Avrupa’da 2026 yılında geniş bir alanda etkili olan Batı Nil virüsü Türkiye açısından da yakından takip ediliyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, virüsü taşıyabilen Culex türü sivrisineklerin Türkiye’de de bulunduğunu belirterek riskin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. İTALYA VE YUNANİSTAN’DA VAKALAR YÜKSEK Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi verileri, 2026 sezonunda Batı Nil virüsünün önceki yıllara göre daha geniş bir coğrafyada görüldüğünü ortaya koyuyor. İtalya Avrupa’da en fazla vaka bildirilen ülke olurken Yunanistan da tarihindeki en yüksek vaka sayılarına ulaştı. Prof. Dr. Özlü, Avrupa’daki tabloya ilişkin yaptığı değerlendirmede: "Uzun zamandır vakalar bildiriliyor. Vakalarda son zamanlarda da artış var. Avrupa'da en çok İtalya'da görüldü, daha sonra Yunanistan'da görüldü. Ülkemizde 2024 yılında bir salgın olmuştu. Şu an itibarıyla Yunanistan'a baktığımızda yaklaşık 450-500 civarında teyitli vakadan bahsediliyor. Maalesef 50 civarında ölüm var. Bunların 280-300 kadarının ağır bir tablo şeklinde ilerlediği görülüyor. Batı Nil virüsü maalesef sivrisineklerin ısırmasıyla bulaşan bir hastalık. O nedenle risk devam ediyor. Özellikle sonbahar ve ilkbahar mevsimlerinde yazın sulak alanlarda bekleyen biriken sular içerisinde sineklerin çoğaldığı ve o sineklerin enfekte olmasıyla insana bulaştığını biliyoruz. O sular illa akarsu veya göl olması gerekmiyor. Bazen evimizin balkonunda çiçekleri sularken saksının altına koyduğunuz bir su koruyucunun içinde de çoğalabiliyorlar. Onun için birikmiş sulardan uzak durmak gerekiyor. Sivrisineklerle mücadele edilmesi gerekiyor. Ülkemizde yeni bildirilmiş vaka bilmiyorum. Bizde de görülebilir. Böyle bir risk var. Culex tipi sivrisinekler bizim ülkemizde de var. O açıdan dikkatli ve tedbirli olmakta fayda var." ifadelerini kullandı. EN ÖNEMLİ TEDBİR SİVRİSİNEKLERLE MÜCADELE Virüsün insandan insana günlük temasla yayılmadığını, esas riskin sivrisinek ısırıkları olduğunu belirten Özlü, özellikle durgun su bulunan alanların kontrol edilmesini istedi. Evlerin çevresinde, bahçelerde ve balkonlarda uzun süre bekleyen suların sivrisineklerin çoğalmasına zemin hazırlayabileceği belirtildi. BELİRTİLERİ NELER? Batı Nil virüsüyle enfekte kişilerin büyük bir bölümünde herhangi bir belirti ortaya çıkmayabiliyor. Belirti gelişen kişilerde ise ateş, kas ağrıları, halsizlik, baş ağrısı, bulantı ve kusma görülebiliyor. Bazı vakalarda sinir sistemini etkileyen daha ağır tabloların ortaya çıkabileceği belirtiliyor. “KORUNMA EN GÜZEL TEDBİR” Prof. Dr. Özlü, hastalığa yönelik özel tedavi ve aşı bulunmadığını belirterek: "Maalesef bu hastalığa dönük spesifik ilaç yok. Aşısı da yok. Korunma en güzel tedbir. Sineklerin bulunduğu ortamlara, birikmiş suların bulunduğu ortamlara çok gitmemek gerekiyor. O ortamlara gitmek gerekiyorsa uzun kollu giyinmek, sinek savar kullanmak fayda sağlayabilir. Özel bir tedavisi yok, sadece destek tedavisi yapılıyor. Aslında Batı Nil virüsü ile enfekte olan bireylerin çoğunluğu hasta olmadan bunu atlatıyor. Kendisi de enfeksiyonu geçirdiğini fark etmiyor. Yüzde 20 kadarında hastalık gelişiyor. Bu hastaların önemli bir kısmı aslında ateşlenme gibi, kas ağrısı, halsizlik, kırgınlık, bulantı, kusma, baş ağrısı gibi semptomlarla seyrediyor. Onların da çoğuna teşhis konulamıyor. Ama nörolojik hastalık ortaya çıktığında teşhis konulabiliyor. Maalesef ağır vakaların bir kısmı da ölümle sonuçlanabiliyor." dedi. TÜRKİYE İÇİN RİSK DEVAM EDİYOR Türkiye’de de virüsü taşıyabilen sivrisinek türlerinin bulunması nedeniyle uzmanlar koruyucu önlemlerin sürdürülmesi gerektiğini belirtiyor. Özellikle sivrisinek popülasyonunun arttığı bölgelerde çevresel mücadele ve kişisel korunma önlemleri önem taşıyor.
Batı Nil Virüsü İçin Türkiye’ye Uyarı
Avrupa’da 2026 yılında geniş bir alanda etkili olan Batı Nil virüsü Türkiye açısından da yakından takip ediliyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, virüsü taşıyabilen Culex türü sivrisineklerin...
Bu hikâyeyi paylaş.


Okuyucu yorumları (0)
Yükleniyor…