Benjamin Netanyahu, sandığa iki gün kala X hesabında Tel Aviv silüetinin üstünde yükselen bir mantar bulutu paylaştı. İsrail basınının yapay zekâ üretimi diye tarif ettiği görselin altında sağcı yorumcu Yuval Blumberg'in sözleri duruyordu: “İran nükleer silaha ulaşırsa başka hiçbir şeyin önemi kalmaz, Trump'ın başkanlığından geriye iki yıl var, iş bu sürede bitmeli, sonrası belirsiz, Kamala Harris mi gelir, Mamdani gibi biri mi, kim bilir.” Kıyamet bir takvime bağlandı. Hem de Washington'daki koltuğun son kullanma tarihine. İsrail'in sözde varoluşsal tehdidi Trump’ın görev süresine endeksli; çünkü Trump’ın da birvadesi var. REKLAM Jean Baudrillard 1991'de Körfez Savaşı'nın aslında "olmadığını" yazmıştı. Bu hiç savaş olmadığı anlamına gelmiyordu ama ekrandaki simülasyon gerçeğinin yerine geçmişti. Otuz beş yıl sonra simülasyon bir adım daha attı: henüz yaşanmamış belki hiç yaşanmayacak bir kıyametin fotoğrafı, gerçek sandıklara oy taşımak için kullanılıyordu. İronik dipnot da X'ten geldi. Platform, paylaşımın altına Netanyahu'nun daha önce İran'ın artık varoluşsal tehdit olmadığını söylediğini hatırlatan bir okur notu düştü. Tehdit, ihtiyaç olduğunda yeniden icat edilen bir şeydi demek ki. Seçmen için. Sazan avlamak için. Taktik hep aynı. REKLAM Turuncu voyvoda da aynı akşam sahneye çıktı ve Truth Social'dan ikinci kez Netanyahu'ya oy istedi: başladığımız işi bitirmeliyiz. Netanyahu ertesi gün bunun karşılığını verdi; Mossad'a ve orduya rejimi devirme talimatı verdiğini söyledi. Savunma Bakanı Katz ise seçimden önce İran'a saldırı niyetleri olmadığını kesin bir dille açıkladı. Aynı Katz, iki gün önce Kan televizyonunda İran'daki işin tamamlanıp tamamlanmayacağını seçim sonucunun belirleyeceğini söylemişti. Önce. Bu savaşta asıl anlam fiillerde değil, zarflarda saklı. İran’ın cevabı zaten bir hafta önceden hazırdı. İran Genelkurmay Başkanı Ali Abdullahi, yeni bir saldırının öncekilerden farklı ve daha şiddetli bir karşılık göreceğini ilan etmişti. REKLAM Netanyahu'nun yapay bombasından bir gün sonra Mekke İttifakı'nın üç üyesi Tahran'daydı. MİT Başkanı İbrahim Kalın, Suudi Savunma Bakanı Halid bin Selman ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir; ev sahibi İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'nin başı, masada Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan. İlk okuma açık. "Kimseye karşı değiliz" diyen bir ittifakın ilk dörtlü toplantısı, kime karşı kurulduğu en çok sorulan ülkenin başkentinde yapıldı. Carl Schmitt siyaseti dost ile düşmanı ayırt etme kapasitesi olarak tanımlar; Tahran fotoğrafı tam da bu ayrımı bulandırmak için çekilmiş gibi. İsrail'e verilen mesaj şuydu: İran'a dokunacaksan bölge yalnız değil. İran'a verilen mesaj ise daha az fotojenik ama daha acil. El Cezire'ye göre gündemde Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik füze ve İHA saldırıları vardı. Tehdit öyle bir noktaya varmış ki ABD, 21 Ekim'de acil durum personeli dışındaki çalışanlarına Suudi Arabistan'ı terk etme emri verdi. REKLAM Meselenin bir yüzünde İsrail saldırganlığına karşı “dayanışma” var. Diğer yüzünde ise “Husileri dizginleyin” talebi. ANKARA’NIN TAKVİMİ İkinci okuma ise Ankara'nın takvimine bakınca belirginleşiyor. Mekke Anlaşması'nın onayına dair kanun teklifi Meclis'te; Dışişleri Komisyonu bugün, yani İsrail'in sandığa gittiği gün toplanıyor. Meclis çoğunluğu büyük ihtimalle onay verecek.Ama anlaşma metni askeri imkânların konuşlandırılmasını her tarafın kendi anayasal usullerine bağlıyor; gerekçede de kolektif savunmanın otomatik işlemeyeceği, istişare ve mutabakatla karar alınacağı yazıyor. Yani antlaşma asker göndermiyor. Tezkere gönderir. Suudi Arabistan'a teknik destek vermek ile oraya, savunma amaçlı da olsa, asker konuşlandırmak aynı cümle değildir. Sahada savunma ile saldırı arasındaki çizgi çok çabuk silinir. REKLAM Suudi hava sahasını korumak için ateş eden bir Türk askeri, Husilerin gözünde taraftır; Husiler ise malum İran’ın yakın akrabaları mesabesinde. İşte bu olasılıkta Mekke ittifakının Tahran fotoğrafı başka bir işlev kazanıyor. İleride gelebilecek bir tezkerenin, Yemen'de İran destekli bir güce silah doğrultan Türk askeri imgesinin kamuoyunda doğuracağı itiraz önceden yumuşatılmış oluyor. "İran'a karşı niyetimiz iyi, gördünüz, Tahran'daydık, masadaydık". Gaz alma mı, gerçek dayanışma mı? İkisi aynı anda da olabilir. Diplomasi zaten çoğu zaman iki niyeti tek kareye sığdırma sanatıdır. Bugün Tel Aviv'de yapay zekâ ile korku imâl edildi. Tahran'da hakiki bir fotoğraf ile rıza. REKLAM Ancak sahaya imajlar, videolar, fotoğraflar gitmiyor. Giden asker. İnsan. Mekke ittifakı bölgenin ihtiyacıdır. Genişlemesinde fayda var. Mekke antlaşmasının kendisi de makul. Ancak paketin ucuna bağlanmış “tezkere” buraya kadar olan bağlamdan çok farklı. İttifaka evet, tezkereye hayır.