Küresel piyasalarda Orta Doğu gerilimi, Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz'deki arz endişeleri ile yaklaşan ABD ve İsrail seçimleri petrol fiyatlarını yeniden 117 dolar seviyesine taşıdı. Savaşın fiilen başlamamasına rağmen olası saldırı ihtimalinin fiyatlandığına dikkat çeken Ekonomist Üzeyir Doğan, petrol piyasasındaki yükselişin perde arkasını A Haber’e anlattı. Altın cephesinde ise güçlü dolar ve yüksek faizlerin baskısına işaret eden Doğan, "4.000 doların altındaki rakamlar bile çok pahalı" diyerek altın yatırımcısını uyardı ve 3 Kasım seçimlerine kadar daha sert düşüşlerin yaşanabileceğine dikkat çekti. Savaş dönemlerinde 119 doları test eden petrol fiyatlarının, fiili bir çatışma yaşanmaksızın 117 dolar seviyelerine yaklaşması, piyasaların olası bir savaş senaryosunu neden ve nasıl önceden fiyatladığı sorusunu gündeme taşıdı. "PİYASA YENİ BİR ÇATIŞMA RİSKİNİ ENDİŞEYLE İZLİYOR" Bölgedeki askerî hareketliliğe ve yaklaşan kritik seçim takvimine dikkat çeken Ekonomist Üzeyir Doğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Biz de bu bir saldırı olacak mı, yeniden Amerika-İran arasındaki bu saldırılar şiddetlenecek mi, piyasayla beraber izliyoruz. Yine İsrail'in İran'a yönelik tacizkâr girişimleri de son günlerde gündemdeydi. Bunlar acaba bir saldırının hazırlığı olabilir mi diye bir beklenti oluşturuyor." Siyasi sürecin bölgedeki gerilimi artırma potansiyeline işaret eden Doğan, yaklaşan seçimlerin piyasalardaki endişeleri beslediğini belirterek şöyle konuştu: "Malum, 4 gün sonra İsrail'de seçimler var, 3 Kasım'da da Amerika'da seçimler var. Yaklaşık 10 gün sonra Amerika'da seçimleri görüyor olacağız. Her iki seçim öncesinde, her ne kadar Trump 'Seçim öncesi saldırmayacağım.' dese de biraz kamuoyu oluşturma adına gerilimi tırmandırabilir mi, piyasa bu endişeyi yaşıyor. Bu birinci etken." Petrol fiyatları, Orta Doğu'daki olası saldırı ihtimalleri ve arz endişeleriyle 117 dolar seviyesine dayandı (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü) ARZ KESİNTİLERİ VE ERİYEN STRATEJİK REZERVLER Petrol piyasasındaki dengesizliğin ikinci önemli nedeninin tedarik zincirinde yaşanan aksamalar olduğunu belirten Ekonomist Üzeyir Doğan, küresel arzın savaş öncesi seviyelerin altında seyrettiğine ve stratejik rezervlerde ciddi azalma yaşandığına dikkat çekti. Doğan, petrol arzındaki gelişmeleri ve kış mevsiminin piyasalar üzerindeki olası etkilerini şu sözlerle anlattı: "İkinci konuysa arz tarafındaki kesintiler. Hem Hürmüz Boğazı'nda hem Kızıldeniz tarafında arzla ilgili sıkıntıların olduğu yönündeki haberler öne çıkıyor. Arz tarafında aslında sıkıntı var, savaş öncesi seviyelerin oldukça altında gidiyoruz. Ancak bu süreçte, özellikle son birkaç aylık dönemde devletlerin stoklarında da ciddi manada azalmalar oldu. O dönemde bir miktar stok harcayarak dünya genelinde fiyatları dengeleme çabası vardı. Şimdi stoklar az, arz savaş öncesinin altında ve bölgede bazı petrol tesislerinde, özellikle dizel tarafında sıkıntılar var. Husilerin Suudilere ve buradaki tesislere yönelik saldırıları ile Rusya'da bazı tesislerin Ukrayna tarafından vurulmuş olması, arz artış hızını sınırlayan unsurlar arasında. İkinci unsur ise stratejik rezervler. Bu rezervlerde de bir azalma söz konusu. Malum, kış dönemine giriyoruz. Bu dönemde ihtiyaçların biraz daha artması söz konusu." Piyasaların belirsizlikleri önceden fiyatlama eğiliminde olduğunu vurgulayan Doğan, mevcut arz koşullarının yanı sıra stratejik rezervlerin azalmasının da fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. Ekonomist Üzeyir Doğan, azalan küresel petrol stoklarının fiyatlar üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekti (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü) Doğan, olası bir çatışma ihtimalinin petrol piyasalarındaki fiyatlamalara etkisini şöyle değerlendirdi: "Bunlar birleşince, eğer kesin bir barış olmayacaksa, seçime kadar olan süreçte belki olmayacak ama seçimden sonra üzerine bir de saldırı olacaksa piyasa bu beklentiyi önden fiyatlamayı tercih ediyor. Temel dinamik burada bu. Geçmişte stoklarla dengelediğimiz piyasayı artık dengeleyebilecek dünyadaki stok miktarı oldukça azaldı. Arz aynı şekilde devam ediyor olsa bile bu arzın üzerine stoklardan gelen ilave miktarlar söz konusuydu. Artık bu imkân olmayacak. Arz bu şekilde devam ederse birçok devlet yeniden o stokları yerine koymak zorunda kalacak. Bu da talebi daha da artıran bir unsur olacak. Şu anda piyasadaki fiyatlamanın eğilimi bu." "GÜÇLENEN DOLAR ALTININ EN BÜYÜK DÜŞMANI" Petrol ve altın fiyatları arasındaki ilişkiye yönelik tartışmaları değerlendiren Ekonomist Üzeyir Doğan, altının fiyatlanmasında belirleyici unsurun petrol değil, dolar endeksinin seyri olduğunu vurguladı. Doların değer kazanmasının kıymetli metaller üzerinde negatif baskı oluşturduğunu belirten Doğan, faiz oranlarının da altın fiyatları açısından önemli bir etken olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Altında aslında petrolle bir korelasyon arayışı vardı, geçtiğimiz dönemde de bu çok konuşuldu. Ancak altını fiyatlayan temel şey dolar endeksinin seyri. Dolar değerleniyorsa ya da dolar endeksinin yüzde 50'sini oluşturan euro/dolar paritesi düşüyorsa, yani dolar değer kazanıyorsa, dolarla fiyatlanan varlıklarda, özellikle kıymetli metallerde ve hisse senedi gibi enstrümanlarda negatif baskı oluşur. Şu an baktığımız zaman hem Amerika'da hem Avrupa'da faizler yüksek. Yani faiz getirili enstrümanların getirisi artıyor. Diğer taraftan güçlenen bir dolar var. Bu, altının en büyük düşmanı." Altında güçlü dolar ve yüksek faiz baskısına işaret eden Doğan, 3 Kasım seçimlerine kadar daha sert düşüşler yaşanabileceği uyarısında bulundu (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü) 3 KASIM SEÇİMLERİNE KADAR SERT DÜŞÜŞ UYARISI Altın fiyatlarının mevcut seviyelerinin aşırı yüksek olduğunu savunan Doğan, dolar endeksi, euro/dolar paritesi ve ABD ile Avrupa'daki faiz oranlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Altında önümüzdeki günlerde daha sert düşüşlerin yaşanabileceği uyarısında bulunan Doğan, özellikle 3 Kasım seçimlerine kadar negatif seyrin belirginleşebileceğini ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı: "Bana kalırsa euro/dolar paritesinin seviyesini, dolar endeksinin seviyesini, Amerika ve Avrupa'daki faiz haddini dikkate aldığımızda altın için şu an gördüğümüz 4.000 doların altındaki rakamlar bile çok pahalı. Önümüzdeki günlerde orada çok daha sert düşüşler de görebiliriz. En azından 3 Kasım seçimlerine kadar çok ciddi manada negatiflik oluşabilir."