Kocaeli - Eğitim Sen, Sağlık Emekçileri Sendikası ve Kocaeli Dayanışma Akademisi’nin çağrısıyla bugün Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Hastane önünde konuşan Prof. Dr. Cengiz Erçin, konuşmasında 2015 yılında Suruç’ta gerçekleştirilen bombalı saldırıda yaşamını yitiren Kocaeli Üniversitesi öğrencileri Nazlı Akyürek ve Nuray Koçan’ı, Ruhi Su’nun “Şişli Meydanı’nda Üç Kız” türküsüne atıfta bulunarak andı. “Nuray ve Nazlı toprak altındayken siz nasıl olur da bu anfilerde ders verirsiniz?” Erçin, ilk soruşturmalar sırasında dönemin soruşturma komisyonu başkanı Ercüment Çiftçi’ye söylediklerini şöyle aktardı: “Bu acılı türküde üç kızdan söz edilir. Biri Nazlı, biri Nuray, biri de Cemile. İlk soruşturmaları burada geçirdiğimizde, dönemin soruşturma komisyonu başkanı Ercüment Çiftçi’ye şunu söylemiştim: Nuray ve Nazlı toprak altında. Nuray, Erzurumlu muhafazakâr bir ailenin kızı. Şu anda Mudanya’da yatıyor. Suruç’ta katledildi. Nazlı da Suruç’ta katledildi. O gün üniversiteyle olan bağımızın bir teli kesilmişti. Ben bu imzayı 10 yıl önce burada Nuray ve Nazlı için atmıştım, demiştim. Komisyonun başkanı hukuk fakültesinin dekanıydı. ‘Nuray ve Nazlı toprak altındayken siz nasıl olur da bu anfilerde ders verirsiniz?’ diye sormuştum.” “Hekim, hastasına sahip çıkandır; insana sahip çıkandır” Hekimliğin insan haklarıyla ve adaletle ilişkisine dikkat çeken Erçin “Hekimlik, tıp, hak, hukuk, adalet... Hepsi tek bir kelimeden köken alır: hak. Mezar taşlarında ‘Hüvel Baki’ yazar. Bizimkinde ise kardeşlik ve eşitlik baki yazacaktır. Biz Barış Akademisyenleri olarak öleceğiz, bu gurur bize yeter arkadaşlar. Öğrencilerimize bu koridorlarda ne anlatacağız? Yücel Hoca’yı anlatacağız, Veli Hoca’yı anlatacağız, Kuvvet Hoca’yı anlatacağız, Ümit Biçer’i anlatacağız. İnsan Hakları Vakfının yönetim kurulu üyeliğinde insan haklarına nasıl sahip çıktığını anlatacağız. Hekim, hastasına sahip çıkandır; insana sahip çıkandır. İnsana sahip çıktık, hastamıza sahip çıktık. Burası şahittir. Ama mikroskobumuzun altında birine kanser derken ülkenin bir tarafında zindanlarda ölen 10 yaşındaki çocuklara ‘hayır’ diyemezdik. ‘Durun’ dedik. Devlet sonuçta, 10 yıl sonra barış umudunun kapılarına gitti. Biz 10 yıldır hâlâ dışarıdayız. Dönmek ne demek? Arkadaşlarımız dışarıdayken dikiz aynasına bakarak önümüze gideceğiz. Arkadaşlarımızı yaşatacağız bu koridorlarda. Onlar akademinin ak yüzleridir.” diye konuştu. (Evrensel) Dayanışmaya çağrı! 31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver. 📰 E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku... 🔊 Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle... 🚫 Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan. Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi İndir, Oku, Dinle... 📰 E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku... 🔊 Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle... 🔑 Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.