"Evde biraz nakit para bulundurun. Telefon numaralarını bir kağıda yazın. Pilli radyoyu, el fenerini, yedek pilleri hazırlayın. Üç gün yetecek suyunuz ve pişirmeden yiyebileceğiniz gıdanız olsun." İngiltere hükümetinin 22 Ekim’de duyurduğu ‘ Hazırlık lı Ol’ kampanyası, ilk bakışta bir savaş hazırlığı gibi görünse de özünde hayatını telefon ekranından yöneten insanlara sesleniyor. Alışverişin, bankacılığın, haberleşmenin dijitalleştiği bir çağda, evin bir köşesinde eski usul bir hazırlık yapılmasını istiyor. Birleşik Krallık genelini kapsayan, üç yıl sürecek kampanyanın hedefi; elektrik, su, telefon ve internet gibi temel hizmetler aksadığında hanelerin ilk üç gün kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi. İngiltere'de hükümetin yayınladığı duyuru Kişi başına günlük üç litre içme suyu öneriliyor. Üç gün için dokuz litre; dört kişilik bir evde 36 litre demek. Yemek hazırlamak ve temizlik için gereken su buna ayrıca eklenecek. Konserve, kuru meyve, kuruyemiş gibi buzdolabı veya pişirme gerektirmeyen yiyeceklerin yanında ilaçlar, ilk yardım malzemeleri, battaniye ve taşınabilir şarj cihazı da listede. Bebeklerin ve evcil hayvanların ihtiyaçları ayrıca hatırlatılıyor. Listenin dikkat çeken kısmında ise nakit para, radyo ve kağıda yazılmış telefon numaraları var. Kredi kartınızın kasada çalışmadığı, ATM’den para çekemediğiniz, telefon rehberinize ulaşamadığınız bir günü düşünerek hazırlanmanız isteniyor. Radyonun görevi de iletişim kanalları aksadığında haber alabilmek. Üç gün, yalnızca bir hazırlık ölçüsü. Hükümet bu süre boyunca hanelerin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesini, yardım ekiplerinin öncelikle daha fazla desteğe ihtiyaç duyanlara ulaşabilmesini amaçlıyor. İngiltere'de Güvenlikten Sorumlu Devlet Bakanı Dan Jarvis’in Parlamento’ya aktardığı araştırmada, halkın yalnızca yüzde 13’ünün temel hizmetlerden kopabileceği bir acil durum a hazırlıklı hissettiği belirtiliyor. Bu çağrı yapılırken, internetin arka odalarında başka bir telaş yaşanıyordu. 'PHP2Shell' adı verilen iki kritik güvenlik açığı, internet sitelerini yöneten ekipleri acil güncellemeye yöneltti. PHP, pek çok sitenin sunucusunda çalışan, sayfaları oluşturan, veritabanıyla bağlantı kuran yazılım dillerinden biri. Kullanıcı ekranda bir haber, alışveriş sayfası veya başvuru formu görürken, arka plandaki işlemleri bu tür teknolojiler yürütüyor. Ortaya çıkan açıklar verilerin çalınması, değiştirilmesi veya silinmesine kadar uzanabilir. PHP ekibi 20 Ekim’de acil güncelleme duyurusu yaptı, düzeltmeler 21 Ekim’de yayımlandı. Ardından sunucuların güncellenmesi için zamanla yarış başladı. Pek çok ülkede sistemlerin güvenli hale getirilene kadar belirli sitelerin çevrimdışı bırakılmasının değerlendirilmesi istendi. Bir güvenlik açığı, henüz saldırıya uğramamış kurumlarda bile hizmetin durdurulmasını gündeme getirdi. Bu iki gelişmeyi birlikte okuduğumuzda, pilli radyonun neden yeniden hükümetlerin gündemine girdiği anlaşılıyor. Dijital hizmetlerin topluca aksadığı günleri daha önce de yaşadık. 18 Kasım 2025’te X, ChatGPT ve Canva gibi platformlara dünyanın farklı yerlerinden erişim sorunları bildirildi. Birbirinden bağımsız görünen sitelerin aynı anda hata vermesinin ortak noktası Cloudflare’dı. Sitelerin trafiğini yöneten ve güvenlik hizmetleri sağlayan şirketin sisteminde yapılan bir yetkilendirme değişikliği ile başlayan süreç krize dönüşmüştü. Ana trafik yaklaşık üç saat sonra büyük ölçüde toparlandı ama bütün sistemlerin normale dönmesi dünya çapında ortalama altı saati buldu. Hazırlık çağrıları Avrupa’nın başka ülkelerinde de yapılıyor. Hollanda, Kasım 2025’te başlattığı “Denk vooruit” kampanyasında halktan 72 saat boyunca su, elektrik veya internet olmadan yaşayabilmeye hazırlanmasını istedi. Norveç ise 2024’te önerdiği hazırlık süresini üç günden bir haftaya çıkardı; internet, cep telefonu şebekesi ve ödeme sistemlerinin çalışmadığı koşulları rehberine ekledi. Bütün bu örnekler bize yaşadığımız çağın kırılganlığını, gündelik hayatın az sayıdaki ortak altyapıya bağımlılığını gösteriyor. Bir yerdeki dijital aksama, kullanıcının karşısına bankacılık, iletişim, ulaşım, alışveriş gibi farklı kapıların aynı anda kapanması olarak çıkıyor. Dijital hayatımız büyüdükçe, nakit paranın, kağıda/deftere yazılmış telefon numaralarının yahut dolapların içinde unutulmuş pilli radyonun değeri yeniden hatırlanıyor. Gözde Sula Odatv.com