Mekke ittifakı üyesi üç ülke yetkililerinin Tahran’da İranlı yetkililerle yaptığı toplantı, birkaç düzlemde incelenmesi gereken önemdedir. Toplantının bir düzleminde, bölge açısından en önemli sorun olan ABD/İsrail-İran savaşı var ama bir diğer düzlemde de İran’ın Mekke ittifakına katılma olasılığı var. Ve bir üçüncü düzlemde de ABD’nin Ortadoğu güvenlik mimarisinin zayıflamasının yansımaları konusu var. BÖLGESEL KRİZLERE BÖLGESEL ÇÖZÜM İncelemeye dörtlü toplantının çıktılarıyla başlayalım. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, o çıktıyı şu sözlerle özetledi: “Batı Asya’daki güvenliğin bölge içine dayanması sonucuna vardık. Her türlü dış müdahale önlenmeli.” (Tesnim, AA, 26.10.2026) İran dışişleri kaynakları da toplantıya dair en önemli çıktıyı, “bölgesel krizlere bölgesel çözüm” diye özetliyorlar. Toplantıyı, Mekke ittifakı-İran toplantısı olarak değil, Batı Asya’nın dört önemli ülkesinin toplantısı olarak yorumluyorlar. Dört önemli ülkenin bölgesel bir krize bölgesel bir çözüm arama girişimi olarak değerlendiriyorlar. Bu tür girişimlerin, “bölge dışı aktörleri” denklem dışında tutmaya yarayacağını düşünüyorlar. İRAN’IN ÜYELİĞİ OLASILIĞI Toplantı haliyle Mekke ittifakına İran’ın katılmasının olasılığını da tartışmaya açtı. Zira daha öncesinde, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan El Cezire ’ye verdiği röportajda, Mekke ittifakını “Müslümanların birleşmesi açısından olumlu bir adım” olarak nitelendirip ittifaka katılmaya yeşil ışık yakmıştı. Ancak konuştuğum İran dışişleri kaynakları, Tahran’ın bu konudaki genel tutumunu, “kurucu ortak olarak katılma” şartına bağlıyorlar. Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın 16 maddelik metninde, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlüsünün kendilerini “çekirdek taraf” olarak nitelemesine işaret ederek “İran üye olursa normal üye olmaz, çekirdek taraf konumunda üye olabilir” diyorlar. Şu anda İran’ın Mekke ittifakına katılma durumunun olmadığını, zaten resmi bir davetin de bulunmadığını belirtiyorlar. NEDEN İBRAHİM KALIN KATILDI? İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ’nin katıldığı toplantıda Türkiye’yi MİT Başkanı İbrahim Kalın, Suudi Arabistan’ı Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Pakistan’ı ise Genelkurmay Başkanı Asım Münir temsil etti. Biliyorsunuz, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na göre “Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi” var. Bu komite üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarından oluşuyor. Tahran’daki toplantıya katılan Suudi Arabistan savunma bakanı ve Pakistan genelkurmay başkanı bu komitenin üyeleri ama toplantıya katılan MİT başkanı bu komitenin üyesi değil. Türkiye’yi neden komite üyeleri değil de MİT başkanı temsil etti? Ankara toplantıya “Mekke ittifakı” görüntüsü vermemek için böyle bir görevlendirme seçmiş olabilir mi? SAVUNMA ANLAŞMASI NEDEN MSK’DE GÖRÜŞÜLMEDİ? Ne yazık ki Cumhuriyet gazetesi yazarı olarak Dışişleri Bakanlığı’na ve Savunma Bakanlığı’na eskisi gibi erişim sağlayamadığım için “Neden komite üyeleri katılmadı” sorusunun yanıtını sizlere “Ankara bakışıyla” aktaramıyorum. Ama gazeteci Murat Yetkin ’in sosyal medyada bildirdiğinden hareketle, Mekke Anlaşması’nın TBMM görüşmeleriyle ilgili bir ilginçliği dikkatinize sunuyorum: Biliyorsunuz, Mekke Anlaşması öncelikle TBMM Dışişleri Komisyonu’nda görüşüldü. YENİ Partili Utku Çakırözer, komisyon başkanı Fuat Oktay ’a, “Mekke Anlaşması’nın bir savunma anlaşması olduğunu, neden önce Milli Savunma Komisyonu’nda görüşülmediğini” sordu. Oktay, “kendisinin de böyle düşündüğünü ancak Milli Savunma Komisyonu’nun ‘görüşmeye gerek bulunmadığı’ yönünde görüş bildiğini” söyledi. Başkanlığını Hulusi Akar ’ın yaptığı Milli Savunma Komisyonu’nun (MSK) bu “Gerek yok” tutumu, iktidarın anlaşmayı TBMM’de onaylatmadan, anlaşmaya dair icralarda bulunması, komiteler kurması, toplantılar yapması ve kararlar alması usul yanlışlığına paralel ve uyumlu görünüyor!
Mehmet Ali Güller yazdı : Mekke ittifakı-İran toplantısının sorunları
Mekke ittifakı üyesi üç ülke yetkililerinin Tahran’da İranlı yetkililerle yaptığı toplantı, birkaç düzlemde incelenmesi gereken önemdedir. Toplantının bir düzleminde, bölge açısından en önemli sorun olan ABD/İsrail-İran savaşı var ama bir diğer düzlemde de İran’ın Mekke ittifakına katılma olasılığı var. Ve bir üçüncü düzlemde de ABD’nin Ortadoğu güvenlik mimarisinin zayıflamasının yansımaları konusu var.
Bu hikâyeyi paylaş.


Okuyucu yorumları (0)
Yükleniyor…