LDL kolesterol yüksekliği uzun yıllar herhangi bir belirti vermeden ilerleyebiliyor. Bu nedenle kalp-damar hastalıklarının önlenmesinde yalnızca mevcut kolesterol değerine değil, kişinin yaşam boyu maruz kaldığı riske de bakmak gerekiyor. Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Füsun Topçugil, herkese uygulanabilecek tek bir hedef değerden söz etmenin doğru olmadığını; yaş, eşlik eden hastalıklar, aile öyküsü ve kalp-damar riskinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Halk arasında “kötü kolesterol” olarak bilinen LDL kolesterolün yüksekliği, damar duvarında plak oluşumuyla ilişkili önemli risk faktörlerinden biri. Ancak bir kişinin LDL değerinin hangi düzeyde olması gerektiği yalnızca laboratuvar sonucundaki referans aralığına bakılarak belirlenmiyor. Uzm. Dr. Topçugil’in aktardığı hedefler şöyle: Sınırda veya orta risk: Kolesterol düşürücü tedavi gerektiğinde LDL için 100 mg/dL’nin altı hedeflenebiliyor. Yüksek risk: 70 mg/dL’nin altı hedeflenebiliyor. Çok yüksek risk: Daha önce kalp-damar hastalığı geçirmiş ve yeni bir olay açısından çok yüksek risk taşıyan kişilerde LDL’nin 55 mg/dL’nin altında tutulması öneriliyor. Uzm. Dr. Topçugil, “Kolesterol sonuçları değerlendirilirken yalnızca LDL değerine odaklanılmamalıdır. Aynı LDL düzeyi iki farklı kişi için aynı anlamı taşımayabilir. Diyabet, hipertansiyon, böbrek hastalığı, sigara kullanımı, yaş, aile öyküsü ve daha önce geçirilmiş kalp-damar hastalıkları kişinin toplam riskini değiştirebilir. Bu nedenle hedef değerlerin bireysel risk değerlendirmesiyle belirlenmesi önemlidir” diyor. Yüksek kolesterol çoğu zaman belirti vermiyor Kişi kendini sağlıklı hissederken LDL kolesterolü yüksek olabiliyor ve damar duvarındaki süreç sessizce ilerleyebiliyor. Bu nedenle baş ağrısı, ense ağrısı veya baş dönmesi gibi yakınmaları doğrudan yüksek kolesterolün belirtisi saymak doğru değil. Ailevi hiperkolesterolemi gibi kalıtsal durumlarda göz çevresinde veya tendonlarda kolesterol birikimleri görülebilse de bunların olmaması kolesterolün normal olduğu anlamına gelmiyor. Uzm. Dr. Topçugil, “Kolesterol yüksekliğini belirtiler üzerinden anlamaya çalışmak yanıltıcı olabilir. Lipid profili olarak adlandırılan kan testi; total kolesterol, LDL kolesterol, HDL kolesterol ve trigliserid düzeylerinin değerlendirilmesine olanak sağlar. Test sonuçları ise kişinin diğer risk faktörleri ile birlikte yorumlanmalıdır” diyor. HDL ve LDL arasındaki farkı HDL ve LDL: Kolesterolünüz iyi huylu mu, kötü huylu mu? başlıklı yazımızda ele almıştık. Kolesterol takibi neden çocukluk çağına kadar iniyor? Yüksek LDL kolesterole uzun yıllar maruz kalmak, ileri yaşlardaki kalp-damar hastalığı riskini etkileyebiliyor. Uzm. Dr. Topçugil’in aktardığına göre daha önce tarama yapılmamış çocuklarda 9-11 yaş arasında lipid profili değerlendirmesi öneriliyor. Birinci veya ikinci derece akrabalarında erken yaşta kalp-damar hastalığı, ciddi kolesterol yüksekliği ya da ailevi hiperkolesterolemi bulunan çocuklarda ise taramanın 2 yaşından itibaren değerlendirilmesi uygun görülebiliyor. Uzm. Dr. Topçugil, “Çocuklarda kolesterol yüksekliği denildiğinde yalnızca beslenme alışkanlıkları düşünülmemelidir. Ailevi hiperkolesterolemi gibi genetik nedenler, LDL kolesterolün çocukluk döneminden itibaren belirgin şekilde yüksek seyretmesine yol açabilir. Bu nedenle ailede erken yaşta kalp krizi, inme veya belirgin kolesterol yüksekliği öyküsü varsa bu bilginin çocukların sağlık değerlendirmesi sırasında hekimle paylaşılması önem taşır” diyor. Ailevi hiperkolesterolemi neden önemli? Ailevi hiperkolesterolemi, LDL kolesterolün genetik nedenlerle yüksek seyrettiği kalıtsal bir durum. Buradaki asıl sorun tek bir ölçümde yüksek değer görülmesi değil, kişinin çocukluktan itibaren uzun süre yüksek LDL düzeylerine maruz kalabilmesi. Ailede bu tanıyı alan biri varsa diğer aile bireylerinin de değerlendirilmesi gündeme gelebiliyor. Anne, baba veya yakın akrabalarda genç yaşta gelişen kalp-damar hastalıkları da dikkate alınması gereken bilgiler arasında. Yüksek LDL saptandığında ilk adım ne olmalı? İzlenecek yol kişinin yaşına, LDL düzeyine, aile öyküsüne, eşlik eden hastalıklarına ve toplam kalp-damar riskine göre değişiyor. Sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı kilonun korunması ve tütün ürünlerinden uzak durulması temel yaşam tarzı adımları arasında. Ancak özellikle genetik kaynaklı ciddi LDL yüksekliğinde yaşam tarzı düzenlemeleri tek başına yeterli olmayabiliyor; ilaç tedavisinin gerekip gerekmediği ve hangi hedefin uygun olduğu hekim tarafından bireysel olarak değerlendiriliyor. Uzm. Dr. Topçugil, “Yeni yaklaşımın verdiği temel mesaj, kolesterol değerlendirmesini yalnızca ileri yaşlara bırakmamak ve laboratuvar sonucundaki tek bir sayıyı tek başına yorumlamamaktır” diyor. Sık sorulan sorular LDL kolesterol kaç olmalı? Tek bir hedef yoktur. Uzm. Dr. Topçugil’e göre tedavi gereken orta risk grubunda 100 mg/dL’nin altı, yüksek riskte 70 mg/dL’nin altı, çok yüksek riskte ise 55 mg/dL’nin altı hedeflenebilir. Yüksek kolesterol belirti verir mi? Genellikle belirti vermez. Baş veya ense ağrısı yüksek kolesterolün belirtisi sayılmamalıdır; durumu anlamanın yolu lipid profili testidir. Çocuklarda kolesterol taraması ne zaman yapılmalı? Daha önce taranmamış çocuklarda 9-11 yaş arasında değerlendirme öneriliyor. Ailede erken kalp hastalığı veya ailevi hiperkolesterolemi varsa tarama 2 yaşından itibaren gündeme gelebilir. Ailevi hiperkolesterolemi nedir? LDL kolesterolün genetik nedenlerle çocukluktan itibaren yüksek seyrettiği kalıtsal bir durumdur. Ailede tanı alan biri varsa diğer bireylerin de değerlendirilmesi gerekebilir. Kaynaklar Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği: Lipid bozuklukları (kan yağlarında bozukluklar) Kalbe zarar veren sessiz tehlikeler: Hipertansiyon, yüksek kolesterol ve diyabet
LDL kolesterol hedefi herkes için aynı değil
LDL kolesterol yüksekliği uzun yıllar herhangi bir belirti vermeden ilerleyebiliyor. Bu nedenle kalp-damar hastalıklarının önlenmesinde yalnızca mevcut kolesterol değerine değil, kişinin yaşam boyu maruz...
Bu hikâyeyi paylaş.


Okuyucu yorumları (0)
Yükleniyor…