Fransa son yılların en büyük gençlik ayaklanmalarından biriyle yüzleşirken, parti liderleri de birbirini suçlamaya devam ediyor. Ağırlıklı olarak hedefe konan isimse solcu Boyun Eğmeyen Fransa’nın (LFI) lideri Jean-Luc Melenchon. Tecrübeli siyasetçi mayısta yapılacak seçimlerde dördüncü kez cumhurbaşkanı adayı olmaya hazırlanıyor ve bu kez radikal solun ikinci tura ulaşmak için en güçlü umudu konumunda. Ancak rakiplerine göre Melenchon’un yıllardır izlediği çatışmacı çizgi, Fransa sokaklarına yayılan gerilimin ana faktörlerinden biri. Hafta boyunca hem aşırı sağ hem de merkezdeki partilerin hedefi olan Melenchon ve partisi suçlamaları reddediyor ve Fransa’nın yoksul mahallelerinde oluşan ekonomik sorunlar için hükümeti suçluyor. Ancak hükümete göre durum böyle değil. Başbakanı Sebastien Lecornu, salı günü eleştirilerin dozunu artıran bir açıklamayla Boyun Eğmeyen Fransa’nın ülkeyi kaosa sürüklemeye çalıştığını söyledi. Bir diğer önemli isim Senato Başkanı Gerard Larcher ise partinin kapatılmasını önerdi. Yaklaşan seçimlerine en büyük favorisi Marine Le Pen’in partisi Ulusal Birlik’ten de benzer tonda bir açıklama geldi. Parti sözcüsü Laurent Jacobelli, ülkede yaşananların sorumlusunun LFI ve diğer sol partiler olduğunu söyledi. Merkezdeki MoDem’den Marc Fesnau ise Melenchon’un ‘her şey bir savaş sahası olmalı’ sözlerine atıf yaparak gösterilerle ilgili Boyun Eğmeyen Fransa’yı işaret eden bir diğer isim oldu. Seçim yaklaşıyor, merkez siyaset tedirgin Yüz binlerce kişinin sokağa döküldüğü gösterilerin hedefe konan ismin bir muhalefet lideri olması Reuters’a göre iki önemli gerçeği ortaya koyuyor. Bunlardan biri Melenchon’un Fransız siyasetindeki merkezi konumu. Diğeriyse seçimler yaklaşırken düzen karşıtı hareketlerdeki yükselişin merkez siyasette yarattığı tedirginlik. Fransa’da düzen karşıtı siyasetle merkezdeki partiler arasındaki tansiyon bir süredir gündemdeydi ancak toplumsal olaylar bu karşıtlığı daha da belirginleştirdi. Buradan kazanç sağlayan bir başka isim daha var; Marine Le Pen. Düzen karşıtı siyasetin bir parçası olan aşırı sağcı Le Pen, dikkatlerin radikal sola çevrilmesiyle kamu düzeni ve güvenlik konusunda bir devlet başkanı adayı profili çizme fırsatı sundu. Üstelik güvenlik ve asayiş, geleneksel olarak aşırı sağın güçlü olduğu siyasi alanların başında geliyor. Ancak analistlere göre, Fransa siyasetinin birbiriyle rekabet halindeki üç bloğa bölündüğü, geleneksel merkez sol ve merkez sağ partilerin ise güç kaybettiği bu ortamda Mélenchon, hâlâ dikkate alınması gereken güçlü bir siyasi aktör olmayı sürdürüyor. Anketler Melenchon için ne söylüyor? Melenchon ve partisi Boyun Eğmeyen Fransa’nın siyasi yelpazenin her bölümünden tepki çekmesi boşa değil. Zira tecrübeli siyasetçi şu anda seçimlerin ikinci turunda Marine Le Pen’in rakibi olmak için en büyük aday. Bu ay yapılan son anketler Le Pen’i yüzde 36’yla zirvede gösterirken, Melenchon’un yüzde 16’yla onu takip ediyor. Diğer tüm ana akım adaylarsa onun gerisinde. Üstelik Melenchon ve partisinin gençleri mobilize etme gücü de diğer tüm partilerin önünde. Bunu rakamlarla açmak gerekirse, ülkedeki 18-24 yaş arası gençlerin yaklaşık yüzde 50’si Melenchon’u destekliyor. Bu oran 25-34 yaş arası gençlerdeyse yüzde 33 seviyelerinde. Bu da onu gençlik hareketinin merakla izlediği isimlerden biri yapıyor. Melenchon’un siyaseti ülkenin yoksul mahallelerinde kendine karşılık bulmuş durumda. Tecrübeli siyasetçi ‘Yeni Fransa’ mottosuyla siyaset yapıyor. Bunun altını etnik ve dini olarak çeşitliliği kucaklayan, dışarıda kalmış hissedenlere daha büyük siyasi temsil öneren yeni bir cumhuriyet fikriyle dolduruyor. Yine gösteriler ve gösterilerle birlikte ortaya çıkan yağma ve şiddet görüntüleri Melenchon’un en büyük zaafiyetini yeniden gündeme taşımış durumda: Yaşlı seçmeni ikna etmek. Kaynak: Gazete Oksijen