiğini ifade ederek, “Bu temasları söz konusu hedefe ulaşmak için yeniden başlatmaya hazırız” diye konuştu. Rusya’nın aldığı Ukrayna topraklarından vazgeçmesi karşılığında barış sağlanması ihtimalini de değerlendiren Putin, Moskova’nın hak iddia ettiği doğu Ukrayna bölgelerinin “tarihsel olarak Rusya’ya ait” olduğunu savundu. Putin, “Öncelikle bu konudaki tutumum şu: Burası onların toprağı değil, tarihsel Rusya’nın toprağı. Dolayısıyla herhangi bir toprak kaybından söz etmek bana göre yersiz” ifadelerini kullandı. - Öte yandan Zelenskiy, dün akşam CNN’de Christan Amanpour'a verdiği özel demeçte, "Ukrayna topraklarının yaklaşık yüzde 19,4’ünün Rusya’nın geçici işgali altında bulunduğunu" savunarak "Bu bölgeleri Rus toprağı olarak tanınmayacağız" dedi. - Kremlin Sözcüsü Peskov, Rusya, ABD ve Ukrayna arasındaki yeni tur üçlü görüşmeler için olası adresin Abu Dabi olduğunu açıkladı. Görüşmelerin Kasım 2026’nın ortasında yapılabileceği belirtilirken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in müzakere heyetiyle toplantısına ilişkin henüz somut bir plan bulunmadığı bildirildi. - Trump, Iowa eyaletinde destekçilerine hitaben yaptığı konuşmada, Rusya-Ukrayna savaşı ile ABD ve İran arasındaki çatışma dahil iki savaşın sona ermeye yaklaştığını düşündüğünü söyledi. Trump, İran’la savaşın da çok yakında biteceğini belirterek bunun sonucunda benzin ve petrol fiyatlarının sert biçimde düşeceğini ifade etti. - Zelenskiy, aralık ayında Florida’da düzenlenecek G20 Zirvesi’ne henüz davet almadıklarını, ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın davet etmesi halinde Ukrayna’nın en üst düzeyde temsil edileceğini söyledi. Zelenskiy, ABD’nin Rusya’yı savaşı sona erdirmeye veya en azından ateşkese zorlayabileceğini belirterek, olası bir anlaşma için Ukrayna’ya güvenlik garantileri verilmesi gerektiğini vurguladı. - Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, Rusya ile Ukrayna’da ateşkesin sağlanması ve enerji altyapısının korunması gibi konuların görüşülmesi için Kremlin’le gayriresmî diplomatik iletişim kanalının açık olduğunu belirtti. Moskova’nın ciddi bir diyalog kurmaya istekli olduğuna dair işaret görmediğini söyleyen Costa, AB’nin ABD Başkanı Donald Trump’ın barış girişimleriyle rekabet etmek istemediğini vurguladı. Costa ayrıca, AB’nin Ukrayna’nın 2027 yılı için ihtiyaç duyduğu 70 milyar euroluk ek finansmanın yaklaşık 46,7 milyar eurosunu karşılamayı hedeflediğini açıkladı. - The Telegraph gazetesine göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Ukrayna’daki savaşı görüşmek üzere kasım ayında Çin’in Shenzhen kentinde düzenlenecek APEC Zirvesi kapsamında bir araya gelmesi, ABD’nin müttefikleriyle ilişkilerini olumsuz etkileyebilir ve Pekin’in Tayvan politikasına ilişkin hesaplarını değiştirebilir. Gazeteye konuşan analistler, böyle bir görüşmenin Çin’in küresel diplomatik etkisini artırabileceğini, ancak olası bir anlaşmanın başarısız olması durumunda Pekin’in uluslararası itibarının zarar görebileceğini belirtiyor. Ayrıca, üç liderin olası uzlaşmasının Kiev üzerinde baskı kurmak için kullanılabileceği ve Washington’ın müttefikleriyle arasındaki mesafenin açılabileceği değerlendiriliyor. The Telegraph’a konuşan uzmanlara göre Çin, savaşı sona erdirmek için kapsamlı bir arabuluculuk yürütmekten ziyade zirvenin ev sahibi olarak diplomatik prestij kazanmayı hedefleyebilir. Bununla birlikte, Trump’ın olası tavizleri Pekin tarafından ABD üzerindeki ekonomik baskının, özellikle nadir toprak elementleri tedarikinin, sonuç verdiğinin işareti olarak yorumlanabilir ve Çin’in Tayvan konusundaki yaklaşımını etkileyebilir. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da üç lider arasında olası bir görüşmenin Beyaz Saray’da ele alındığını, ancak henüz kesin bir karar alınmadığını açıklamıştı. - The Telegraph gazetesine göre, Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik Rusya ile olası müzakerelerde Avrupa Birliği’ni temsil etmesi için İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel, Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre ve Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen’in isimleri değerlendiriliyor. Diplomatik kaynaklara dayandırılan haberde, AB yetkililerinin adaylarla temasa geçtiği belirtilirken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in daha önce eski Almanya Başbakanı Gerhard Schröder’i tercih ettiği aktarılıyor. - ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, telefon görüşmesinde Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakereleri, Karadeniz’in güvenliğini ve aralık ayında yapılacak NATO dışişleri bakanları toplantısının hazırlıklarını ele aldı. Rusya daha önce Karadeniz’de güvenlik konusunda diğer ülkelerle diyaloğa açık olduğunu açıklamış, ekim ayı başında ise Türkiye ve Birleşmiş Milletler’in Rusya ile Ukrayna arasında ateşkes, ticari gemilerin serbest dolaşımı ve limanlarla enerji altyapısının korunmasına yönelik yeni görüşmeler düzenlediği bildirilmişti. - Rusya Dışişleri Bakanlığı Avrupa Sorunları Dairesi Direktörü Vladislav Maslennikov, Batılı ülkelerin Rusya’dan kaynaklandığı öne sürülen tehditleri gerekçe göstererek dünya okyanuslarındaki kritik lojistik güzergâhları kontrol altına almaya çalıştığını savundu. RİA Novosti’ye konuşan Maslennikov, Batı’nın son dönemde özellikle deniz taşımacılığına yönelik Rusya karşıtı girişimlerini artırdığını belirterek, bu söylemlerin Rus ekonomisinin potansiyelini sınırlamaya yönelik tedbirleri meşrulaştırmak için kullanıldığını ileri sürdü. - Ukrayna Demografi Enstitüsü Müdürü Ella Libanova’ya göre, ülkenin nüfusu 2026 ortası itibarıyla 28,5 milyona geriledi. Libanova, son dönemde yaklaşık 500 bin kişinin daha kaybedildiğini ve düşüşte yurt dışına göçün önemli rol oynadığını belirtti. Savaş, ekonomik sorunlar, düşük doğum oranları ve göç nedeniyle nüfus tahminleri farklılık gösterirken, bazı uzmanlar Ukrayna’nın nüfusunu 20 milyon civarında hesaplıyor. 2022 başında Ukrayna nüfusu 41 milyondu. - Nokia ve uydu teknolojileri şirketi ICEYE, Ukrayna Savunma Bakanlığı ile Kiev’in kendi kontrolünde güvenli uydu iletişim sistemi geliştirme olanaklarını araştırmak üzere niyet mektubu imzaladı. Finlandiya Başbakanı’nın Ukrayna ziyareti sırasında duyurulan iş birliği, ülkenin savunma altyapısını güçlendirmeyi ve karasal iletişim ağlarının kesintiye uğraması durumunda kesintisiz bağlantı sağlamayı amaçlıyor. 22 Eylül Perşembe - Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı’nın özel temsilcisi Steve Witkoff ile yaptığı görüşmede, Ukrayna’daki çatışmanın çözümüne ilişkin Rusya’nın önerilerini içeren herhangi bir belgeyi Amerikan tarafına iletmedi. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, düzenlediği basın toplantısında bu açıklamayı yaptı. Öte yandan Rusya’nın ABD ve Ukrayna ile gerçekleştirilmesi planlanan üçlü görüşmede müzakere heyetinde kimlerin yer alacağına Putin karar verecek. Sözcü Peskov, heyetin bileşiminin henüz belirlenmediğini söyledi. Kremlin Sözcüsü, gazetecilerle yaptığı telefon görüşmesinde, “Müzakere heyetinin kimlerden oluşacağına ilişkin karar başkana ait. Henüz bu yönde bir karar alınmadı” dedi. Rusya, ABD ve Ukrayna arasındaki üçlü görüşmenin yapılacağı yer olarak ise Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi değerlendiriliyor. Peskov, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Şu aşamada Abu Dabi üzerinde duruluyor” ifadelerini kullandı. Peskov, Ukrayna’daki askerî çatışmanın çözümüne yönelik önerilerin kamuoyu önünde tartışılmasının müzakerelere zarar verebileceğini de söyledi. Peskov’a göre, bu zorlu müzakere sürecindeki arabuluculuk faaliyetleri “sessizlik içinde yürütülüyor”. Kremlin Sözcüsü, “Megafon diplomasisi ancak zarar verir. Karşılıklı olarak sunulan önerilerin kamuoyu önünde tartışılması da yalnızca sürece zarar verebilir” dedi. Peskov son dönemdeki kayyım kararları ile ilgili de konuştu. Buna göre Rusya yönetimi, yabancı şirketlere geçici yönetim atanmasına ilişkin kararları ülkenin çıkarlarını gözeterek alıyor. Peskov, ABD’nin Ukrayna çevresindeki durumun çözüme kavuşturulması için yoğun çaba gösterdiğini, Avrupa’nın ise askeri çatışmanın daha da tırmanmasına yol açtığını savundu. Kremlin Sözcüsü, gazetecilerle yaptığı telefon görüşmesinde, “Bu koşullarda Rusya, ilgili kararları alırken yalnızca kendi çıkarlarını esas alıyor. Bundan sonra da böyle davranmaya devam edecek” dedi. - Putin’in, Miami’de düzenlenecek G20 Liderler Zirvesi’ne katılıp katılmayacağı konusunda henüz karar verilmedi. Dmitri Peskov “Zirve için bir davet var. Bu davet, mevcut koşulların tamamı dikkate alınarak değerlendirilecek” dedi. Ukrayna konusunda bir barış anlaşmasının zirvede imzalanması ihtimaline ilişkin soruyu da yanıtlayan Kremlin Sözcüsü, bu konuda yeni bir gelişme olmadığını belirtti. G20 Zirvesi, 14-15 Aralık tarihlerinde Miami’de düzenlenecek. - Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, İngiliz televizyon sunucusu Steven Bartlett ile yaptığı söyleşi sırasında duygularına hâkim olmakta zorlandı. Zelenskiy, Rusya ile devam eden çatışma nedeniyle ağır bir duygusal durum içinde olduğunu anlattı. The Diary Of A CEO adlı YouTube kanalında yayımlanan tanıtım videosunda Zelenskiy, sürekli uykusuzluk çektiğini ve “kimseye dilemediği korkunç bir acı” hissettiğini söyledi. Sunucunun Zelenskiy’nin gözlerinin dolduğuna dikkat çekmesi üzerine Ukrayna lideri de duygulandığını doğruladı. - Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel, ABD Başkanı Donald Trump’ın Rus dizel yakıtına yönelik yaptırımları kaldırma kararı almadan önce Rusya ile Ukrayna'nın "ateşkese çok yaklaştığını", ama bu kararın süreci olumsuz etkilediğini ileri sürdü. Çek lider, ABD ve Avrupa’nın Rus petrolüne yönelik yaptırımlarının Moskova üzerinde baskı oluşturduğunu, ancak ABD ile Rusya arasında yapılan anlaşmanın Rusya’ya “nefes alma fırsatı” tandığını belirtti. Pavel, “Artık işler çok daha zor. Rusya, bu anı baskıdan kurtulmak için kullanacak. Bu, bir bakıma Rusya’ya verilen manevi bir destek niteliğinde” dedi. Pavel ayrıca Trump’ın Rusya’ya, herhangi bir Avrupa liderinden daha olumlu yaklaştığını ileri sürdü. Çekya Cumhurbaşkanı’na göre bunun nedeni, Trump’ın mevcut duruma öncelikle Washington’ın ekonomik refahı açısından bakması. - Belarus ile Ukrayna sınırındaki Novaya Guta sınır kapısında, ailelerin yeniden bir araya getirilmesine yönelik bir misyon kapsamında Rusya ve Ukrayna temsilcileri arasında karşılıklı teslim işlemi gerçekleştirildi. BelTA’nın haberine göre, Rusya’dan Ukrayna’daki yakınlarının yanına 11 kişi gönderilirken Ukrayna’dan da üç kişi ailelerine kavuşmak üzere geri döndü. Sınır kapısında söz konusu kişilere sıcak yemek verildi. Tarafların birbirine teslim ettiği kişilerin kimlikleri açıklanmadı. Haber ajansının aktardığı bilgilerde, söz konusu kişilerin yaşlı ve hareket kabiliyeti kısıtlı vatandaşlar olduğu belirtildi. - Almanya’nın Brandenburg eyaletinde, Rusya adına casusluk yaptığı ileri sürülen bir Ukrayna vatandaşı gözaltına alındı. Karlsruhe kentindeki Federal Başsavcılık tarafından yapılan açıklamaya göre şüpheli, zırhlı araçların, mühimmatın ve patlayıcı maddelerin üretimine ilişkin bilgiler toplamakla suçlanıyor. Şahıs hakkında yabancı bir istihbarat servisi adına faaliyet yürüttüğü gerekçesiyle suçlama yöneltildi. Savcılığın basın açıklamasında şüphelinin Vadim Y. olduğu belirtildi. Soruşturma makamlarının iddiasına göre şüpheli, en az Temmuz 2025’ten bu yana bir aracı üzerinden Rus istihbaratıyla irtibat hâlinde. Şüphelinin ayrıca “NATO’nun doğu kanadının güvenliğini sağlayan bölgelerdeki” personel ve askerî tesisler hakkında bilgi topladığı öne sürüldü. Savcılığın açıklamasına göre toplanan bilgilerin bir bölümü kamuya açık kaynaklardan elde edilebiliyor. Ancak şüphelinin bazı bilgilere ulaşabilmek için Avrupa savunma sanayisinde çalışan kişileri “iş birliğine kazanmaya çalıştığı” iddia edildi. - Letonya Devlet Gelir İdaresi (VID), eylül ayından bu yana Rusya ve Belarus’tan gelen her tahıl sevkiyatını denetliyor. Kurumun Genel Müdürü Baiba Şmite-Roke, denetimlerin amacının tahılın Rusya’nın yeni bölgelerinden getirilip getirilmediğini tespit etmek olduğunu açıkladı. Delfi’nin haberine göre kontroller, bu bölgelerden yapılan sevkiyatların belirlenmesine yönelik. Şmite-Roke’nin verdiği bilgiye göre VID, tahıl taşıyan tüm yüklerin belgelerini inceliyor. Gıda ve Veterinerlik Servisi ise transit geçiş yapan tahıl sevkiyatlarından numuneler alarak bunları Fransa ve İngiltere'deki laboratuvarlara gönderiyor. Laboratuvar analizlerinin tahılın Rusya’nın yeni bölgelerinden geldiğini doğrulaması hâlinde, bu bilgi sevkiyatın alıcılarına bildirilecek. Letonya’da bu tür tespitler, ilgili taşıyıcıya yönelik kısıtlamalar uygulanmasına ve ülke üzerinden tahıl transitine devam etmesinin yasaklanmasına dayanak oluşturabilecek. VID Genel Müdürü ayrıca, Rusya ve Belarus’tan Letonya üzerinden yapılan tahıl transitinin yılın ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla 2,7 kat arttığını belirtti. - Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, 21 Ekim akşamından 22 Ekim sabahına kadar Moskova bölgesine doğru 630 insansız hava aracının (İHA) saldırdığını, bunlardan 163’ünün başkente yaklaşırken etkisiz hale getirildiğini açıkladı. İHA saldırısı sırasında Moskova’nın Troitsk idari bölgesindeki Voronovo köyü yakınlarında iki kişi yaralandı. Sobyanin, yaralılara gerekli tıbbi yardımın sağlandığını ve İHA parçalarının düştüğü bölgede acil durum ekiplerinin çalıştığını bildirdi. Saldırı nedeniyle Vnukovo, Domodedovo, Jukovski ve Şeremetyevo havalimanlarında uçuşlara geçici kısıtlamalar getirildi. Aeroflot bazı seferlerin saatlerini değiştirdi, bazı uçuşları iptal etti ve kimi uçakları alternatif havalimanlarına yönlendirdi. - Kiev’e düzenlenen gece saldırılarında yaralı sayısı 15’e yükseldi. Kiev Belediye Başkanı Vitaliy Kliçko’nun yaptığı açıklamaya göre, saldırılarda Yujnıy Köprüsü’ndeki metro altyapısı ve Peçerskiy bölgesindeki bir acil servis istasyonu dâhil sağlık tesisleri hasar gördü. Gece boyunca süren bombardımanlarda Svıyatoşın bölgesinde bir restoran binasında yangın çıkarken, Dniprovskiy bölgesinde ise müstakil konutlar ile bir akaryakıt istasyonu zarar gördü. - ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Amerikalı Stephen Hubbard’ı serbest bırakmasının ardından “hümanist” olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği sorusuna, bu özel durumda böyle bir değerlendirmenin yapılabileceğini söyledi. Beyaz Saray’da düzenlenen yuvarlak masa toplantısında konuşan Trump, “Ömür boyu hapis cezasıyla karşı karşıya olan bir kişinin serbest bırakılmasına izin vermesi açısından, sanırım böyle denebilir. Ancak genel olarak Putin hakkında kesin bir değerlendirme yapmak istemem” ifadelerini kullandı. Trump’ın bu açıklaması, ABD’nin özel temsilcisi Steve Witkoff’un St. Petersburg’da Putin’le yaptığı görüşmede Rus lideri “hümanist” olarak nitelendirip Hubbard’ın serbest bırakılması nedeniyle kendisine teşekkür etmesinin ardından geldi. - Trump, Beyaz Saray önünde gazetecilere açıklama yaparken, Rusya’ya yönelik yaptırımları askıya alma kararını sorgulayan CNN muhabiri Kaitlan Collins’e sert tepki gösterdi. Güney Carolina’ya gitmeden önce basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Trump, yaptırımların cuma günü yürürlüğe girmesi beklenirken ertelenmesine ilişkin sorularını ısrarla sürdüren Collins’e, “Ne hakkında konuştuğunu bilmiyorsun. Aptalsın, IQ’n düşük ve CNN’de çalışıyorsun” ifadelerini kullandı. Collins, söz konusu yaptırımların, Güney Carolina Senatörü Lindsey Graham’ın adını taşıyan yasayla uygulanmasının öngörüldüğünü hatırlatmıştı. Trump, CNN muhabiri Kaitlan Collins ile yaşadığı tartışmadan iki dakika sonra, ABC News Beyaz Saray muhabiri Karen Travers’ın da Rusya’ya yönelik yaptırımların ertelenmesini sorgulaması üzerine öfkelendi. Travers, Amerikalı Stephen Hubbard’ın serbest bırakılması karşılığında yaptırımların askıya alınmasının Rusya’ya taviz vermek anlamına gelip gelmediğini sorunca Trump, “Aptal biri misiniz? Kimin için çalışıyorsunuz?” diye çıkıştı. Muhabirin ABC News yanıtını vermesi üzerine Trump, “Siz aptal birisiniz. Bu arada, kanalınız hepsinin en kötüsü” ifadelerini kullandı ve soruyu yanıtlamadan uzaklaştı. - Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Ukrayna, Rusya ve ABD arasında teknik düzeyde yapılması planlanan üçlü görüşmenin mümkün olan en kısa sürede, tercihen kasım başından önce gerçekleştirilmesini istediklerini söyledi. Witkoff’un taraflarla yaptığı temasların ardından gündeme gelen toplantıda, liderler zirvesine hazırlık yapılması bekleniyor. Zelenskiy, ateşkes, savaşın sona erdirilmesi ve enerji alanında geçici ateşkes dahil her türlü uzlaşma önerisini destekleyeceklerini belirtirken, Kremlin Yardımcısı Yuri Uşakov görüşmenin kasım ortasında yapılabileceğini ifade etti. - Zelenskiy, Norveçli savunma şirketi Kongsberg ile hava savunması alanında üç ortak proje üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Zelenskiy, ilk projenin sonuçlarının 1,5-2 ay içinde alınmasını beklediklerini, ikinci projenin ise Avrupa ülkeleriyle birlikte Freya hava savunma sisteminin geliştirilmesini öngördüğünü belirtti. Üçüncü projeye ilişkin ayrıntı vermeyen Zelenskiy’nin açıklaması, Norveç’in Ağustos 2025’te Ukrayna’nın hava savunması için ayırdığı yaklaşık 7 milyar kronluk (695 milyon doların üzerinde) yardımın ardından geldi. Oslo, Kiev’e Patriot sistemleri, TRML-4D radarları ve kısa menzilli Typhon 2 sistemleri sağlanacağını da duyurmuştu. - Avrupa Birliği ülkeleri, ABD’nin Moskova ile Avrupa’nın çıkarlarını dikkate almadan anlaşmaya varabileceği endişesiyle Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le Ukrayna konusunda doğrudan görüşmeleri yürütecek özel bir temsilci belirlenmesini tartışıyor. Politico’nun haberine göre, olası adaylar arasında Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas bulunuyor. Stubb’un ABD Başkanı Donald Trump’la iyi ilişkileri ve Finlandiya’nın Rusya’yla ilişkiler konusundaki deneyimi adaylığında öne çıkan unsurlar olarak değerlendiriliyor. Costa’yı destekleyen bazı diplomatlar ise onun von der Leyen ve Kallas’a kıyasla daha tarafsız bir arabulucu olabileceğini savunuyor. Habere göre, Avrupa liderleri arasında henüz uzlaşma sağlanmış değil; bazı yetkililer, AB’yi temsil edecek kişinin seçiminde kişisel rekabet yerine müzakerelerde etkili olma kapasitesinin esas alınması gerektiğini vurguluyor. - The New York Times’ın haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner, Norveç’teki görüşmeler sırasında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’yi Trump’a yönelik eleştirileri nedeniyle uyardı, hatta azarladı. Gazeteye konuşan bir kaynak, ABD’li temsilcilerin Zelenskiy’ye açıklamalarının Trump’ı öfkelendirdiğini söylediğini aktardı. Görüşmede bazı ifadelerine yönelik itirazlara karşı çıkan Zelenskiy’nin bir noktada “Ben böyle bir şey söylemedim” dediği belirtildi. Ekim ayında karşılıklı açıklamalarla tırmanan gerilimde Zelenskiy, Rus dizel yakıtına yönelik ABD yaptırımlarının geçici olarak gevşetilmesini “adaletsiz ve dürüst olmayan” bir karar olarak nitelendirmiş, çatışmaların yoğunluğu azaltılmadan kısıtlamaların kaldırılmasını da “açık bir zayıflık” olarak değerlendirmişti. Daha sonra ABD tarafından ihanete uğramış hissettiğini söyleyen Zelenskiy, Trump’ı Financial Times’a verdiği röportajda da eleştirmişti. Trump ise Zelenskiy ile anlaşmanın Putin’le anlaşmaktan daha zor olduğunu söylemiş ve Ukrayna liderinin katılımı olmadan da bir çözüm sağlanabileceğini öne sürmüştü. - SpaceX’in sahibi Elon Musk, Ukrayna ile yaşanan son krizin ardından ABD Kongresi’ndeki Demokratların kendisi ve şirketleri hakkında soruşturma başlatmayı değerlendirdiğine ilişkin habere, İncil’den kılıçla ilgili bir ifadeyle yanıt verdi. Musk, X hesabından yaptığı paylaşımda, “Kılıçla yaşayan kılıçla ölür. Benimle kavga başlatanlar, kuklalarının yanı sıra ipleri gerçekte kimin çektiğini de bulacağımı ve onların peşine düşeceğimi anlamalı” ifadelerini kullandı. Politico’ya göre Demokratlar, kasım ayındaki seçimlerin ardından Kongre’de kontrolü yeniden ele geçirmeleri halinde Musk’ın faaliyetlerini incelemeyi planlıyor. Olası soruşturma başlıkları arasında, Ukrayna ordusunun kullandığı Starlink uydu iletişim hizmetinin askerî versiyonuna yönelik kısıtlamalardaki rolü, kamu sözleşmelerinden kaynaklanabilecek çıkar çatışmaları ve Musk’ın Hükümet Verimliliği Departmanı (DOGE) başındayken 250 binden fazla federal çalışanın işten çıkarılması, Kongre tarafından onaylanan fonların durdurulması ve gizli devlet verilerine erişim sağlanması süreçlerindeki rolü bulunuyor. 21 Eylül Çarşamba - ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile St. Petersburg’da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Oslo’ya dönerek Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store ile bir araya geldi. Dagbladet’in haberine göre, yaklaşık bir saat süren görüşme havaalanındaki bir uçakta yapıldı ve Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakereler ele alındı. Store, Witkoff’un Putin ile görüşmesinin sonuçları hakkında bilgi verdiğini belirterek, Rusya’nın da diplomatik çözüm arayışına girebileceği bir aşamaya yaklaşılıyor olabileceğini söyledi. Store, Rusya, Ukrayna ve ABD arasında kasım ayının ortalarında üst düzey üçlü bir görüşme yapılması konusunda anlaşmaya varıldığını açıkladı. Görüşmede, savaşın sona ermesinin ardından uygulanacak güvenlik sistemlerinin ele alınması planlanıyor. Store’un aktardığına göre Oslo’daki temaslarda Ukrayna’ya yönelik gelecekteki güvenlik garantileri, ülkenin savaş sonrası yeniden inşası ve Karadeniz üzerinden tahıl ihracatı ile enerji sevkiyatının sürmesini sağlayacak ateşkes mekanizmaları da gündeme geldi. Witkoff ise Putin’le görüşmesinin, Oslo’da Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile yapılan görüşmelerde kaydedilen ilerlemeyi geliştirmeyi amaçladığını belirterek, teknik düzeyde üçlü müzakerelerin devam edeceğini bildirdi. Witkoff, Trump’ın savaşı sona erdirmeye ve gelecek nesiller için güvenlik ile refah sağlayacak kapsamlı ve kalıcı bir barışa ulaşmaya kararlı olduğunu vurguladı. Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı Yuriy Uşakov da Putin-Witkoff görüşmesinin ardından Moskova’nın kasım ayının ikinci on gününde üçlü müzakereleri yeniden başlatmaya hazır olduğunu açıkladı. Uşakov, Avrupa Birliği ve NATO’nun Kremlin’in Ukrayna konusundaki önerilerine daha ciddi yaklaşmaya başladığını öne sürerek çatışmanın sona ermesine doğru ilerlenmekte olduğunu ifade etti. - Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile yaptığı görüşmede, Rusya’nın ABD ve Ukrayna’nın da katılacağı üçlü müzakerelere yeniden başlamaya genel olarak hazır olduğunu söyledi. Açıklamayı, Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuri Uşakov yaptı. Uşakov, Putin’in Witkoff’a bu konudaki tutumunu ilettiğini belirterek, “Devlet Başkanı, ana gündem maddesi üzerinde üçlü müzakerelere kasım ayının ortalarına doğru yeniden başlamaya prensipte hazır olduğumuzu Steve Witkoff’a bildirdi” dedi. Uşakov, söz konusu görüşmelerde Rusya ve Ukrayna için bir güvenlik sisteminin oluşturulmasının ele alınacağını açıkladı. Bununla birlikte Uşakov, Witkoff’un dile getirdiği yaklaşımların, sorunun çözümü bağlamında pek de fazla yararlı unsur içermediğini belirtti. Uşakov’un verdiği bilgiye göre Putin ile Witkoff arasındaki görüşme yaklaşık üç saat sürdü. Görüşmenin kapsamlı ve açık bir fikir alışverişi niteliği taşıdığını söyleyen Uşakov, Rusya Devlet Başkanı’nın ABD yönetiminin, Donald Trump’ın ve temsilcilerinin arabuluculuk çabalarına büyük değer verdiğini de sözlerine ekledi. Uşakov'un açıklamaları ana başilıklarıyla şöyle: Görüşme nasıl geçti? - Putin ile Witkoff arasındaki görüşme kapsamlı ve açık sözlü geçti, toplantı yaklaşık üç saat sürdü. - Jared Kushner sağlık durumu nedeniyle görüşmeye katılmak üzere uçamadı ancak kendisiyle görüntülü bağlantı kuruldu. - Bu, Putin’in ABD’nin özel temsilcileriyle gerçekleştirdiği dokuzuncu temas oldu. Bu görüşmeler, Putin ile Trump arasındaki telefon görüşmelerini tamamlayan yararlı bir unsur niteliği taşıyor. Ukrayna çatışması - Ukrayna meselesi, Putin ile Witkoff arasındaki görüşmenin ana gündem maddesiydi. - Putin ve Witkoff, Rusya-ABD-Ukrayna formatındaki üçlü müzakerelerin yeniden başlatılması konusunu somut olarak ele aldı. Rusya, kasım ayının ikinci on gününde müzakereleri yeniden başlatmaya hazır. - Rusya, ABD ve Ukrayna arasındaki üçlü müzakerelerin yeni turu Abu Dabi’de yapılabilir. - Moskova açısından müzakerelerin temel konusu, çatışmanın sona ermesinin ardından bir güvenlik sisteminin oluşturulması. - Ukrayna çatışması sona ermeye doğru ilerliyor. - Putin, Witkoff’a Rusya Silahlı Kuvvetlerinin Ukrayna’nın savunma sanayisi tesislerini etkili biçimde imha ettiğini anlattı. - Putin, Witkoff’a Özel Askerî Harekât bölgesindeki durumu nesnel biçimde aktardı ve stratejik inisiyatifin tamamen Rus birliklerinin elinde olduğunu belirtti. - Putin, Witkoff’tan Melania Trump’a, özellikle Oleşki’deki durumun çözülmesi olmak üzere insani alandaki çabaları için teşekkürlerini iletmesini istedi. - Witkoff, Putin’i Oslo’daki görüşmelerin içeriği hakkında bilgilendirdi ve Kiev ile AB’nin yaklaşımlarında “yeni yöntemler” bulunduğuna dikkat çekti. Ancak Witkoff, bu yaklaşımlarda yararlı unsurların pek fazla olmadığını belirtti. ABD ve Çin ile ilişkiler, Orta Doğu’daki durum - Putin, Witkoff’a ABD ile ortak çalışmaları sürdürmeye ilgi duyduğunu ifade etti. - Putin ve Witkoff, Rusya ile ABD arasında iş birliği açısından büyük fırsatlar sunan kapsamlı ortak ekonomik projeleri görüştü. - Putin ve Witkoff, “dizel anlaşması”nın küresel yakıt piyasasının istikrara kavuşmasına katkıda bulunacağını vurguladı. - Çin, Putin, Trump ve Şi Cinping arasında olası bir görüşme için hazırlık yapıyor. Koşullar uygun olursa bu görüşme programa dahil edilecek. - Putin, Trump ve Şi Cinping arasında bir görüşme yapılması fikrini taraflardan hiçbiri reddetmiyor. - Putin ve Witkoff, başta İran olmak üzere Orta Doğu’daki durumu değerlendirdi. Putin, Tahran ile müzakere edilebileceğini ve edilmesi gerektiğini vurguladı. - Donald Trump’ın, aralık ayında Florida’da düzenlenmesi planlanan G20 Zirvesi’nde Ukrayna ile Rusya arasında bir barış anlaşması imzalanmasını hedeflediği öne sürüldü. The Atlantic’in haberine göre Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in anlaşmayı imzalarken aralarında bulunmayı planlıyor ve bu amaçla Kiev üzerindeki baskının artırılması değerlendiriliyor. Haberde, Washington yönetiminin Rusya ile dizel yakıt, nadir toprak elementleri ve diğer kaynaklar alanlarında ekonomik anlaşmaları yeniden canlandırmak istediği, bunun karşılığında Ukrayna’dan Donbas üzerindeki hak iddialarından vazgeçmesinin istenebileceği belirtildi. Ukraynalı yetkililer ise Kiev’in katılımı olmadan karar alınmasından ve dünyanın nüfuz alanlarına bölünmesinden endişe duyduklarını ifade ederken, Zelenskiy’nin adil bir anlaşma için görüşmeye açık olduğu ancak toprak tavizlerini reddettiği aktarıldı. Habere göre ABD daha önce de Kiev’den Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırıları durdurmasını istemişti. - Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff arasında St. Petersburg’da yapılan görüşmenin kapsamlı geçtiğini söyledi. Peskov, bir sonraki görüşmenin ne zaman yapılacağı konusunda henüz anlaşmaya varılmadığını belirtti. Yaklaşık üç saat süren görüşmeye Trump’ın damadı Jared Kushner de video bağlantısı üzerinden katıldı. Rusya Doğrudan Yatırım Fonu Başkanı Kirill Dmitriyev ise görüşmeleri son derece verimli olarak nitelendirdi. - Dmitri Peskov, Rusya’da mahkûm edilen ABD vatandaşı Stephen Hubbard’ın serbest bırakılmasına iki etkenin yol açtığını da söyledi. Peskov’a göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 74 yaşındaki Hubbard’ı hem ABD Başkanı Donald Trump’ın talebi hem de mahkûmun sağlık durumu nedeniyle serbest bıraktı. Peskov, Rusya’nın Birinci Kanal televizyonuna yaptığı açıklamada kararın gerekçelerini şöyle anlattı: “Birincisi, Başkan Trump’ın talebi. İkincisi ise sağlık durumu. Kendisi sağlıklı biri değil. Rusya’ya gelmeden önce de sağlık durumu iyi değildi. İnsani gerekçeleri de göz önünde bulundurarak bu kararı aldık.” - ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile Rusya Doğrudan Yatırım Fonu Başkanı Kirill Dmitriyev, Rusya’daki ceza kolonisinden serbest bırakılan ABD vatandaşı Stephen Hubbard ile bir araya geldi. Haberi RIA Novosti duyurdu. Görüşme, ABD vatandaşının Pulkovo Havalimanı’ndaki otel odasında gerçekleşti. Witkoff, Hubbard’a hitaben, “Bu, Kirill Dmitriyev. Bunun gerçekleşmesi için çok şey yaptı. Az önce Başkan Putin’in yanındaydık... Bugünden itibaren sizin için yeni bir hayat başlıyor” dedi. Stephen Hubbard’ın serbest bırakıldığını, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Witkoff ile yaptığı görüşme sırasında açıklamıştı. - Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Fox News’e verdiği röportajda, Ukrayna’nın topraklarının yüzde 25’ini kaybetmesi anlamına gelse bile mevcut cephe hattının dondurulmasını öngören bir barış anlaşmasını kabul edebileceğini söyledi. Zelenskiy, “Evet. Eğer şu anda her şeyi dondurmamız gerekiyorsa, bunun savaşı sona erdirmek için gerçekçi bir yol olduğunu düşünüyorum” dedi. Ukrayna lideri bu yanıtı, Fox News muhabirinin mevcut durumun olduğu gibi dondurulmasını öngören bir barış anlaşmasını kabul edip etmeyeceğine ilişkin sorusu üzerine verdi. Soruda, böyle bir anlaşmayla Ukrayna’nın, çatışmanın nasıl başladığından bağımsız olarak, topraklarının yüzde 75’ini veya daha fazlasını elinde tutabileceği ifade edildi. - Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Norveç ve Finlandiya’nın Ukrayna’daki çatışmanın çözümüne yönelik sürece yeni katılımcılar olarak ne ölçüde yapıcı katkı sağlayacağını izleyeceklerini söyledi. TASS’ın aktardığına göre Peskov, bu katkının olup olmayacağının da önemli olduğunu belirtti. Peskov’un sözleri, ABD Başkanı’nın özel temsilcisi Steve Witkoff ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Oslo’da katıldığı görüşmelerde yer alan Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb hakkında bir değerlendirme niteliği taşıyor. Kremlin Sözcüsü ayrıca Brüksel’den gelen diplomatların ve Avrupa Komisyonunun şu ana kadar çatışmanın çözümüne yapıcı bir katkı sunmayı başaramadığını söyledi. - ABD, Rusya ve Çin ile nükleer silahsızlanma konusunu görüşmek istiyor. Ancak Dmitri Peskov’a göre Çin bu yönde bir girişime sıcak bakmıyor. Peskov, Vesti televizyonuna yaptığı açıklamada Rusya’nın hem nükleer silahsızlanma görüşmelerine hem de gündeme gelebilecek diğer konulara açık olduğunu belirterek, Moskova’nın “her iki seçeneğe de” hazır olduğunu söyledi. Bununla birlikte Peskov, olası bir liderler zirvesinde ele alınabilecek başka birçok konunun da bulunduğuna dikkat çekti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in, 18-19 Kasım tarihlerinde Çin’in Shenzhen kentinde düzenlenecek Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) zirvesi kapsamında bir araya gelebileceği belirtiliyor. Ancak olası görüşmenin gündemi henüz belirlenmiş değil. - Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Birliği’nin Ukrayna’daki çatışma sona erene kadar Rusya’ya yönelik enerji yaptırımlarını kaldırmayacağını açıkladı. Von der Leyen, Strazburg’da düzenlenen Avrupa Parlamentosu oturumunda yaptığı konuşmada bu konudaki tutumlarını yineledi. Von der Leyen, AB ülkelerinin "Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik savaşı nedeniyle Moskova’ya enerji alanında yaptırımlar uyguladığını" belirtti. Avrupa Komisyonu Başkanı, “Devam eden tartışmalar ışığında bu konuda son derece açık konuşmak istiyorum: Rusya savaşı sona erdirene kadar bu yaptırımlar yürürlükte kalacak” dedi. Von der Leyen ayrıca Rusya’nın güvenilir bir enerji tedarikçisi olmadığını savundu: “Deneyimlerimiz, Rusya’nın enerji alanındaki bağımlılığı istediği zaman diğer ülkelere şantaj yapmak için bir silah olarak kullanabileceğini gösteriyor. Avrupa’nın bu dersten çıkaracağı sonuçları unutması mümkün değil” ifadelerini kullandı. - Rusya’nın Kaliningrad bölgesinde Su-30 tipi savaş uçağı düştü. Rusya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, uçağın eğitim uçuşu sırasında kaza yaptığı, mürettebatın fırlatma koltuklarını kullanarak uçaktan ayrıldığı ve pilotların hayati tehlikesinin bulunmadığı bildirildi. Bakanlığın açıklamasına göre uçak, yerleşim bulunmayan bir bölgeye düştü. Uçuş sırasında uçakta mühimmat bulunmadığı belirtildi. Uçak mürettebatı, karadan bölgeye ulaşan arama-kurtarma ekibi tarafından tahliye edildi. Yerel haber sitesi Klops.ru ise bir kaynağa dayandırdığı haberinde savaş uçağının Çernyahovsk kenti yakınlarında düştüğünü bildirdi. Kent, Kaliningrad’ın yaklaşık 80 kilometre doğusunda bulunuyor. - Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, ABD’ye gönderilecek dizel yakıtın öncelikle Baltık Denizi kıyısındaki limanlardan sevk edileceğini açıkladı. Novak, Vesti televizyonuna yaptığı açıklamada, “Sevkiyat, petrolümüzün ve petrol ürünlerimizin ihracatında her zaman kullanılan deniz limanlarımızdan yapılacak. Büyük olasılıkla ilk sırada Baltık limanları yer alacak” dedi. Rusya’dan ABD’ye ilk tankerin yarın hareket etmesi ve 40 bin ton yakıt taşıması planlanıyor. Başbakan Yardımcısı, Rusya’nın başka ülkelere de dizel yakıt gönderebileceğini belirtti. Bunun, ABD’nin ihtiyaçlarının üzerinde ne kadar yakıt tedarik edilebileceğine bağlı olacağını söyledi. Novak, “Bu, ABD’nin ihtiyaçlarını karşılamak için gereken miktarın üzerinde ne kadar yakıt sağlayabileceğimize bağlı olacak” ifadelerini kullandı. - RIA Novosti’nin Ukrayna bankacılık sektöründeki kaynaklara dayandırdığı habere göre, Ukrayna Merkez Bankası Başkanı Andriy Pışnıy, Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu (NABU) görevlilerinin kendisi hakkında arama yapmasının ardından istifa dilekçesi verdi. Haberde yer alan kaynaklara göre Pışnıy, görevinden kendi isteğiyle ayrılmaya karar verdi ve dilekçesinde sağlık durumunu gerekçe gösterdi. Ukrayna Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu, bugün Merkez Bankasında ve kurum çalışanlarından birinin ikametinde arama yapıldığını duyurmuştu. Ukrayna Parlamentosu üyeleri ise NABU görevlilerinin Pışnıy’ın evinde de arama yaptığını belirtti. Merkez Bankası Başkanı hakkında yanıltıcı ifade vermek suçlamasıyla soruşturma başlatılmıştı. - Ermenistan, Rusya’nın Ermeni ürünlerinin ithalatına getirdiği kısıtlamaların bir ticaret engeli olarak tanınması amacıyla Avrasya Ekonomik Komisyonuna başvurdu. Ermenistan Ekonomi Bakanı Gevorg Papoyan, konuya ilişkin açıklamasında Erivan yönetiminin yaşananları yalnızca ekonomik bir anlaşmazlık olarak değerlendirdiğini söyledi. Papoyan’a göre bu tür anlaşmazlıklar, herhangi bir ekonomik birlik içinde ortaya çıkabilir. Papoyan, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bize yönelik kısıtlamaların hukuka aykırı olduğunu düşünüyoruz ve bunların bir engel olarak tanınması için başvuruda bulunduk. Kısıtlamalar engel olarak tanınırsa Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) prosedürleri uyarınca Rusya bunları 30 gün içinde kaldırmak zorunda kalacak” dedi. Bakan, bazı kısıtlamalarla ilgili olarak Komisyonun ilgili kurulunun şimdiden engel kararı verdiğini de belirtti. Ancak kararın nasıl alındığına dikkat çekerek şu açıklamayı yaptı: “Komisyon kurulu, alanlardan biriyle ilgili kısıtlamayı zaten engel olarak tanıdı. Ancak bu karar sekize karşı iki oyla alındı. Her ülkenin iki temsilcisi bulunuyor. Yani dört ülkenin temsilcileri bunun bir engel olduğu görüşünde birleşirken, tek bir ülke, Rusya, buna karşı çıktı.” Papoyan, konunun şimdi daha üst bir düzeye taşındığını, ancak veto hakkının orada da fiilen mevcut olduğunu söyledi. - 3 saatten fazla süren Putin-Witkoff görüşmesi sona erdi. Tarafların yapacağı açıklama bekleniyor... - ABD Başkanı Donald Trump, Rusya’nın paralı askerlik suçlamasıyla mahkûm edilen ABD vatandaşı Stephen Hubbard’ı herhangi bir karşılık talep etmeden serbest bırakmasını “emsalsiz bir olay” olarak nitelendirdi. Truth Social hesabından yaptığı açıklamada Trump, serbest bırakma karşılığında Rusya’ya herhangi bir Amerikalının teslim edilmediğini ve bunun kendisine duyulan saygının bir göstergesi olduğunu belirtti. Hubbard’ın Joe Biden döneminde tutuklandığını hatırlatan Trump, önceki yönetimin Moskova ile yürüttüğü müzakerelerde sonuç alamadığını savundu. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Putin’in bugünkü serbest bırakma kararını insani gerekçelerle aldığını açıklamıştı. - Putin-Witkoff görüşmesinden yansıyan ilk haberler: Putin’in açıklamaları - Rusya Devlet Başkanı, Ukrayna’daki çatışmanın çözümüne gösterdikleri ilgi nedeniyle Donald Trump’a ve eşi Melania Trump’a teşekkürlerini iletti. - ABD Başkanı, son görüşmelerinde insan kayıplarının sona erdirilmesi için çatışmanın bitirilmesi gerektiğini vurguladı. - Ukrayna’daki çatışmanın sona ermesinin ardından Rusya ile ABD arasında ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için fırsatlar bulunuyor. - Rusya, ABD pazarına büyük miktarlarda gübre tedarik etmeye hazır. - Dizel yakıtıyla ilgili kararın ardından dünya piyasalarında fiyatlar yüzde 5-6 düştü. - Rusya, İran çevresindeki krizin çözümüne yardımcı olmaya hazır. Witkoff’un açıklamaları - Witkoff, bir gün önce Oslo’da Ukrayna ve ABD temsilcileri arasında gerçekleştirilen görüşmeleri verimli olarak nitelendirdi. Ona göre ateşkesin sağlanması için gerekli zemin mevcut. - Witkoff, çözüm sürecine ilişkin yaklaşımları içeren belgeleri Rusya’ya getirdiğini açıkladı. - Ayrıca Vladimir Putin’in teknik konuların ele alınması amacıyla Rusya, ABD ve Ukrayna arasında üçlü müzakerelerin yeniden başlatılması olasılığını değerlendirmesini umduğunu ifade etti. - Ukrayna tarafının, çatışmanın sona ermesinin ardından kendisini bekleyebilecek ekonomik fırsatları anlaması gerekiyor. - Steve Witkoff, Donald Trump adına dizel yakıt anlaşmasına ilişkin kararı nedeniyle Putin’e teşekkür etti. - Görüşmenin ana gündem maddesini Ukrayna’daki çatışma oluşturdu. Putin’in yardımcısı Yuriy Uşakov, “Bu, birkaç gün önceden planlanan ve üzerinde mutabakata varılan rutin bir etkinlikti. Bu organizasyonu hazırlayanlar açısından hiçbir sır söz konusu değildi” dedi. - Görüşmelere Rusya Devlet Başkanı’nın özel temsilcisi ve Rusya Doğrudan Yatırım Fonu Başkanı Kirill Dmitriyev katıldı. ABD Başkanı’nın temsilcisi Jared Kushner ise hastalığı nedeniyle Rusya’ya gelemedi. - Yuriy Uşakov, Ukrayna’daki çatışmanın çözümüne yönelik son görüşmelerin Vladimir Zelenskiy’nin katılımı olmadan gerçekleştirildiğini de belirtti. Uşakov’a göre Moskova’nın Ukrayna Devlet Başkanı ile herhangi bir teması olmadı. - Rusya Devlet Başkanı’nın özel temsilcisi Kirill Dmitriyev, Oslo’dan gelen ABD’li diplomatı Pulkovo Havalimanı’nda karşıladı. - Bir gün önce Oslo’da Witkoff ve Kushner, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin yanı sıra Norveç ve Finlandiya liderleriyle görüştü. Axios’un haberine göre Kushner, ABD Başkanı Donald Trump’ın Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırıların durdurulması talebini Ukrayna’ya iletti. Habere göre Kushner, toplantıya video bağlantısı üzerinden katıldı. - Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Petersburg yakınlarındaki Konstantin Sarayı’nda ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile bir araya geldi. Witkoff, Ukrayna’daki çatışmanın çözümüne ilişkin yaklaşımları içeren belgeleri Rusya’ya getirdi. Putin, görüşmenin başında Trump’a Ukrayna’daki çatışmanın çözümüne gösterdiği ilgi nedeniyle teşekkür ederek ABD, Ukrayna ve Avrupa Birliği heyetlerinin Norveç’te gerçekleştirdiği görüşmelerin sonuçlarını sordu. Witkoff, Oslo’daki temasların verimli geçtiğini belirterek barış sürecine ilişkin yaklaşımları içeren belgeleri Rusya’ya getirdiğini ve çatışmanın sona erdirilmesi için ilerleme zemini bulunduğunu ifade etti. Witkoff, Rusya, ABD ve Ukrayna arasında teknik konuların ele alınacağı müzakerelerin yeniden başlatılabileceğini umduğunu söyledi. Görüşmede Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov ve Rusya Doğrudan Yatırım Fonu Başkanı Kirill Dmitriyev de yer aldı. Bu ziyaret, Witkoff’un Rusya’ya gerçekleştirdiği dokuzuncu ziyaret oldu. Görüşmede Ukrayna’nın yanı sıra Rusya-ABD ekonomik ilişkileri ve İran’daki kriz de gündeme geldi. Putin, Moskova’nın Washington ile ekonomik iş birliğini yeniden tesis etmeye açık olduğunu belirterek İran’daki durum hakkındaki değerlendirmeleri dinlemek istediğini söyledi. Rusya’nın İran’daki krizin çözümüne katkıda bulunmaya hazır olduğunu da ifade etti. Witkoff’un, Norveç’teki temasların ardından yeniden Oslo’ya dönmesi beklenirken, ABD Başkanı Trump’ın Ukrayna’daki çatışmanın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimleri sürüyor. - Rusya, paralı askerlik suçlamasıyla mahkûm edilen ABD vatandaşı Stephen Hubbard’ı serbest bıraktı. Serbest bırakıldığı, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff’un 21 Ekim’deki görüşmesinin başında ortaya çıktı. Witkoff, Hubbard’ın serbest bırakılması nedeniyle Putin’e teşekkür ederken Rus lider, ABD vatandaşının St. Petersburg’daki Pulkovo Havalimanı’nda bulunduğunu söyledi. 72 yaşındaki Hubbard, Ekim 2024’te Moskova Şehir Mahkemesi tarafından silahlı çatışmaya paralı asker olarak katılmak suçundan 6 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Savcılığa göre Michigan doğumlu Hubbard, 2022’de Ukrayna’nın Harkiv bölgesinde bir bölgesel savunma taburuyla sözleşme imzalamış ve aynı yılın nisan ayında Rus askerleri tarafından yakalanmıştı. ABD Başkanı Trump, 19 Ekim’de Rusya’da tutuklu bulunan bir Amerikan vatandaşının yakında serbest bırakılacağını açıklamış, ancak ismini belirtmemişti. - ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesi için Vladimir Putin ile Volodimir Zelenskiy’nin bir araya gelmesinin zorunlu olmadığını söyledi. Washington’un Ukrayna’ya çok fazla destek sağladığını ancak bunun yalnızca “acı, ölüm ve inanılmaz mali kayıplar” getirdiğini savunan Trump, Avrupa’nın da çatışmadan yorulduğunu belirtti. Ukrayna ve Zelenskiy’nin bir an önce çözüm için çaba göstermesi gerektiğini vurgulayan Trump, aksi takdirde kendileri açısından durumun kötüleşeceği uyarısında bulundu. Trump, Ukrayna’nın barış anlaşmasını kabul etmemesi halinde ciddi sonuçlarla karşılaşabileceğini söyledi. Trump ayrıca, Rusya’da daha önce gözaltına alınan ABD vatandaşı Stephen Hubbard’ın serbest bırakılması için Putin’den talepte bulunduğunu açıkladı. Donald Trump, Rusya’yı “devasa bir ülke” olarak nitelendirerek, cephede ağır kayıplar vermesine rağmen Moskova’nın “sınırsız bir insan kaynağına” sahip olduğunu ve bu durumun Rus ordusunun ilerleyişini sürdürmesini sağladığını söyledi. Ukrayna topraklarının önemli bir bölümünün Rusya’nın kontrolünde olduğunu belirten Trump, savaşta ölümlerin çoğunlukla askerler arasında yaşandığını savundu. ABD’nin Ukrayna’ya sağladığı desteği de eleştiren Trump, Washington’un Kiev’e çok şey verdiğini ancak karşılığında “pahalı dizel yakıt dışında hiçbir şey almadığını” söyledi. - Oslo'daki Ukrayna zirvesi dün gece 3 saatten fazla sona erdi. ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff bu sabah Putin ile görüşmek için St. Petersburg'a geldi. Støre, açıklamayı Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve ABD temsilcileriyle Oslo’da yapılan görüşmelerin ardından düzenlenen basın toplantısında yaptı. Norveç Başbakanı’na göre Oslo’daki müzakerelerde Ukrayna’nın güvenliği, savaş sonrası kalkınma planı, toprak meseleleri, yaptırımlar ve Avrupa’nın güvenlik mimarisi ele alındı; görüşmelerin liderler düzeyinde bir zirvenin önünü açabileceği belirtildi. - Zelenskiy, Oslo’da düzenlenen basın toplantısında Ukrayna’nın Rusya ve ABD ile liderler düzeyinde üçlü görüşmelere hazır olduğunu açıkladı. Zelenskiy, ülkesinin barışın sağlanmasına yönelik somut öneriler hazırladığını ve bu önerilerin 21 Ekim’de Rusya’ya iletilmesini istediklerini belirtti. Zelenskiy, ülkesinin Rusya’ya karşı savaşı kaybetmediğini ancak çatışmalar nedeniyle insan kayıplarının arttığını ve zamanın boşa geçtiğini savundu. Ukrayna lideri, savaşın mümkün olan en kısa sürede sona ermesini istediklerini belirterek, Ukraynalı çocukların gerçek bir yaşam ve çocukluk deneyiminden mahrum kaldığını vurguladı. Görüşmelerde savaşın sona erdirilmesine yönelik seçeneklerin yanı sıra Ukrayna’nın güvenlik garantileri de ele alınırken Zelenskiy, sonraki müzakerelerde ülkenin yeniden inşasına odaklanılması gerektiğini ifade etti. - The Wall Street Journal’ın haberine göre Elon Musk, Ukrayna ordusunun cephede kullandığı Starlink uydu internet sisteminin askeri versiyonu Starshield’ın çalışmasını yavaşlatma kararı aldı. ABD’li yetkililer ve konuya yakın kaynaklar, kararın Kiev’de paniğe, Donald Trump yönetiminde ise kafa karışıklığına yol açtığını belirtti. Kaynaklara göre Musk ile Trump, kısıtlama kararından önce ve uygulamanın kamuoyuna yansımasının ardından konuyu telefon görüşmelerinde ele aldı. Ancak kararın Musk’ın kendi girişimiyle mi alındığı, yoksa Beyaz Saray’la istişare edilerek mi uygulandığı konusunda çelişkili bilgiler bulunuyor. Trump’ın talimat verdiğini reddettiği belirtilirken, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth dün hizmetin kısıtlanmadığını savundu ve Starlink’in hizmet koşullarını belirleme hakkının şirkete ait olduğunu söyledi. Ukrayna yönetimi, bağlantıdaki sorunların nedenini ve hizmetin yeniden sağlanıp sağlanmadığını netleştirmek için Pentagon ve SpaceX’ten resmî açıklama bekliyor. Ukrayna’nın ABD’deki geçici maslahatgüzarı Denis Senik, konunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtirken, Zelenskiy daha önce balistik füze erken uyarı sistemlerinin yeniden çalışmaya başladığını açıklamıştı. Starlink, Ukrayna birliklerinin cephede iletişim kurması, saldırı düzenlemesi ve Rus saldırılarına karşı savunma yapması açısından kritik önem taşıyor. Öte yandan WSJ haberine göre ABD’deki Demokratlar, Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu elde etmeleri hâlinde Musk’ın kamu yönetimindeki geçmişini, şirketlerinin federal hükûmetle yaptığı milyarlarca dolarlık sözleşmeleri ve Ukrayna’nın Starlink erişiminin sınırlandırılmasındaki rolünü soruşturmayı planlıyor. - ABD Başkanı Donald Trump, 20 Ekim’de yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’den Rusya’da paralı askerlik suçlamasıyla 2024 yılında mahkûm edilen ABD vatandaşı Stephen Hubbard’ın serbest bırakılmasını istediğini söyledi. Putin ile uzun bir görüşme yaptığını belirten Trump, “Bay Hubbard hakkında Başkan Putin ile konuştum. Uzun süre görüştük. Ondan Hubbard’ı serbest bırakmasını istedim. Bakalım sonuç ne olacak” ifadelerini kullandı ve Amerikalı tutuklunun ülkesine dönmesini çok istediğini vurguladı. Reuters’ın 19 Ekim tarihli haberinde ise Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff’un Rusya’ya giderek Putin ile görüşebileceği ve Hubbard’ın durumunu gündeme getirebileceği bildirilmişti. Görüşmelerde 72 yaşındaki emekli öğretmen Stephen Hubbard’ın yanı sıra diğer ABD vatandaşlarının serbest bırakılması da ele alınıyor. Ancak Amerikalı yetkililer, anlaşmanın koşullarının henüz kesinleşmediğini ve kapsamının değişebileceğini belirtti. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov da iki ülkenin istihbarat servisleri arasında karşılıklı tutuklu vatandaşların serbest bırakılmasına yönelik temaslar yürütüldüğünü açıkladı. Hubbard, 2024 yılında Moskova’da paralı askerlik suçlamasıyla 6 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. - Axios’un haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Jared Kushner, Oslo’da Zelenskiy ile yapılan görüşmede Kiev yönetimine Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırıları durdurması için yeniden baskı yaptı. Ukrayna, Rusya’nın enerji altyapısına yönelik saldırılarını sürdürmesi üzerine Rus petrol tesislerine yönelik saldırılarına yeniden başlamıştı. Axios’a göre Kushner, görüşmede Kiev’in saldırıları durdurması gerektiğini açıkça dile getirdi. ABD yönetimi, Putin’in dizel yakıt anlaşmasının ardından barış müzakerelerinde uzlaşmaya daha açık olabileceğini umuyor. - NATO, Romanya ve Bulgaristan kıyılarında ticari gemilere yönelik son iki haftada düzenlenen İHA saldırılarının ardından Karadeniz’e takviye kuvvet göndermeye hazırlanıyor. NATO Sözcüsü Albay Martin O’Donnell, Kuzey Atlantik Konseyi toplantısının ardından yaptığı açıklamada bölgeye ek devriye uçakları, radar sistemleri ve insansız hava araçlarının yanı sıra istihbarat personeli ve patlayıcı madde analizinde uzman ekiplerin gönderileceğini bildirdi. Söz konusu dönemde ikisi tanker olmak üzere yedi ticari geminin İHA saldırılarına uğradığı, gemilerde yangın çıktığı ve 30 denizcinin kaybolduğu belirtildi. NATO saldırılardan resmen Rusya’yı sorumlu tutmazken, Reuters’ın aktardığı askeri uzman değerlendirmelerinde saldırılarda Rus İHA’larının kullanılmış olabileceği ifade edildi. Ukrayna ve Avrupa Birliği saldırılardan Rus ordusunu sorumlu tutarken, Moskova olaylarla bağlantısı olduğunu kabul etmiyor. - Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakerelerde ABD’nin önerilerini dinleyeceklerini ancak siyasi taviz vermeyeceklerini söyledi. Ekonomik ve mali açıdan Rusya’nın çıkarlarına uygun teklifleri değerlendirebileceklerini belirten Lavrov, Washington’un Rus enerji sektörüne yönelik yeni yaptırımları ertelemesi gibi kararlarına aşırı anlam yüklenmemesi gerektiğini vurguladı. ABD’yi en azından bir rakip, bazı durumlarda ise karşı taraf olarak gördüklerini ifade eden Lavrov, Rusya’nın uluslararası meselelerde kendi gücüne dayanması gerektiğini savundu. - Rusya Savunma Bakan Yardımcısı General Yunus-Bek Yevkurov, orduda insansız tank birlikleri oluşturulmasının planlandığını açıkladı. Zvezda televizyonuna konuşan Yevkurov, Eylül-Ekim aylarında düzenlenen “Center-2026” tatbikatlarında robotik araçların test edildiğini belirterek, “İnsansız tank birliklerimiz olmalı. Bunu şu anda poligonda test ettik” dedi. Bu araçların geleneksel araçlar gibi kontrol edilebildiğini, ateş açabildiğini ve hedefleri vurabildiğini kaydeden Yevkurov, insansız sistemler ve robotik teknolojilerin öncelikli amacının askerlerin hayatını korumak olduğunu vurguladı. Bakan yardımcısı, söz konusu çalışmaların uzun süredir geliştirilen teknolojilerin ilerletilmesine de katkı sağlayacağını ifade etti. - AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Avrupa Parlamentosu’nun Strazburg’daki oturumunda yaptığı konuşmada, ABD’li müzakerecileri Ukrayna’yı Rusya’nın şartları doğrultusunda teslim olmaya zorlamakla suçladı. Kallas, Washington’un yaklaşık bir buçuk yıldır Kiev’i bu yönde baskı altında tuttuğunu öne sürerek, Ukrayna’nın direnişini sürdürebilmesini Avrupa’nın sağladığı askerî yardımlara bağladı. AB’nin diplomatik servisinin, Brüksel’in Kiev’e verdiği desteğin boşa gitmemesi için Rusya’ya yönelik mümkün olan en sert talepler üzerinde çalıştığını da belirtti. Avrupa Komisyonu’nun daha önce açıkladığı verilere göre AB, savaşın başlangıcından bu yana Ukrayna’ya askerî ve mali destek için 228 milyar euronun üzerinde kaynak ayırdı. - Macaristan hükümeti, Ukrayna ve Moldova’nın Avrupa Birliği’ne katılım müzakerelerinde yeni aşamalara geçilmesini engelledi. TASS’ın Kyiv Independent’a dayandırdığı habere göre, AB üyesi 27 ülkenin teknik uzmanları, müzakerelerdeki son iki başlığın önünü açacak prosedürleri görüşmek üzere bir araya geldi. Söz konusu başlıklar, “Yeşil Gündem” ile “Kaynaklar, Tarım ve Uyum” alanlarını kapsıyor. Budapeşte’nin kararının gerekçesi açıklanmazken, AB yetkilileri çıkmazın aşılana kadar konunun Brüksel’deki genişleme çalışma grubunun her toplantısında gündeme getirileceğini belirtti. Macaristan Başbakanı Peter Magyar ise Ukrayna’nın üyelik sürecinin hızlandırılmasına karşı olduğunu ve Kiev’in diğer aday ülkelerle aynı koşullara tabi tutulması gerektiğini savunuyor. Magyar daha önce, Ukrayna’nın Macaristan’a yönelik yükümlülüklerini yerine getirmemesi hâlinde müzakerelerin durdurulabileceğini belirtmiş, haziran ayında ise Transkarpatya’daki Macar azınlığın hakları konusunda Kiev’le anlaşmaya varılması durumunda üyelik görüşmelerine engel çıkarmayacaklarını açıklamıştı. - Rus turistlerin Türkiye’de rubleyle ödeme yapmasını sağlayan dijital cüzdan hizmeti Letim, 30 Kasım’da faaliyetlerini durduracak. Rusya Tur Operatörleri Birliği’nin (ATOR) açıklamasına göre uygulama, kullanıcıların Rus banka hesaplarından cüzdanlarına ruble aktarmalarına, QR koduyla ödeme yapmalarına ve Troy sistemi üzerinden kart kullanarak alışveriş yapıp nakit çekmelerine olanak tanıyordu. Hizmetin kapatılma nedeni açıklanmazken, uzmanlar kararın Rus turistlerin Türkiye’ye seyahatlerini önemli ölçüde etkilemesini beklemiyor. Yabancı banka kartları, alternatif dijital ödeme uygulamaları ve nakit gibi seçeneklerin kullanılabileceğini belirtiyor. Letim kullanıcıları, mevcut bakiyelerini 30 Kasım’a kadar harcayabilecek veya Rusya’daki banka hesaplarına aktarabilecek; uygulama kapandıktan sonra da müşteri desteği aracılığıyla para çekme işlemi yapılabilecek. 20 Eylül Salı - Ukrayna basınına göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy arasındaki görüşme başladı. Görüşmeye Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb da katıldı. Trump’ın damadı Jared Kushner ise hastalığı nedeniyle toplantıda yer almayacak. Daha önce Axios ve Reuters, Kushner’in Oslo’dan Moskova’ya geçmesinin beklendiğini bildirmişti. Protokol gereği fotoğraf ve video çekiminin ardından heyetler, basına kapalı yapılacak müzakereler için toplantı salonuna geçti. - Reuters’ın haberine göre, ABD Başkanı’nın özel temsilcisi Steve Witkoff’un önümüzdeki günlerde Rusya’yı ziyaret ederek Devlet Başkanı Vladimir Putin’le görüşecek. Axios da ziyaretin 20 Ekim’den sonra gerçekleşeceğini bildiriyor. Witkoff’un görüşmelerde Ukrayna konusunu ve Ukrayna Silahlı Kuvvetleri saflarında savaştığı gerekçesiyle mahkum edilen ABD vatandaşı Stephen Hubbard’ın serbest bırakılmasını ele alacağı belirtiliyor. RIA Novosti’nin haberine göre ise Steve Witkoff, Ukrayna’daki çatışmanın çözümüne yönelik istişareler için Oslo’ya ulaştı. Trump’ın özel temsilcisinin, Norveç’in başkentine gelen Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşmesi bekleniyor. Yerel basında yer alan haberlere göre Zelenskiy’nin Oslo’da Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ile de temaslarda bulunması planlanıyor. Ukrayna konusundaki müzakere ekibinin bir diğer üyesi olan Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ise grip olduğu için Avrupa’ya gitmedi. Kushner’in görüşmelere çevrim içi olarak katılacağı bildirildi. Görüşmelere Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre, Avrupa’nın dört büyük ülkesi olarak anılan grubun temsilcileri ve NATO yetkilileri katılacak. Witkoff görüşmelerde bizzat yer alırken Jared Kushner toplantıya video bağlantısıyla iştirak edecek. Oslo’daki görüşmelerin, ABD ile Ukrayna arasında kısa süre önce Florida’da gerçekleştirilen temasların devamı niteliğinde olacağı belirtiliyor. - The New York Times’ın haberine göre ABD tarafı, Oslo’da yapılacak görüşmede Zelenskiy’yi Rusya ile anlaşmaya varılması karşılığında toprak tavizlerini kabul etmeye ikna etmeye çalışacak. Gazeteye göre ABD Başkanı Donald Trump, Zelenskiy’ye bir anlaşmayı kabul ettirme konusunda giderek daha kararlı bir tutum sergiliyor. Washington yönetimi, Ukrayna liderine söz konusu toprakları elde tutmakta ısrar etmenin doğru bir tercih olmayacağını anlatmak istiyor. Gazetenin haberinde, Ukrayna’nın anlaşmaya yönelik itirazlarından vazgeçmesi durumunda kendisinin de bundan kazanç sağlayabileceği görüşüne yer veriliyor. Trump’ın yardımcıları mevcut dönemi bir “dönüm noktası” olarak nitelendiriyor ve Zelenskiy’nin, topraklarından vazgeçmesi anlamına gelse bile Rusya ile müzakereye hazır olduğunu göstermesi gerektiğini savunuyor. - Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Moskova’nın Ukrayna’daki çatışmanın çözümüne yönelik yaklaşımının ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya’ya yönelik yaptırımları uygulamaya koymayı erteleme kararından etkilenmediğini söyledi. Ryabkov, Rusya’nın tutumunda herhangi bir değişiklik olmadığını ve bu tutumun hem Kiev hem de Washington tarafından bilindiğini belirtti. Rusya açısından önceliğin, kalıcı ve istikrarlı bir barışı güvence altına alacak çözüm biçimini ve formülünü bulmak olduğunu vurgulayan Ryabkov, gazetecilere yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Bu, diğer unsurların yanı sıra krizin ve çatışmanın temel nedenlerine inilmesini, mevcut duruma yol açan çok sayıdaki sorunun aşılmasını da içeriyor elbette.” - Sergey Ryabkov, Rus ve Amerikan istihbarat servislerinin iki ülkede tutuklu bulunan vatandaşların serbest bırakılması konusunu görüştüğünü de açıkladı. Ryabkov, ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya’da gözaltında tutulan bir Amerikan vatandaşının kısa süre içinde serbest bırakılacağına ilişkin açıklamasını değerlendirdi. Trump, söz konusu kişinin kimliğini açıklamamıştı. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı, “Başkan Trump’ın kamuoyuna yaptığı açıklamayı gördük. İsim elbette biliniyor ancak bu konuda paylaşabileceğim bir bilgi yok” dedi. Rusya Federal Ceza İnfaz Servisinin (FSIN) son verilerine göre, halihazırda Rusya’daki cezaevlerinde 16 ABD vatandaşı var. RIA Novosti’nin daha önce yayımladığı bilgilere göre ise yılın başında ABD’deki cezaevlerinde 48 Rusya vatandaşı bulunuyordu. - ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ukrayna için PURL programı kapsamında satın alınan bir grup önleyici füzenin Ukrayna tarafına hiç teslim edilmemiş olabileceğini söyledi. Rubio, burada söz konusu olanın Ukrayna’ya zarar vermek olmadığını, ABD’nin üstlendiği yükümlülüklerle kendi ihtiyaçları arasında bir denge kurması gerektiğini vurguladı. AFP’nin aktardığına göre Rubio, Hindistan ziyareti sırasında gazetecilere yaptığı açıklamada, “Ukrayna’ya hiçbir şey kasıtlı olarak verilmiyor değil” dedi. Reuters’ın aktardığı açıklamasında ise ABD Dışişleri Bakanı, “Ukrayna’ya zarar vermeye yönelik kasıtlı bir siyasi talimat söz konusu olmadı” ifadelerini kullandı. Rubio’nun açıklamasına göre ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna’ya zarar vermek istediği veya bu ülkeye bilerek yardım etmeyi reddettiği yönündeki haksız suçlamalardan rahatsızlık duyuyor. ABD Dışişleri Bakanı, bu bağlamda Washington’un Kiev’e istihbarat bilgisi aktarmayı bıraktığı yönünde iddialar da dile getirildiğine dikkat çekti. Rubio, “Bu doğru değil. Başkan bunu defalarca söyledi” dedi. - Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski, ülkesinin Patriot hava savunma sistemlerinde kullanılan önleyici füzelerden Ukrayna’ya gönderecek kadar stoğa sahip olmadığını söyledi. Sikorski, PAP haber ajansına verdiği röportajda, “NATO’nun bazı ülkeleri Ukrayna’ya aktarabilecekleri bu tür kaynaklara sahip. Ancak Polonya artık bu ülkeler arasında yer almıyor” dedi. Polonya’nın Kiev’e yapabileceği katkının, Ukrayna’ya yardım edilmesi yönündeki çağrıları desteklemekle sınırlı olduğunu belirten Sikorski, ülkesinin mevcut füze stoklarıyla daha fazlasını sağlayamayacağını ifade etti. - Avrupa Birliği, Ukrayna’nın Karadeniz üzerinden gerçekleştirdiği ihracatın durmasının ülkeye günlük 60 milyon euro ekonomik kayıp verdiğini hesapladı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Ukrayna’nın dünyanın önde gelen tarım ürünleri ihracatçılarından biri olduğunu belirterek, Karadeniz limanları üzerinden yapılan ihracatın durması nedeniyle oluşan ekonomik kaybın günde 60 milyon euroya ulaştığını söyledi. Kallas’a göre Rusya, temmuz ortasından bu yana Ukrayna’nın ihracat güzergâhlarına yönelik saldırılarını artırdı. AB yetkilileri, dünya genelindeki mısır ihracatının yüzde 15’inin, buğday ihracatının yüzde 10’unun, arpa ihracatının yüzde 15-20’sinin ve ayçiçek yağı ihracatının yüzde 50’sinin Ukrayna tarafından gerçekleştirildiğini belirtti. Kallas’ın açıklamasında, “Bu ürünlerin yaklaşık yüzde 90’ı Karadeniz koridoru üzerinden taşınıyor. Bu güzergâh, Ukrayna tahılının uluslararası pazarlara ulaştırılması açısından hayati önemde” ifadelerine yer verildi. Avrupa Birliği, Karadeniz’de sivil, ticari ve diğer ticari amaçlı deniz taşımacılığı için güvenli geçişin derhâl yeniden sağlanması çağrısında bulundu. - Le Monde’un haberine göre, artan talep nedeniyle Slovakya’daki topçu mühimmatı fabrikaları tam kapasiteyle faaliyet gösteriyor. Gazetenin özellikle dikkat çektiği şirketlerden biri, Çekya ve Slovakya merkezli özel savunma sanayisi holdingi CSG (Czechoslovak Group). Le Monde, CSG’nin yalnızca birkaç yıl içinde “Avrupa savunma sanayisinin devlerinden biri” hâline geldiğini belirtiyor. 2025 yılında Slovakya’nın mühimmat, yedek parça ve diğer askeri teçhizat bileşenleri ihracatı 2,1 milyar euroya ulaştı. Bu rakam, bir önceki yıla kıyasla yüzde 138,6’lık artışa işaret ediyor. Slovakya devletinin yüzde 50, CSG bünyesindeki MSM Group şirketinin ise kalan yüzde 50 hissesine sahip olduğu ZVS Holding fabrikası, Avrupa’nın 155 milimetrelik top mermisi üretiminde kilit tesislerden biri hâline geldi. Slovakya’nın en doğusunda bulunan Snina kentindeki tesis, yaklaşık 17 bin kişinin yaşadığı yerleşim yerinde, Ukrayna sınırına yaklaşık 50 kilometre mesafede faaliyet gösteriyor. - Avrupa Birliği, Arktik bölgesindeki buz kırıcı kapasitesini genişletmeyi ve askeri birliklerin bölgeye sevk edilmesini kolaylaştırmayı hedefliyor. Avrupa Komisyonunun yayımladığı yeni Arktik stratejisinde yer alan bu önlemlere, NATO ile iş birliğinin derinleştirilmesi ve kritik altyapının korunması da eşlik ediyor. Strateji belgesinde, “AB’nin Arktik bölgesindeki komşularıyla ve NATO ile yakın iş birliği, Avrupa’nın bölgedeki askeri hareketliliğinin iyileştirilmesi açısından kilit önem taşıyacak” denildi. Belgede, ihtiyaç duyulması halinde askeri birliklerin Arktik bölgesine ve bölge içindeki farklı noktalara hızlı ve büyük ölçekli biçimde sevk edilebilmesinin hedeflendiği belirtildi. Rusya Devlet Başkanı’nın Basın Sözcüsü Dmitriy Peskov ise Avrupa ülkelerinin Arktik bölgesinde iş birliğine yönelik diyalog konusunda kendi tutumlarını netleştirmeleri gerektiğini söyledi. Peskov, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’ın açıklamalarını değerlendirirken bu ifadeleri kullandı. Kallas, Brüksel’in Arktik bölgesinde Moskova ve Pekin’e karşı koymayı ve Kuzey Deniz Yolu’nun tüm gemilerin kullanımına açık olmasını sağlamayı hedeflediğini söylemişti. Peskov, “Avrupalı diplomatların önce kendi tutumlarını biraz netleştirmeleri ve muhtemelen diyalog kurmadan herhangi bir iş birliği formatını nasıl oluşturmayı planladıklarını birbirlerine açıklamaları gerekiyor” dedi. - ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington ile Kiev arasındaki ilişkilerde gerilim bulunduğunu söyledi. İki ülke arasında gerilim olup olmadığı yönündeki soruyu yanıtlayan Rubio, böyle bir gerilimin mevcut olduğunu doğruladı ve Ukrayna tarafının kendilerini telefonla aramasının da bununla bağlantılı olduğunu belirtti. DRM News’e konuşan Rubio, “Bunda hiçbir şüphe yok. Bizi bu nedenle aradılar” dedi. ABD Dışişleri Bakanı, bugün Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile telefonda görüştüğünü açıkladı. Görüşmenin 45 dakika sürdüğünü belirten Rubio, ABD Savaş Bakanlığının Ukrayna’ya yönelik çalışmalarında herhangi bir değişiklik olmadığını ve iş birliğinin önceki düzen içinde devam ettiğini söyledi. Washington ile Kiev arasındaki ilişkiler, ABD’nin Rusya ile Rus dizel yakıtının dünya piyasalarına tedarik edilmesi konusunda anlaşmaya varmasının ardından gerilmişti. Zelenskiy, ABD’nin yaptırım kısıtlamalarını geçici olarak kaldırmasını “adaletsiz ve dürüst olmayan” bir adım olarak nitelendirmişti. - Donald Trump, Çin’in Shenzhen kentinde düzenlenecek APEC Zirvesi'nde Putin ve Şi'nin katılacağı üçlü bir zirve yapmaya hazır olduğunu açıkladı. Gazetecilerin sorusunu yanıtlayan Trump, “Onlar görüşmek isterse bunu yaparım” dedi. Bu durumda Putin ve Trump'dan destek göre zirve planı, Şi de onay verirse Çin'de gerçekleşebilir. Bu girişim, İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru büyük güçlerin Avrupa’nın geleceğini görüştüğü Yalta Konferansı’nı hatırlatan yeni bir diplomatik senaryo olarak yorumlanıyor. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Putin ile Trump’ın daha önce Rusya, Çin ve ABD arasında üçlü zirve düzenlenmesi konusunu görüştüğünü belirtmişti. Wall Street Journal, Putin’in böyle bir üçlü bir görüşme düzenlenmesini önerdiğini yazmıştı. Peskov, Putin ile Trump’ın bu olasılığı görüştüğünü doğrulayarak, “Şu an için görüşmenin kendisi veya olası gündemi konusunda net bir anlayış yok. Ancak üç taraf da böyle bir toplantının yapılabileceği ihtimalini kabul ediyor” dedi. WSJ’nin kaynaklarına göre Putin, üçlü zirve fikrini 9 Ekim’de Trump’la yaptığı telefon görüşmesinde gündeme getirdi. Söz konusu telefon görüşmesinde Rus dizel yakıtının dünya pazarlarına tedarik edilmesi konusunda da anlaşmaya varılmıştı. Üçlü görüşme ihtimali daha önce de gündeme gelmiş, Kremlin’den Yuri Uşakov, liderlerin 18-19 Kasım’da Çin’in Shenzhen kentinde düzenlenecek APEC Zirvesi kapsamında bir araya gelebileceğini söylemişti. - ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna’daki barış görüşmelerinde ülkeyi Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy yerine başka bir kişinin temsil etmesi gerektiğini söyledi. Zelenskiy’nin kendisini dinlemesi hâlinde savaşın çok daha önce sona erebileceğini savunan Trump, “Zelenskiy, bu savaşı çok uzun zaman önce çözüme kavuşturması gereken kişiydi. Beni dinleseydi, çok daha avantajlı bir anlaşmayı çok önceden yapabilirdi” dedi. Ukrayna liderinin kendisini tarihin yanlış tarafında durmakla suçlayan açıklamalarına da yanıt veren Trump, “Zelenskiy ne hakkında konuştuğunu bilmiyor” ifadesini kullandı ve Kiev’in daha önce anlaşma yapması hâlinde daha az insan kaybı yaşanabileceğini öne sürdü. Trump, 11 Ekim’de de Zelenskiy’nin Rusya ile anlaşmaya varmak için birçok fırsatı olduğunu söylemiş ve Ukrayna’da seçim yapılması çağrısında bulunmuştu. ABD Başkanı, birkaç gün sonra ise savaşın sona ermesinin Zelenskiy’nin katılımıyla gerçekleşmesinin pek olası olmadığını belirtmişti. Öte yandan Trump, Rusya’nın Ukrayna’ya yönel
Trump savaş bitmeden Rusya ile enerji anlaşmalarına hazır
Rusya'nın Ukrayna'daki askeri operasyonu. Son gelişmeler: - ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan enerji şirketlerinin Rusya ile yapabileceği anlaşmaların Ukrayna’daki savaşın sona ermesine bağlı olmadığını ve bunun engel
Bu hikâyeyi paylaş.


Okuyucu yorumları (0)
Yükleniyor…