İtalya'nın Torino kenti yakınlarında bulunan ve Savoy Hanedanı'nın eşsiz yapılarından olan Venaria Reale Sarayı’nda filmleri aratmayan bir soygun gerçekleşti. 18 Ekim Pazar gününü 19 Ekim Pazartesi gününe bağlayan gece, saraya giren maskeli hırsızlar, 18. yüzyıldan kalma 26 antika saati çaldı. 60 SANİYEDE 26 ANTİKA SAATİ ÇALDILAR! Patronlar Dünyası’nın aktardığına göre, İtalyan basını, soygunun sadece 60 saniye sürdüğü ifade edilirken hırsızlar yaklaşık 150 bin euro değerindeki saatleri çaldı. Maskeli hırsızların, sarayın alarm sistemi ve silahlı güvenlik hizmetine rağmen yakalanmadan kaçmayı başardığı ifade edildi. Soyguncuların saraya girmesi, saatleri alması ve kaçmasının yaklaşık 60 saniye sürdüğü aktarıldı. KIRILMAYA DAYANAKLI VİTRİNİ PARÇALADILAR İtalyan sanat yayını Artribune'nin aktardığına göre, en az üç kişiden oluşan soyguncu grubu, gece saat 02.00'den sonra harekete geçerken maskeli hırsızlar, sarayın içerisinde bulunan Caffè degli Specchi isimli kafenin yan kapısını zorlayarak binaya girdi. Daha sonra antika saatlerin sergilendiği kısma ulaşan maskeli hırsızlar, kırılmaya dayanıklı camla korunan vitrini parçaladı. Soyguncularının hedefinin, Savoy Dükü'nün kabul salonunda sergilenen tarihi saat koleksiyonu olduğu kaydedildi. NE ALARM NE DE SİLAHLI GÜVENLİK DURDURABİLDİ Soyguncuların saatleri, sarayın güvenlik sistemleri çalışır durumdayken çalması dikkatleri çekerken Venaria Reale Sarayı'nın bağlı bulunduğu Savoy Kraliyet Konutları Konsorsiyumu , olay sırasında alarm sisteminin faal olduğunu, güvenlik donanımlarının düzenli olarak kontrol edildiğini ifade etti. Venaria Reale Sarayı'nın silahlı güvenlik hizmetinin İtalyan Allsystems şirketi tarafından sağlandığı ifade edilirken alarm sistemi, güvenlik görevlileri ve kırılmaya dayanıklı vitrin, soyguncuların tarihi eserleri çalmasını engelleyemedi. Yetkililer, güvenlik sistemlerinin çalışmasına rağmen hırsızların nasıl bu kadar kısa sürede kaçabildiğinin araştırıldığını duyurdu. ÇALINAN ESERLER 18. YÜZYILDAN KALMA Çalınan eserlerin 1700'lü yıllarda İngiltere ve Fransa'da üretilmiş, çoğunluğu cep saati olan 26 tarihi parçadan oluştuğu kaydedilirken altın ve mine işçiliğiyle dikkat çeken saatlerin sarayın en değerli koleksiyonlarından biri olarak değerlendirildiği kaydedildi. Yaklaşık 150 bin euro değere sahip olan eserler, sarayın üst katındaki ziyaret güzergahında, ünlü mimar Filippo Juvarra tarafından tasarlanan Büyük Galeri'nin hemen ardından gelen Savoy Dükü'nün kabul salonunda ziyaretçilere sergileniyordu. İtalyan basını, çalınan eserlerin sigortalı olduğunu da açıkladı. SARAYA 14 YIL ÖNCE BAĞIŞLANMIŞTI Soygun sırasında çalınan saatlerin geçmişi, İtalyan koleksiyoner Giorgio Accornero'ya uzanırken Accornero’nun mirasçıları, 2012 yılında 18. yüzyıldan kalma 26 cep saati ile 24 tarihi enfiye kutusunu Venaria Reale Sarayı'na bağışladı . Saatlerin bağışlanması, İtalyan basınında da yer alırken söz konusu koleksiyon, sarayın kalıcı sergisinin önemli parçalarından biri hâline geldi. Aradan 14 yıl geçtikten sonra hırsızlar, Accornero koleksiyonundaki 26 saatin tamamını çalarken aynı bağış kapsamında saraya kazandırılan 24 enfiye kutusuna dokunmadı. “SİPARİŞ ÜZERİNE SOYGUN” İHTİMALİ DEĞERLENDİRİLİYOR İtalyan polisi, soygunun profesyonel bir ekip tarafından önceden planlanmış olabileceği ihtimali üzerinde dururken Corriere della Sera'nın haberine göre polis, hırsızların olaydan önce sarayı ziyaret ederek keşif yapmış olabileceklerini düşünüyor. Olaya ilişkin başlatılan soruşturmada, üzerinde durulan ihtimallerden biri de saatlerin özel bir koleksiyonerin talebi üzerine çalınmış olması. Eserlerin tarihi ve sanatsal özellikleri nedeniyle açık piyasada ya da müzayedelerde satılmasının kolay olmayacağı ifade ediliyor. Soygunun sipariş üzerine gerçekleştirildiğine ilişkin ise henüz kesin bir bulgu açıklanmadı. SARAYIN KAPI VE MERDİVENLERİNİ DE ÇALMIŞLARDI Söz konusu olay, Venaria Reale Sarayı'nda yaşanan ilk hırsızlık olayı değil. Saray geçmişte de hırsızların hedefi olmuştu. 1658 yılında Savoy Dükü II. Carlo Emanuele'nin av eğlenceleri için yaptırmaya başladığı saray, zamanla Avrupa'nın en önemli Barok mimari eserlerinden birine dönüştü. 19. yüzyılda askerî kışla olarak kullanılmaya başlanan yapı, sonraki yıllarda terk edilerek harabeye döndü. Yağmacılar, sarayın kapılarını, pencere çerçevelerini, merdivenlerini ve kullanılabilecek diğer yapı malzemelerini söküp götürdü. 1990'lı yıllarda bazı bölümlerinin çatısı bile kalmayan saray, 1999'da başlatılan sekiz yıllık kapsamlı restorasyonla yeniden ayağa kaldırıldı . UNESCO'nun verilerine göre yaklaşık 284 milyon dolara mal olan çalışmaların ardından Venaria Reale, 2007 yılında yeniden ziyaretçilere açıldı.