Aydın'ın Söke ilçesinde 2003 yılında kaybolan ve 23 yıldır kendisinden haber alınamayan iki çocuk annesi Elife Doğrul'un dosyası, ATV'de yayınlanan Müge Anlı ile Tatlı Sert programında gündeme gelen yeni iddialarla yeniden tartışılmaya başlandı. Kaybolduğunda 24 yaşında olan kadının öldürüldüğü ve cesedinin ortadan kaldırıldığı yönündeki tanık anlatımları öne çıktı. İddiaların odağındaki Metin Musacalı ise suçlamaları reddetti. 22 ve 23 Ekim 2026 tarihlerindeki yayınlarda, Doğrul'un kaybolduğu dönemde yaşandığı öne sürülen olaylara ilişkin farklı kişiler açıklamalarda bulundu. Genç kadının silahla öldürüldüğü, cesedinin gömüldüğü ve bazı kalıntıların sobada yakıldığı iddiaları dile getirildi. Ancak bu anlatımları doğrulayan kesinleşmiş bir adli bulgu veya yargı kararı kamuoyuyla paylaşılmış değil. ELİFE DOĞRUL 2003 YILINDA NASIL KAYBOLDU? Elife Doğrul'un kızı Hülya Yıldız'ın programda anlattıklarına göre annesi, eski eşinden ayrıldıktan sonra Mersin'in Silifke ilçesinde ailesinin yanına yerleşti. Kızını görmek amacıyla zaman zaman Aydın'ın Söke ilçesine gelen Doğrul, 2003 yılındaki son ziyaretinin ardından Mersin'e dönmek üzere ayrıldı. Ancak genç kadından bir daha haber alınamadı. Hülya Yıldız, annesini son gören kişilerden birinin amcası Metin Musacalı olduğunu ileri sürdü. Yıldız'ın iddiasına göre Musacalı, annesini nereye bıraktığı konusunda farklı açıklamalar yaptı. Bir anlatımda Aydın otogarına, diğerinde ise Germencik ilçesine bağlı Ortaklar yakınlarına bıraktığını söylediği öne sürüldü. ÖMER KAN'DAN SOBADA YAKILDIĞI İDDİASI Programda konuşan Elife Doğrul'un halasının eski eşi Ömer Kan, genç kadının eski eşinin ağabeyi Metin Musacalı tarafından silahla başından vurularak öldürüldüğünü iddia etti. Kan, olayın ardından evdeki sobanın yakıldığını ve kendilerinin başka bir odaya gönderildiğini öne sürdü. Ömer Kan, canlı yayındaki anlatımında sobanın yakılmasının ardından evde ağır bir koku oluştuğunu belirterek Elife Doğrul'un cesedinin burada yakılmış olabileceğini savundu. Aile üyelerinin yaşananları bildiğini ancak korktukları için yıllarca konuşmadığını ileri sürdü. Yayında ayrıca Doğrul'un başının kesilerek bir poşet içerisinde sobaya atıldığı ve bunun evdeki diğer kadınları korkutmak amacıyla yapıldığı iddiası da gündeme geldi. Ancak bu iddiaların adli incelemelerle doğrulandığına ilişkin herhangi bir bilgi bulunmuyor. MUHAMMED BAYCUR: TARLADA ÇUKUR KAZDIRDI Dosyaya ilişkin öne çıkan bir başka açıklama Muhammed Baycur'dan geldi. Olayların yaşandığı dönemde 14-15 yaşlarında olduğunu belirten Baycur, Metin Musacalı'nın kendisini gece saatlerinde Söke Ovası'ndaki tarlalık bir alana götürdüğünü iddia etti. Baycur, Musacalı'nın isteği üzerine çukur kazdığını, bu sırada iki insan ayağı gördüğünü ve bir cesedin gömülmesine tanıklık ettiğini ileri sürdü. Ancak söz konusu cesedin Elife Doğrul'a ait olduğunu ortaya koyan doğrulanmış bir adli tespit bulunmuyor. Baycur, aynı dönemde Söke'deki huzurevinin arkasında bulunan kuru dere yatağına gittiklerini de anlattı. Burada bir valizin içerisinden çıkan kadın kıyafetleri, iç çamaşırları ve fotoğrafların yakıldığını öne sürdü. Bu eşyaların Elife Doğrul'a ait olup olmadığı ise henüz belirlenmiş değil. METİN MUSACALI SUÇLAMALARI REDDETTİ Canlı yayında kendisine yöneltilen suçlamalara yanıt veren Metin Musacalı, Elife Doğrul'u öldürdüğü iddiasını kabul etmedi. Genç kadını sağ salim bıraktığını savunan Musacalı, Muhammed Baycur'un açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü. Musacalı, Baycur ile geçmişte aralarında anlaşmazlık yaşandığını belirterek hakkındaki iddiaların bu nedenle ortaya atıldığını savundu. Yeğeni Hülya Yıldız'ın suçlamalarını da reddeden Musacalı'nın açıklamaları, programda taraflar arasında tartışmalara neden oldu. KAYBOLDUKTAN İKİ YIL SONRA ADINA OY KULLANILDIĞI İDDİASI Elife Doğrul dosyasında araştırılması gereken bir başka konu da 2005 yılındaki muhtarlık seçimlerine ilişkin iddia oldu. Hülya Yıldız, annesinin 2003 yılında kaybolmasına rağmen iki yıl sonra adına oy kullanıldığının mahkeme sürecinde tespit edildiğini öne sürdü. Yıldız, annesinin yerine başka bir kişinin imza atarak oy kullanmış olabileceğini ifade etti. Ancak söz konusu seçim kayıtlarına veya iddia edilen mahkeme tespitine ilişkin belge kamuoyuyla paylaşılmadığı için bu anlatım bağımsız olarak doğrulanamıyor. Bu iddianın açıklığa kavuşturulabilmesi için ilgili seçim dönemine ait seçmen kayıtları, oy kullanma belgeleri ve varsa yargı dosyasındaki tespitlerin incelenmesi gerekiyor. Doğrulanması halinde kayıtların kim tarafından ve hangi koşullarda kullanıldığı sorusu önem kazanacak. SÖKE OVASI'NDAKİ BOŞ MEZAR ŞÜPHESİ Hülya Yıldız'ın gündeme getirdiği bir diğer ayrıntı ise Söke Ovası'nda bulunduğu belirtilen boş mezar oldu. Yıldız, mezarda daha önce bir ceset bulunmuş ve sonrasında başka bir yere taşınmış olabileceğinden şüphelendiklerini söyledi. Ancak boş mezarın Elife Doğrul'un kaybolmasıyla bağlantılı olduğunu gösteren kesinleşmiş bir bulgu açıklanmadı. Muhammed Baycur'un çukur kazdırıldığına ilişkin anlatımı ile söz konusu mezar arasında bağlantı bulunup bulunmadığı da henüz netleşmedi. MÜGE ANLI AİLE ÜYELERİNİN SESSİZLİĞİNE TEPKİ GÖSTERDİ Program sunucusu Müge Anlı, canlı yayında dile getirilen cinayet iddiaları karşısında aile üyelerinin yıllarca sessiz kaldığı yönündeki açıklamalara sert tepki gösterdi. Anlı, bir kişinin öldürülmüş olabileceğine ilişkin bilgi sahibi olanların yalnızca korktuklarını söyleyerek susmalarını eleştirdi. Anlı'nın tepkisi, programda gündeme gelen iddiaların neden daha önce yetkili makamlara bildirilmediği sorusunu da öne çıkardı. Bununla birlikte yayında konuşan kişilerin anlatımları, tek başına suçun işlendiğini veya belirli bir kişinin suçlu olduğunu kanıtlamıyor. 23 YILLIK KAYIP DOSYASINDA HANGİ SORULAR YANIT BEKLİYOR? Elife Doğrul'un kaybolduğu 2003 yılından bu yana geçen 23 yılda genç kadının nerede olduğuna ilişkin kesin bir sonuca ulaşıldığı açıklanmadı. Dosyada özellikle Doğrul'un son görüldüğü yer, kendisini götürdüğü belirtilen aracın güzergâhı, Söke Ovası'ndaki mezar iddiası ve kaybolduktan sonra adına oy kullanıldığı yönündeki açıklamalar önem taşıyor. Tanıkların tarif ettiği alanlarda daha önce adli inceleme yapılıp yapılmadığı, anlatımlarda geçen eşyaların araştırılıp araştırılmadığı ve yeni ifadeler üzerine herhangi bir soruşturma işlemi başlatılıp başlatılmadığı konusunda da doğrulanmış güncel bir açıklama bulunmuyor. Emniyet Genel Müdürlüğünün kayıp şahıslarla ilgili bilgilendirmesine göre kayıp kişilere ilişkin başvurular polis veya jandarma birimlerine yapılabiliyor. Uzun süredir kayıp olan kişilerin araştırılmasında kimliği belirlenemeyen kişilere ait kayıtların karşılaştırılması da başvurulabilecek yöntemler arasında bulunuyor. Elife Doğrul'un akıbetinin aydınlatılabilmesi için canlı yayında ortaya atılan iddiaların yetkili makamlarca değerlendirilmesi, tanık anlatımlarının somut delillerle karşılaştırılması ve varsa yeni bulguların adli incelemeye alınması gerekiyor. Genç kadının öldürüldüğü veya cesedinin ortadan kaldırıldığı yönündeki iddialar henüz kanıtlanmış değil. Kaynak: Haber Merkezi