Suriye’de devrimin eğitim alanındaki yansımaları, tarih kitaplarının içeriğinde kendini göstermeye başladı. Suriye basınında yer alan haberlere ve eğitim materyallerini inceleyen IMPACT-se kuruluşunun raporuna göre, 2025-2026 eğitim öğretim yılı için hazırlanan kitaplarda Türkiye ve Osmanlı Devleti’ne ilişkin anlatım, önceki döneme kıyasla farklı bir çerçeveye taşındı. Zalim Esed döneminde kullanılan bazı ifadelerin yeni baskılarda değiştirilmesi, Suriye’de tarih anlatısının yeniden şekillendirildiğine işaret ediyor. Osmanlı Devleti’ne ilişkin ifadeler yeniden düzenlendi Eski müfredatta 1916-1918 yılları arasında yaşanan Arap Ayaklanması, “Büyük Arap Ayaklanması” adıyla anlatılıyordu. Şerif Hüseyin liderliğindeki hareketin amacı ise “Arap topraklarını Osmanlı işgalinden ve İttihatçı Türklerin yönetiminden kurtarmak” şeklinde açıklanıyordu. Şara yönetimi döneminde hazırlanan yeni ders kitaplarında bu anlatım değiştirildi. “Büyük Arap Ayaklanması” ifadesi yerine “Hüseyin bin Ali’nin isyan hareketi” tanımı kullanıldı. Hareketin amacı da “Arap topraklarını Osmanlı Devleti’nden koparmak” şeklinde ifade edildi. Böylece önceki kitaplarda kullanılan ve Osmanlı yönetimini doğrudan işgal kavramıyla tanımlayan anlatım, yeni baskılarda farklı bir ifadeyle yer aldı. “Türklerin zulmü” ifadesi kitaplardan çıkarıldı Müfredattaki değişiklikler, Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan gelişmelerin anlatımına da yansıdı. Esed döneminde kullanılan ders kitaplarında, Doğu’da yürütülen savaşın amacı “halkları Türklerin zulmünden kurtarmak” sözleriyle aktarılıyordu. Yeni kitaplarda ise aynı bölümde savaşın amacının “Osmanlıları bölgeden çıkarmak” olduğu belirtildi. Bu düzenlemeyle Türkleri doğrudan hedef alan ifade yeni metinden çıkarılmış oldu. Hatay haritalarda Türkiye sınırları içinde gösterildi Yeni müfredatta öne çıkan bir diğer değişiklik, Hatay’ın haritalardaki konumu oldu. IMPACT-se raporuna göre, güncellenen ders kitaplarında Hatay, Türkiye sınırları içinde gösteriliyor. Raporda bu adım, Suriye’nin Hatay’a ilişkin tarihsel toprak iddialarından uzaklaşmasının bir göstergesi olarak değerlendirildi. Haritalardaki bu değişiklik, tarih anlatımındaki düzenlemelerle birlikte yeni müfredatın Türkiye-Suriye ilişkileri açısından dikkat çeken başlıklarından biri olarak öne çıktı. Türkçe dersleriyle ilgili tartışma da gündeme gelmişti Suriye’de eğitim alanındaki değişiklikler, yeni öğretim yılı öncesinde Türkçenin seçmeli ders olarak okutulmasına ilişkin tartışmalarla da gündeme gelmişti. Türkçenin seçmeli ders kapsamından çıkarılarak yerine Fransızcanın getirileceğine yönelik haberler kamuoyunda tepki çekmişti. Suriye Milli Eğitim Bakanlığı ise yeni müfredatın yetişmemesi nedeniyle Esed döneminde kullanılan ders programının uygulandığını açıklamıştı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 13 Eylül’de Şam’da Suriyeli mevkidaşı Esed Hasan Şeybani ile yaptığı görüşmenin ardından konuya ilişkin açıklamada bulunmuştu. Fidan, Türkçenin seçmeli ders olarak okutulması konusunda Suriye yönetiminin herhangi bir sorun bulunmadığını kendilerine ilettiğini belirtmişti. İran ve Hizbullah anlatımında da değişiklik IMPACT-se raporunda, yeni ders kitaplarında yalnızca Türkiye ve Osmanlı Devleti’ne ilişkin ifadelerin değil, diğer bölge aktörlerinin ele alınış biçiminin de değiştiği aktarıldı. Rapora göre, Esed döneminde olumlu bir çerçevede anlatılan İran ve Hizbullah, yeni kitaplarda farklı bir yaklaşımla ele alınıyor. İsrail’e yönelik olumsuz anlatımın ise sürdüğü belirtiliyor. Söz konusu değişiklikler, Suriye’de yönetim değişikliğinin eğitim materyallerine nasıl yansıdığını ortaya koyarken, yeni müfredatın ülkenin tarihsel olayları ve bölgesel ilişkileri ele alış biçiminde de dönüşüme işaret ediyor. Hayat Türkiye ile Suriye'nin kültürel bağları için yeni adım: Şam'da ortak yaz okulu ve dijital arşiv Dünya Suriye’de yasa dışı gruplar Şam-Süveyda yolunu kapattı Hayat Suriye’nin bir asırlık dönüşümü