Haber Global Yazarlar Bilim insanı ortaya çıkardı, Türk toprağının milyarlık sırrı Yayınlanma: 22.10.2026 - 12:53 Son Güncelleme 22.10.2026 - 12:54 1 5 HER ŞEY ANADOLU TOPRAĞINDA BAŞLADI Hikayenin başlangıç noktası Doğu Anadolu’dan alınan toprak örnekleri. Türk bilim insanı Ali Rıza Akın, 1997’den bu yana Kaliforniya ve Silikon Vadisi’nde mikrobiyota, yeni nesil probiyotikler ve özellikle Akkermansia muciniphila üzerine çalışmalar yürütüyor. Akın’ın gündeme taşıdığı bilgilere göre Anadolu’dan alınan örneklerden elde edilen Streptomyces roseosporus NRRL 11379 adlı bakteri daha sonra ABD ’ye götürüldü. Bu bakteri üzerinde yapılan çalışmalar, yıllar sonra dünyada kullanılan güçlü antibiyotiklerden biri olan daptomisinin geliştirilmesinin önünü açtı. 2 5 TOPRAKTAN ANTİBİYOTİĞE Anadolu ’dan çıkarılan bakteri üzerinde yapılan çalışmalar sırasında güçlü antibakteriyel bileşikler tespit edildi. Bunlardan biri daha sonra daptomisin adını aldı. Daptomisin özellikle dirençli Gram-pozitif bakterilerin yol açtığı ağır enfeksiyonlarla mücadelede kullanılan önemli antibiyotiklerden biri haline geldi. FDA kayıtlarına göre ilacın klinik geliştirme sürecinde önce Eli Lilly, ardından Cubist Pharmaceuticals rol oynadı. 3 5 ABD 'DE CUBICIN MARKASINA DÖNÜŞTÜ Daptomisinin ticari hikâyesindeki kritik aşama ABD’de yaşandı. Eli Lilly’nin yürüttüğü ilk çalışmaların ardından geliştirme haklarını alan Cubist Pharmaceuticals, ilacı yeniden klinik geliştirme sürecine soktu. Daptomisin 2003’te FDA onayı aldı ve ABD’de CUBICIN markasıyla piyasaya çıktı. İlaç, komplike deri enfeksiyonları ve Staphylococcus aureus kaynaklı kan dolaşımı enfeksiyonlarının tedavisinde kullanıldı. 4 5 MİLYAR DOLARLIK DEĞER, TÜRKİYE'YE PAY YOK Ali Rıza Akın’ın daha önce verdiği bilgiye göre daptomisinden yaklaşık 1,3 milyar dolarlık gelir elde edildi. Ancak bakterinin çıktığı ülke olan Türkiye ’nin ürünün geliştirilmesi ve ticarileştirilmesinden doğrudan mali kazanç sağlamadığı belirtiliyor. Akın’a göre mesele yalnızca geçmişte kaybedilen gelir değil; Türkiye’nin sahip olduğu mikroorganizma, bitki ve genetik kaynakların ekonomik değerinin korunması açısından da önemli bir örnek.