Almanya'nın başkenti Berlin'de cumartesi günü düzenlenen gençlik protestosunda eğitim ve sosyal harcamalara daha fazla kaynak ayrılması, silahlanmanın durdurulması ve zorunlu askerlik uygulamasına karşı çıkılması çağrıları yapıldı. Brandenburg Kapısı önünde toplanan göstericiler arasında Filistin yanlısı aktivistler ve radikal sol grupların temsilcileri de yer aldı. REKLAM REKLAM “Gen Z regelt” adlı gençlik girişiminin düzenlediği gösteriye polis verilerine göre yaklaşık 5 bin kişi katıldı. Organizatörler ise öğleden sonra katılımcı sayısının 11 bine ulaştığını öne sürdü. Saat 14.00'te başlayan gösteride eğitim ve iklim korumasına daha fazla bütçe ayrılması, yaşam maliyetlerinin düşürülmesi ve zorunlu askerlik uygulamasına son verilmesi talepleri dile getirildi. Organizasyon, eylemin barışçıl geçeceğini açıklamıştı. Buna rağmen Unter den Linden, Friedrichstraße ve Kurfürstendamm caddelerindeki bazı mağazaların olası yağma olaylarına karşı önlem alarak vitrin ve girişlerini korumaya aldığı görüldü. Gösteride Filistin bayrakları ve İsrail karşıtı sloganlar Brandenburg Kapısı çevresindeki gösteride Filistin bayrakları, anarşist semboller ve Antifa pankartları dikkat çekti. Bazı pankartlarda Almanya'nın askeri harcamaları eleştirilirken, diğerlerinde Gazze'deki savaş ve Almanya'nın İsrail'e silah satışları hedef alındı. Göstericilerin taşıdığı pankartlarda “Sosyal harcamalara para, savaşa değil” ve “Alman silahları Filistin'de çocukları öldürüyor” ifadeleri yer aldı. Katılımcıların birçoğu Filistin bayrağının renklerini taşıyan kefiye taktı. Euronews'e konuşan ve 19-20 yaşlarında olduklarını belirten, gönüllü sosyal hizmet programına katılan bir grup genç kadın, gösteriye hem Avrupa genelindeki protestolarla dayanışma göstermek hem de gençlerin siyasi karar alma süreçlerinde dikkate alınmadığını dile getirmek için katıldıklarını söyledi. Genç kadınlardan biri, “Sürekli militarizasyon ve silahlanma var. Eğitim ve sosyal harcamalar için ise tek kuruş kalmıyor,” dedi. Grup üyelerinden biri, Almanya'nın Filistin'de ve Gazze'de sivillerin ölümüne yol açan silahların üretiminde rolü bulunduğunu savunarak, gençlerin de bu konuda sorumluluk taşıdığını söyledi. Üniversite öğrencilerinden silahlanma ve bütçe kesintilerine tepki Gösteriye katılan Freie Universität Berlin'de kimya eğitimi alan bir öğrenci de üniversitelerdeki bütçe kesintilerine, yükselen kiralara ve öğrencilerin geçinebilmek için çalışmak zorunda kalmasına dikkat çekti. Öğrenci, üniversitesinin İsrail ile 11 iş birliği projesi bulunduğunu öne sürerek bu çalışmaların askeri araştırmalara dolaylı katkı sağladığını savundu. Almanya'nın İsrail'den askeri teçhizat satın almasını da eleştiren öğrenci, “Üniversitelerimizin savaş ürünleri geliştirmek için var olmasını istemiyorum. Freie Universität'in bir soykırıma destek vermesini istemiyorum,” ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar göstericilerin kendi değerlendirmelerini yansıtırken, üniversitenin söz konusu projelerinin niteliğine ilişkin bağımsız bir değerlendirme haberde yer almıyor. Avrupa genelindeki gençlik protestolarının parçası Berlin'deki gösteri, Avrupa'nın farklı ülkelerinde gençlerin öncülük ettiği protesto dalgasının bir parçası. Fransa'da geçen ay lise öğrencilerinin başlattığı eylemlere daha sonra sendikalar ve Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un politikalarına tepki gösteren farklı gruplar da katılmıştı. Cumartesi günü Hollanda, İtalya ve İspanya'da da gösteriler düzenlendi. Almanya'daki protestoda ise sol siyasi çevrelerden çeşitli grupların varlığı tartışma yarattı. Antifa bayraklarının yanı sıra Sol Parti'nin gençlik örgütü Linksjugend ['solid] üyeleri de gösteriye katıldı. Örgüt, özellikle bazı yerel yapılanmalarının antisemitizm suçlamaları ve İsrail karşıtı kararları nedeniyle daha önce eleştirilmişti. “Devrimci Sol” (Revolutionäre Linke) adlı grup da gösteri alanında stant açtı. Grubun temsilcileri, Alman ordusuna ayrılan bütçenin artırılmasına karşı çıkarak hastaneler ve sosyal hizmetler için daha fazla kaynak talep etti. Grup temsilcilerinden biri, İsrail ile Almanya arasındaki askeri iş birliğini de eleştirdi. Alman ordusunun İsrail ordusuyla insansız hava aracı testleri yürüttüğünü ve İsrail'e silah satışlarının sürdüğünü savunan temsilci, bu konuların zorunlu askerlik ve Alman ordusunun genişletilmesi tartışmalarıyla bağlantılı olduğunu söyledi. Güvenlik makamları radikal grupların katılımı konusunda uyardı Berlin polisi, gösteriden iki gün önce Euronews'e yaptığı açıklamada, sol siyasi çevrelerden bazı grupların Fransa'daki protestolardan hareketle eyleme katılım çağrısı yaptığını bildirmişti. Ancak polis, o aşamada bu grupların gösteriyi hedefli biçimde yönlendirdiğine veya kontrol ettiğine ilişkin güvenilir bir bulgu bulunmadığını belirtmişti. Buna karşılık Berlin Eyaleti İçişleri ve Spor Senatosu, 31 Ekim'deki gösteri için sol aşırılık yanlısı ve yabancı bağlantılı aşırılık yanlısı çevrelerden de katılım çağrıları yapıldığını açıkladı. Senatoya göre bu gruplar, gösterileri kendi amaçları doğrultusunda yönlendirmeye ve radikalleştirmeye çalışabilir. Açıklamada, bazı sol aşırılık yanlısı aktörlerin katılım çağrılarında gerilimi tırmandırma eğilimi bulunduğu değerlendirmesi de yer aldı. Euronews'ün araştırmasına göre, gösteri öncesinde özel bir Telegram grubunda şiddet tehdidi içeren mesajlar paylaşıldı. Berliner Zeitung'un haberine göre bir kullanıcı “palayla dışarı çıkacağını” yazarken, başka mesajlarda sinagoglara saldırı, yağma ve kundaklama tehditleri yer aldı. Organizatörler arasında görüş ayrılıkları Gösteri öncesinde “Gen Z regelt” girişiminin bazı kurucuları ve destekçileri organizasyondan ayrıldıklarını açıklamıştı. Girişimin eski sözcüsü Gianni Matheja, ayrılma kararını hareket içindeki görüş ayrılıklarına ve protestoların barışçıl kalacağına ilişkin şüphelerine bağladı. Berlin'deki destekçiler Max Schneller ve Battal Yali de organizasyondan çekildi. Ayrılan isimler, organizasyonda sorumlulukların net olmamasını ve protestoların finansmanına ilişkin şeffaflık eksikliğini eleştirdi. Tagesspiegel'in haberine göre Berlin'deki organizasyon ekibi bir dönem büyük ölçüde dağılmış, daha sonra ekibe yeni üyeler katılmıştı. Girişimin 18 yaşındaki kurucu ortaklarından Akram Selo ise son günlerde çok sayıda tehdit aldıklarını söyledi. Selo, bazı kişilerin hareketin Fransa'daki protestoları taklit ederek ülkeyi kaosa sürüklemeyi amaçladığını düşündüğünü aktardı. “Gen Z regelt”, 31 Ekim'de ülke genelinde düzenlenen öğrenci protestolarının barışçıl olması gerektiğini vurguladı. Girişimin 16 yaşındaki eş organizatörlerinden Konrad Schmitz de aşırı sağ ve aşırı sol görüşleri reddettiklerini belirterek, taleplerini barışçıl yollarla dile getirmek istediklerini söyledi. Brandenburg Kapısı önündeki gösteri, saat 17:00'ye kadar barışçıl geçti. Berlin'de ikinci gösteri de güvenlik makamlarının takibinde Başkentte aynı gün düzenlenen bir başka gösteri de polis tarafından yakından takip edildi. “Gen Z artık yeter diyor” sloganıyla Rosenthaler Platz'da saat 17:30'da başlaması planlanan eylem için polis başlangıçta 400-500 katılımcı beklediğini, ancak sayının daha yüksek olabileceğini açıklamıştı. “Gen Z regelt” girişimi bu gösteriden açıkça uzak durduğunu duyurdu. Buna rağmen Brandenburg Kapısı'ndaki eylem sırasında bazı katılımcıların akşamki gösterinin broşürlerini dağıttığı görüldü. Güvenlik makamları, ikinci gösteriye sol siyasi çevrelerden ve Filistin yanlısı gruplardan katılım beklendiğini, etkinliğin aşırı sol çevrelerde de duyurulduğunu bildirdi. Göstericilerin Rosenthaler Platz'dan başlayarak Kastanienallee, Schönhauser Allee ve Danziger Straße üzerinden Prenzlauer Allee banliyö tren istasyonuna ilerlemesi planlandı.