Trend Galeri Trend Yaşam Tarlada birkaç santimetre derinlikte bulundu! 1.300 yıllık hazinenin değeri milyonları buldu İngiltere'de sıradan bir tarlada yapılan metal dedektörü araması, tarihin en dikkat çekici hazinelerinden birini ortaya çıkardı. Altın, gümüş ve değerli taşlarla süslenmiş binlerce parçanın bulunduğu koleksiyon, 3,285 milyon sterlin (yaklaşık 219 milyon TL) değer biçilen Staffordshire Hazinesi olarak tarihe geçti. Giriş Tarihi: 22.10.2026 15:35 Güncelleme Tarihi: 22.10.2026 15:48 İngiltere'de bir tarlanın altında yüzyıllardır saklı kalan hazinenin ortaya çıkışı, arkeoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı. Metal dedektörüyle arama yapan Terry Herbert, toprağın altındaki değerli parçaları fark etti. İlk incelemelerde 244 torba dolusu buluntu kayıt altına alınırken, daha sonra yapılan kazılar binlerce parçadan oluşan olağanüstü bir koleksiyonu gün yüzüne çıkardı. METAL DEDEKTÖRÜNÜN SİNYALİ TARİHİ DEĞİŞTİRDİ Staffordshire bölgesindeki Hammerwich yakınlarında bulunan tarlada arama yapan Terry Herbert, metal dedektöründen gelen sinyalin peşine düştü. Karşısına çıkan buluntuları yetkililere bildirmesinin ardından bölgeye uzmanlar geldi. İlk envanteri hazırlayan uzmanlar, toplamda 244 torbada materyal bulunduğunu belirtti. Not: Görseller temsilidir. Ardından yaklaşık 155 metrekarelik alanda dört hafta süren arkeolojik kazı gerçekleştirildi. Uzmanlar, tarımsal faaliyetler nedeniyle zaman içinde yeri değişmiş olan eserlerin yüzeyin yalnızca birkaç santimetre altında bulunduğunu belirledi. 4 BİNDEN FAZLA PARÇA ORTAYA ÇIKTI Staffordshire Hazinesi olarak adlandırılan koleksiyonda, yaklaşık 700 farklı nesneyi temsil eden 4 binden fazla parça bulundu. Eserlerin önemli bir bölümü, küçük kırmızı lal taşı parçalarıyla süslenmiş ince işçilikli altın işlemelerden oluşuyordu. 1.300 YIL ÖNCE NEDEN TOPRAĞA GÖMÜLDÜ? Hazinenin bulunmasının üzerinden yıllar geçmesine rağmen, koleksiyonun kim tarafından ve hangi amaçla gömüldüğü kesin olarak bilinmiyor. Araştırmacılar, savaş ganimetlerinin saklanmış olması, çatışma döneminde değerli eşyaların korunmaya çalışılması gibi ihtimalleri değerlendiriyor. Araştırmalar, hazinenin büyük bölümünün milattan sonra 650-675 yılları civarında toprağa gömülmüş olabileceğine işaret ediyor. Ancak eserlerin tam olarak nereden geldiği ve neden bir araya getirildiği hala kesinlik kazanmış değil. METAL DEDEKTÖRÜYLE HAZİNE BULUNAN TEK OLAY DA BU DEĞİL! Metal dedektörünün sinyal verdiği noktayı kazan Thomas, toprağın arasında altın renkli bir parça gördü. İlk anda bunun başka bir folyo parçası olduğunu düşündüğünü söyleyen Thomas, ardından gelen altın parıltısıyla buluntuyu daha dikkatli incelemeye başladı. Yaklaşık iki yıldır metal dedektörü kullanan Thomas'ın bundan önceki en dikkat çekici buluntusunun ise bir gümüş sikke olduğu belirtildi. YÜZDE 92,8'İ ALTIN Uzmanların incelemesinin ardından bileziğin Geç Tunç Çağı'na ait ve yaklaşık 3 bin yıllık olduğu belirlendi. Yapılan analizlerde tarihi eserin yüzde 92,8 oranında altın içerdiği tespit edildi. Uzmanlar, bileziğin o dönemde yaşadığı toplumda yüksek statüye sahip birine ait olabileceğini değerlendirdi. DEĞERİ 1 BUÇUK MİLYON LİRAYA KADAR ÇIKABİLİR Tarihi bileziğin henüz resmi parasal değeri belirlenmedi. Ancak bir müzayede uzmanının tahminine göre eserin değerinin 15 bin ila 20 bin sterlin (yaklaşık 975 bin TL ila 1 milyon 300 bin TL) arasında olabileceği belirtildi. Buluntu, yapılan resmi değerlendirmenin ardından "hazine" olarak ilan edildi. MÜZE ESERLE İLGİLENİYOR Yaklaşık 3 bin yıl boyunca toprağın altında kalan tarihi bileziğin geleceği de merak konusu oldu. Bölgedeki bir müze, bağımsız değerleme sürecinin ardından eseri koleksiyonuna kazandırmakla ilgilendiğini açıkladı. Thomas ise bulduğu tarihi eseri "hayatta bir kez karşılaşılabilecek" bir keşif olarak nitelendirdi. Metal dedektörü kullanmaya televizyonda gördüğü kişilerden etkilenerek başlayan Thomas, böyle bir buluntuya rastladığı için büyük heyecan yaşadığını söyledi. 9 YAŞINDA BİR ÇOCUK DA TARİHİ SİKKE BULMUŞTU Galler'de bir adamın metal dedektörüyle tarlada ararken bulduğu ve yaklaşık 3 bin yıllık olduğu belirlenen altın bilezik büyük şaşkınlık yarattı. Ancak tarihin izlerine rastlamak için her zaman metal dedektörüne ihtiyaç yok. Daha önce 9 yaşındaki bir çocuk da yerde gördüğü sıradan bir parçanın peşinden giderek 400 yıllık bir sikkenin ortaya çıkarılmasını sağlamıştı. Czersk Kalesi'ni gezen çocuk, zeminde duran küçük bir sikkeyi fark etti. Buluntunun uzmanlar tarafından incelenmesiyle 1624 yılında basılmış Prusya yarım groszluk sikkesi olduğu belirlendi. Bugün küçük bir tarihi eser olarak değerlendirilen sikke, döneminde günlük alışverişlerde kullanılan düşük değerli paralardan biriydi. Gümüş sikkenin ağırlığının ise 1 gramdan az olduğu bildirildi. 1 GRAMDAN HAFİF AMA TARİHİ DEĞERİ BÜYÜK Sikkenin fiziksel olarak son derece küçük ve hafif olması, keşfin önemini azaltmıyor. Uzmanlara göre bu tür tekil buluntular, geçmiş dönemlerde paranın nasıl dolaştığı ve insanların günlük yaşamının nasıl şekillendiği konusunda tarihçilere ve arkeologlara bilgi sağlayabiliyor. 400 YIL BOYUNCA TOPRAĞIN ALTINDA KALDI 1624 yılında basılan sikkenin Czersk'e nasıl ulaştığı ise kesin olarak bilinmiyor. Dönemin ticari hareketliliği düşünüldüğünde farklı bölgelerde basılan paraların dolaşımda olması olağandı. Ancak sikkenin yüzyıllar önce kim tarafından düşürüldüğü ya da nasıl kale arazisine geldiği bilinmiyor. 9 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUN DİKKATİ DİKKAT ÇEKTİ Keşfin en dikkat çekici taraflarından biri ise tarihi eserin bir arkeolojik kazı sırasında değil, kaleyi ziyaret eden 9 yaşındaki bir çocuk tarafından fark edilmesi oldu. Çocuğun buluntuyu yetişkinlere bildirmesi sayesinde sikke uzmanlar tarafından incelenebildi. Uzmanların değerlendirmesine göre bu tür küçük buluntular, geçmişe dair büyük bir tabloyu tamamlayan parçalar niteliğinde. YÜZYILLARDIR ARANAN MEZAR PİSTİN YANINDA ÇIKMIŞTI! Çin'in Xi'an Xianyang Uluslararası Havalimanı'nın genişleme sahasında yürütülen arkeolojik kazılarda, Çin'i MÖ 221 yılında ilk kez birleştiren İmparator Qin Shi Huang'ın manevi büyükannesi Dul İmparatoriçe Huayang'a ait görkemli mezar kompleksi bulundu. Yüzyıllardır aranan ve defalarca yağmalanmasına rağmen yüzlerce değerli eserin gün yüzüne çıkarıldığı alan, imparatorluk cenaze mimarisinin ilk örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. İMPARATORİÇENİN MEZARI HAVALİMANI ŞANTİYESİNDE ÇIKTI Çin'in Xi'an Xianyang Uluslararası Havalimanı'nın genişleme sahasında gerçekleştirilen arkeolojik saha çalışmaları, ülke tarihini baştan yazacak nitelikte bir keşfe ev sahipliği yapıyor. Modern uçak pistlerinin hemen yanı başında gün ışığına çıkarılan anıtsal lahit kompleksinin, Çin'i MÖ 221 yılında ilk kez tek bir çatı altında toplayan efsanevi İmparator Qin Shi Huang'ın manevi büyükannesi Dul İmparatoriçe Huayang'a ait olduğu belirlendi. Yüzyıllar boyunca kaçak kazılarla defalarca yağmalanmasına karşın, kompleksten çıkarılan yüzlerce seramik, bronz, yeşim ve cam eser dönemin ihtişamını günümüze taşıyor. LABORATUVAR VERİLERİ TARİHİ DOĞRULADI Arkeologların 2018 yılında başlattığı ve 2022 yılında derinleştirdiği çalışmalarda elde edilen buluntular üzerinde yapılan radyokarbon tarihleme analizleri, mezarın MÖ 389 ile 208 yılları arasında inşa edildiğini gösterdi.Bu zaman aralığı, MÖ 230 yılında yaşamını yitiren İmparatoriçe Huayang'ın dönemiyle birebir örtüşüyor. Saha araştırmalarının ilk aşamasında Kuzey Zhou Hanedanlığı'na ait olduğu sanılan yapının, detaylı incelemelerin ardından Savaşan Devletler Dönemi'ndeki Qin Devleti'nin kraliyet mimarisini yansıttığı netleştirildi. İmparatoriçe Huayang, sadece bir hükümdar eşi olarak değil, Çin'in siyasi kaderini değiştiren hamleleriyle de tarihe geçmiş bir isim. Kral Xiaowen ile olan evliliğinden çocuğu bulunmayan Huayang, rehin olarak başka bir devlete gönderilen genç prens Ying Yiren'i evlat edinerek tahtın varisi olmasını sağladı. Bu kritik karar, Ying Yiren'in tahta çıkmasının ardından oğlu Qin Shi Huang'ın tüm Çin'i birleştiren tarihi zaferler kazanmasına zemin hazırladı.