İzmir’in göbeğinde yıllardır mülkiyet sorunları ve tamamlanamayan projelerle gündeme gelen ve kamuoyunda kimi zaman ‘Utanç çukuru’ kimi zaman da ‘Basmane çukuru’ olarak isimlendirilen 20 bin metrekarelik Ege Dünya Ticaret Merkezi arazisi, 75 milyon dolar muhammen bedelle satışa çıkarıldı. 2024 yılında zemini toprakla doldurulan alan için gözler 2 Aralık’taki ihaleye çevrildi METİN BURMALI Giriş Tarihi: 27 Ekim 2026 Gazete ABONE OL K entin kalbinde, 40 yılı aşkın süredir davalar, itirazlar ve mülkiyet anlaşmazlıkları nedeniyle atıl kalan, kimi zaman 'Utanç çukuru', kimi zaman da yalnızca 'Basmane Çukuru' olarak anılan Ege Dünya Ticaret Merkezi arazisi yeniden satış gündeminde. Hikâyesi filmlere konu olacak kadar karmaşık hale gelen, kentin en uzun soluklu sorunlarından birine dönüşen alanın zemini, Mart 2024'te toprakla doldurulmuştu. Şimdi ise Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ( TMSF ), Ege Dünya Ticaret Merkezi Ticari ve İktisadi Bütünlüğü'nü 75 milyon dolar muhammen bedelle satışa çıkardı. EGS Gayrimenkul A.Ş. ile Güçyapı A.Ş.'nin borçları nedeniyle haczedilen gayrimenkuller ve ilgili sözleşmeleri kapsayan ihale, 2 Aralık 2026'da yapılacak. İzmir 'in beklentisi ise yıllardır değişmedi. Birçok kişi, 'Bu ihale son olsun, Basmane Çukuru artık çözüme kavuşsun' diyor. HİKAYESİ 80'LERE DAYANIYOR Basmane Çukuru'nun hikâyesi, 1980'li yıllarda yapılan imar planlarına kadar uzanıyor. 1986'daki plan değişikliğiyle alanda emsal 5 ve serbest yükseklik koşulları belirlendi. 1991 tarihli nazım imar planında da eski ESHOT garajı alanı otel ve kongre merkezi bölgesi olarak planlandı. Ancak kentin merkezindeki bu değerli alanın projeye dönüşmesi, yıllar boyunca hukuki ve idari engellere takıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi , 1997 yılında eski semt garajının bulunduğu alanda kat karşılığı inşaat ihalesine çıktı. İhaleyi Güçbirliği Holding bünyesindeki Güç Yapı ile EGS Gayrimenkul kazandı. Ege Dünya Ticaret Merkezi adıyla hayata geçirilmek istenen proje için çalışmalar başladı. Ancak 1999 yılında dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Yüksel Çakmur, projenin imar mevzuatına aykırı olduğu iddiasıyla yargı yoluna başvurdu. İnşaat durduruldu. TMSF DE SÜRECE DAHİL OLDU 2000'li yılların başında şirketlerin mali sorunları nedeniyle TMSF de sürece dahil oldu. Mahkeme kararları, imar planları, ruhsat işlemleri, mülkiyet sorunları ve taraflar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle proje tamamlanamadı. Alanda kazılan temel çukuru yıllarca kentin ortasında kaldı ve bölge 'Basmane Çukuru' olarak anılmaya başladı. 2009 yılında, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu döneminde yapılan protokolle belediyenin projeden kaynaklanan hakkı yüzde 11'den yüzde 30'a çıkarıldı. Bu payın belediye hizmet binası olarak değerlendirilmesi gündeme geldi. Ancak belediyenin hakkının nasıl somutlaştırılacağı ve tapuda nasıl güvence altına alınacağı konusunda uzun süre kesin bir sonuca ulaşılamadı. HAK KARŞILIĞI HİZMET BİNASI Basmane Çukuru'nun çözümü için son yıllarda da çeşitli girişimler yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Ağustos 2024'te belediyenin alandaki payından vazgeçmesi karşılığında, 2020 depreminde hasar gören ve yıkımına karar verilen ana hizmet binasının yeniden yapılmasını önerdi. Sonraki süreçte farklı değerlendirmeler de gündeme geldi. Tugay, Kasım 2025'te yaptığı açıklamada belediyenin yüzde 30'luk hakkı karşılığında bir kültür merkezi yapılması konusunda mutabakata varıldığını, merkezde tiyatro ve konser salonlarının bulunmasının planlandığını söyledi. 10 Eylül 2026'da ilgili taraflar arasında Basmane Protokolü imzalandığı, şirketlerin Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yaptığı açıklamalarla duyuruldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi ise son açıklamasında, yaklaşık 104 bin metrekarelik emsale esas inşaat alanı üzerinden hesaplanan yüzde 30'luk hakkının, diğer yapılardan fiziksel ve işlevsel olarak ayrılmış bağımsız bir belediye hizmet binasına dönüştürülmesinin öngörüldüğünü bildirdi. Yapının ve bağımsız bölümlerin gerekli hukuki güvenceler sağlanarak belediye adına tapuya tescil edilmesi de temel şartlar arasında yer aldı. İKİ ŞİRKETTEN AÇIKLAMA Borsa İstanbul'da işlem gören Egeplast Ege Plastik Ticaret ve Sanayi A.Ş. (EPLAS) ile Mazhar Zorlu Holding A.Ş. (MZHLD), satış sürecine ilişkin KAP üzerinden açıklama yaptı. Her iki şirket de daha önce duyurulan niyet protokolü sürecini ve 10 Eylül 2026'da imzalanan Basmane Protokolü'nü hatırlatarak TMSF'nin satış ilanını kamuoyuna bildirdi. Açıklamalarda, EGS Gayrimenkul A.Ş. ile Güçyapı İnşaat Turizm Mühendislik Gayrimenkul Yatırımı Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait haczedilen gayrimenkuller ve ilgili sözleşmelerden oluşan ticari ve iktisadi bütünlüğün satışa çıkarıldığı belirtildi. Böylece yıllardır süren anlaşmazlıkların çözümü açısından yeni bir aşamaya geçildi. 75 MİLYONLUK BEDEL TMSF'nin ilanına göre, 'Ege Dünya Ticaret Merkezi Ticari ve İktisadi Bütünlüğü' için 75 milyon dolar muhammen bedel belirlendi. İhaleye katılmak isteyenlerin teklif dosyalarını en geç 1 Aralık 2026 saat 16.00'ya kadar TMSF Satış Komisyonu'na teslim etmesi gerekiyor. İhale, 2 Aralık 2026 saat 11.00'de İstanbul Esentepe'deki TMSF konferans salonunda, kapalı zarf ve açık artırma usulüyle yapılacak. Katılımcılardan 7,5 milyon dolar teminat istenirken ihale şartnamesinin bedeli 10 bin dolar olarak açıklandı. İhale, kapalı zarfla sunulan mali tekliflerin açılmasıyla başlayacak, ardından açık artırmayla devam edecek. En yüksek teklifin 75 milyon dolarlık tahmini bedelin altında kalması halinde TMSF Kurulu, ihalenin pazarlık usulüyle sürdürülmesine karar verebilecek. Pazarlık aşamasına geçilmesi halinde görüşmelerin 4 Aralık 2026'da yapılması öngörülüyor. İhalenin sonuçlanması için TMSF Kurulu'nun onayı gerekecek. KENT SONUÇ BEKLİYOR Basmane Çukuru; 1922'deki büyük İzmir yangının sonrasında boşluktan otobüs garajına, oradan yüksek emsalli ticaret merkezi hayallerine, uzun yıllar süren davalara, 'Utanç çukuru'na ve nihayetinde doldurulmuş boş bir arsaya dönüştü. TMSF'nin satış kararı, yıllardır çözülemeyen dosyada yeni bir aşama anlamına geliyor. Ancak mesele yalnızca 75 milyon dolarlık bir satış değil; İzmir'in merkezinde onlarca yıl çürük bir diş gibi kalan ve hikayesi adeta filmlere bile konu olacak kadar karmaşık olan Basmane Çukuru'nun sonraki aşamada nasıl değerlendirileceği... İzmir'in göbeğinde yıllarca bir çukur olarak kalan alanın artık kente değer katan bir projeye dönüşmesi isteniyor. Yeni bir ihale, yeni bir protokol ve yeni bir belirsizlik dönemi değil; Basmane Çukuru'nun kaderini değiştirecek, bu uzun hikâyeye noktayı koyacak bir sonuç bekleniyor. Çünkü İzmir için asıl mesele, ihalenin yapılması değil, bu kez gerçekten sonuç vermesi. Şimdi gözler 2 Aralık'taki ihaleye çevrildi. 100 YILLIK GEÇMİŞ İZMİR'İN Konak ilçesi İsmet Kaptan Mahallesi'nde, Basmane Meydanı'nın karşısında ve Kültürpark'ın hemen bitişiğinde yer alan yaklaşık 20-21 bin metrekarelik arazi, 1039 ada 8 parselde yer alıyor. 1922'deki Büyük İzmir Yangını'ndan önce alanda 'Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Hastanesi bulunuyordu. Hastane kompleksi içinde kilise ve yetimhane de yer alıyordu. Bölge, 19. yüzyılda Ermeni ve Rum nüfusun yoğun yaşadığı bir mahalleydi. 13 Eylül 1922'de başlayan ve birkaç gün süren büyük yangın sırasında hastane ve çevresi küle döndü. Yangından sonra bölge uzun süre enkaz halinde kaldı. 1928'de yanan alanlar parsellenip satılmaya çalışıldı. Satılamayan kısımlar üzerine 1930'larda Kültürpark (İzmir Enternasyonal Fuarı alanı) oluşturuldu. Basmane Çukuru olarak bilinen parsel ise kamu elinde kaldı. 1930'ların sonlarından itibaren alan ESHOT tarafından şehir içi ve şehirlerarası otobüs garajı olarak kullanıldı. 1980'li yılların sonuna kadar aktif otobüs terminali ve garaj işlevi gördü. Garajın Halkapınar'a taşınmasıyla alan boşaldı ve çöküntü görünümü almaya başladı. PROTOKOL İMZALANDI 1983'te Kültürpark'la bütünleşen, alçak katlı bir mimari yarışma projesi seçildi. 1985-1986'da imar planlarında 'Özel proje' alanı olarak işaretlendi; emsal 5 ve serbest yükseklik gibi yüksek yapılaşma hakları getirildi. 1991'de (Yüksel Çakmur dönemi) 1/5000 Nazım İmar Planı'nda alan "C Bölgesi - Otel ve Kongre Merkezi" olarak tanımlandı. 1990'ların ortalarında emsal artırımlarıyla inşaat hakkı önemli ölçüde yükseltildi. 1997'de dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan Özfatura kat karşılığı inşaat ihalesine çıktı. Amaç Ege Dünya Ticaret Merkezi yapılmasıydı. İhaleyi Güçbirliği Holding bünyesindeki Güçyapı ile EGS Gayrimenkul kazandı. Sözleşmeye göre belediyenin payı başlangıçta sadece yüzde 11 olarak belirlendi. Temel kazısı yapıldı, kazıklar çakıldı, istinat duvarları örüldü. Ancak proje ilerleyemedi. 1999'da eski başkan Yüksel Çakmur, projenin imar mevzuatına aykırı olduğu gerekçesiyle dava açtı. İnşaat durduruldu. 2001 ekonomik kriziyle birlikte EGS Bank / Güçbirliği Holding sıkıntıya girdi. Arazinin bir kısmı TMSF'ye geçti. Yağmur sularıyla dolan, yıllarca açık kalan temel çukuru kentin göbeğinde bir "utanç sembolü" haline geldi. 2009'da dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile TMSF arasında yeni protokol imzalandı. Belediyenin payı yüzde 11'den yüzde 30'a çıkarıldı. Bu payın "Belediye Hizmet Binası" olarak kullanılması kararlaştırıldı. 2014'te TMSF hisselerini satışa çıkardı. İhaleyi Folkart şirketi konsorsiyumu kazandı ancak proje çeşitli itirazlar ve davalar nedeni ile ilerleyemedi ve alan iade edildi. Yıllar boyunca davalar, imar değişiklikleri, ruhsat sorunları ve taraflar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle hiçbir yapı tamamlanamadı. 2024 yılı Mart ayında ise tepkiler üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi çukuru molozla doldurarak alanı düzleştirdi TMSF İzmir İzmir Büyükşehir Belediyesi