Oluşturulma Tarihi: Ekim 28, 2026 13:24 Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı’nın (KOAH) erken belirtilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Serdar Kalemci, özellikle uzun süre sigara kullanan kişilerin öksürük ve nefes darlığı belirtilerini hafife almamaları gerektiğini söyledi. Haberlerimizi Google’da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Haberin Devamı KOAH gelişiminde en önemli risk faktörlerinden birinin sigara kullanımı olduğunu belirten Özel EMOT Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Serdar Kalemci, tütün dumanına uzun süre maruz kalmanın solunum yollarında hasara yol açabileceğini ifade ederek, “Pasif içicilik, hava kirliliği, iş ortamında toz ve kimyasal maddelere maruz kalma, biyokütle yakıtlarının dumanını soluma ve bazı kişisel ya da genetik faktörler de hastalık riskini artırabiliyor” dedi. KOAH’ın yalnızca ileri yaşlarda görülen bir hastalık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Kalemci, özellikle uzun yıllar sigara içmiş kişilerin solunum şikayetlerini dikkate alması gerektiğini belirtti. KOAH’ın en sık görülen belirtileri arasında uzun süre devam eden öksürük, balgam çıkarma, efor sırasında nefes darlığı, hırıltılı solunum ve göğüste sıkışma hissinin yer aldığını söyleyen Prof. Dr. Kalemci, “Hastalık ilerledikçe kişinin günlük yaşam aktiviteleri sırasında yaşadığı nefes darlığı artabiliyor. Merdiven çıkmak, yürümek, ev işlerini yapmak ve daha önce rahatlıkla gerçekleştirilen fiziksel aktiviteler zamanla zorlaşabiliyor. Özellikle sabahları görülen öksürük ve balgam çıkarma şikâyetlerinin sigara kullanımına bağlanarak önemsenmemesi, tanının gecikmesine neden olabiliyor. Bu yüzden uzun süre devam eden öksürük, balgam ve nefes darlığı bulunan kişilerin bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurması erken tanı açısından önem taşıyor” diye konuştu. Haberin Devamı TANI VE TEDAVİ SÜRECİ KOAH tanısında hastanın şikâyetleri, sigara kullanımı ve diğer zararlı etkenlere maruz kalma öyküsü ile fizik muayene bulgularının birlikte değerlendirildiğini söyleyen Kalemci, “Tanının doğrulanmasında ise spirometri olarak adlandırılan solunum fonksiyon testi önemli bir yer tutuyor. Bu testle akciğerlerden dışarı verilen havanın miktarı ve hava akımındaki kısıtlanma ölçülüyor. Gerekli görüldüğünde ek tetkiklerden de yararlanılabiliyor. KOAH tanısı konulduktan sonra hastalığın şiddetinin yanı sıra belirtilerin günlük yaşam üzerindeki etkisi, alevlenme öyküsü ve eşlik eden hastalıklar da değerlendiriliyor. Böylece tedavi, kişinin ihtiyaçlarına göre planlanabiliyor” dedi. KOAH tedavisinde temel hedefin; nefes darlığını azaltmak, günlük yaşam aktivitelerini kolaylaştırmak, alevlenmeleri önlemek ve hastanın yaşam kalitesini korumak olduğunu belirten Kalemci, “Tedavide hekim tarafından önerilen inhaler, yani solunum yoluyla kullanılan ilaçlar önemli bir yer tutuyor. Bu ilaçların doğru cihaz ve teknikle kullanılması, tedaviden beklenen yararın sağlanması açısından büyük önem taşıyor. İlaç seçimi ve kullanım sıklığı hekim tarafından belirlenirken, hastaların ilaçlarını kendi kararlarıyla bırakmaması veya dozlarını değiştirmemesi gerekiyor. Uygun hastalarda pulmoner rehabilitasyon programları, kişiye özel egzersizler ve beslenme desteği de tedavinin bir parçası olabiliyor” diye konuştu. Prof. Dr. Serdar Kalemci, KOAH’ın ilerleyici bir hastalık olduğunu ancak erken tanı ve uygun tedaviyle belirtilerin kontrol altına alınabileceğini belirterek, “Özellikle sigara kullanan ya da geçmişte sigara içmiş kişilerin uzun süren öksürük, balgam ve nefes darlığını normal kabul etmemesi gerekiyor. Bu belirtilerin erken dönemde değerlendirilmesi, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve yaşam kalitesini korumak açısından büyük önem taşıyor” dedi. Haberin Devamı İLANDIR