REKLAM REKLAM ALMAN otomotiv devi Volkswagen Grubu (VW), daha önce iptal ettiği Türkiye’de otomobil üretme planını bu kez Doğuş Otomotiv ile yeniden gündemine aldı. Markanın Türkiye distribütörü Doğuş Otomotiv, dün Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada, Volkswagen Grup şirketleriyle Volkswagen binek otomobillerinin Türkiye’de üretilmesine yönelik seçeneklerin değerlendirilmesi amacıyla bir niyet mektubu imzalandığını duyurdu. Henüz açıklamalar bunlarla sınırlı. Ancak Volkswagen’in yeni yapılanma kararları ve AB’nin ‘Made in Europe’ hedefleri kapsamında yaşanan gelişmeler, Türkiye seçeneğinin yeniden gündeme gelmesinde önemli rol oynuyor. Dolayısıyla Volkswagen’in yıllar sonra Türkiye’ye göz kırpmasında şu 3 temel nedenin etkili olduğu değerlendiriliyor: İŞTE OLASI YATIRIMIN ÜÇ AYAĞI YENİ MALİYET AZALTMA PLANI VW Grubu, eylül ayında onaylanan 2030 planıyla artan maliyetler ve atıl kapasite sorununa karşı üretim ağını yeniden şekillendirme kararı aldı. Yıllık 9 milyon araçlık satış hacmine göre oluşturulan yeni yapıda model sayısı yüzde 50’ye, ürün çeşitliliği ise yüzde 75’e varan oranlarda azaltılacak; fabrikalardaki fazla kapasite düşürülürken üretim bölgesel talebe göre yeniden dağıtılacak. Bu kapsamlı dönüşümün arkasında grubun zayıflayan mali görünümü bulunuyor. Son finansal sonuçlar VW’nin gelir, kârlılık ve satışlarda gerilediğini gösteriyor. Dolayısıyla Türkiye’de üretimin yeniden gündeme gelmesi, yeni bir kapasite yaratmaktan çok üretimi daha düşük maliyetli, verimli ve Avrupa pazarına yakın bir noktaya kaydırma planının parçası olabilir. MADE IN EU SÜRECİ Fransa ve Almanya, ‘Made in Europe’ düzenlemesinde İngiltere’yi kapsama alırken Türkiye ve Japonya gibi ülkeleri dışarıda bırakma yaklaşımında uzlaştı. Türkiye’nin dışarda kalması halinde AB’den ithal edilen araçlara karşı önlem alması gündeme gelebilir. Bu durum, Türkiye ile hem tedarik hem de satış anlamında iç içe olan VW’yi yakından ilgilendiriyor. Ayrıca uzlaşma, içten yanmalı otomobillerin 2035 sonrasında da belirli koşullarla AB’de satılabileceğini gösteriyor. VW, belki de Avrupa’da kapatacağı fabrikalardaki ekipmanları Türkiye’ye taşıyarak hem iç pazara üretim yapabilir hem de AB ve diğer pazarlara ihracata yönelebilir. Rusya’dan çekilen ve Çin’de güç kaybeden şirket için Türkiye, yeni bir üretim ve ihracat merkezi olabilir. REKLAM REKLAM DOĞUŞ’UN YENİ PAZARLARI Doğuş Otomotiv , Volkswagen binek araçlarının satış ve satış sonrası hizmetlerini yürütmek üzere 2025’te Irak, Azerbaycan ve Suriye için Volkswagen ile niyet mektupları imzaladı. Bu girişimler, şirketin Türkiye’deki 30 yılı aşkın Volkswagen deneyimini Ortadoğu ve Kafkasya’ya taşıma planını ortaya koyuyor. Türkiye’de kurulacak olası bir üretim merkezi ise Volkswagen’e üç yönlü bir avantaj sağlayabilir: Türkiye’deki güçlü satışlarını yerli üretimle desteklemek, Avrupa’ya yakın bir noktadan ihracat yapmak ve Doğuş Otomotiv’in açıldığı Irak, Suriye ve Azerbaycan gibi yeni pazarlara araç tedarik etmek. Böylece Türkiye, Volkswagen için hem güçlü bir iç pazar hem de Avrupa ile yakın coğrafyayı besleyen bölgesel bir üretim ve ihracat üssü haline gelebilir. ÇİN MODELLERİ GELEBİLİR ALMAN otomotiv sektörünün önde gelen yayınlarından Automobilwoche’ye göre VW, Çin’de geliştirilen bazı modellerini Türkiye’de üretmeyi planlıyor. Bu adım, Çin’i yalnızca bir satış pazarı değil, küresel geliştirme ve teknoloji merkezi olarak konumlandıran yeni stratejiyle örtüşüyor. Hürriyet’in de edindiği bazı bilgilere göre araç parçaları Türkiye’ye getirilerek CKD (montaj tesisi) yöntemiyle monte edilebilir. Burada üretilen modeller ise Ortadoğu başta olmak üzere Afrika, Güney Amerika ve Güneydoğu Asya’ya ihraç edilebilir. Böylece Türkiye, VW’in Çin’de geliştirdiği modelleri dünya pazarlarına taşıyan yeni üretim ve ihracat merkezlerinden biri haline gelebilir. REKLAM REKLAM DEİK: CESARET VERİCİ BİR ANLAŞMA YAŞANAN gelişmeler geçtiğimiz ay Brüksel’de yoğun ‘Made in Europe’ mesaisi yapan DEİK tarafında da heyecan yarattı. DEİK/Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, “Volkswagen’in, Çin’den sonra ikinci kritik üretim tesisini Türkiye’ye kurmak üzere bir adım atması çok kıymetli, cesaret verici” dedi. Yalçındağ, kararın ‘Made in EU’ süreci açısından ne anlama geldiğini şöyle anlattı: “Bu anlaşma, AB’yi yönetenlerin gerçeklerden ne kadar uzak olduğunun bir göstergesi. Volkswagen bu kararı alırken otomobil sanayinde çalışanların sendikasıyla da mutabık kalmak mecburiyetinde, bu o kadar önemli bir karar ki düşünün o sendikanın da onayı var bu yeni hamlede. İşte bizim zaten Avrupa serüvenimizin temelinde yatan tam da bu. Volkswagen bir yandan küçülürken bir yandan Türkiye’de üretim fırsatını öne çıkarıyor.” REKLAM REKLAM