Arap Denizi’nde konuşlu USS George Washington uçak gemisi, İran’a yönelik olası bir askeri harekat kapsamındaki hazırlık önlemlerini yoğunlaştırdı. Bu adımlar, bölgedeki gerilimin tırmanmasını önlemeye dönük diplomatik çabaların sürdüğü bir dönemde atılıyor. Wall Street Journal (WSJ) tarafından 24 Ekim 2026 Cumartesi günü yayımlanan haberde, ABD’nin Arap Denizi’ndeki deniz kuvvetlerine çok sayıda füze ve çeşitli tipte mühimmat sevk edildiği belirtildi. Gazete, USS George Washington uçak gemisi ile bir güdümlü füze yok edicisine (güverteden yapılan) ziyarette, uçak kalkış-iniş operasyonlarını ve kara hedeflerini vurmaya yarayan uzun menzilli füzeler ile sığınak delici bombalardan oluşan büyük bir sevkiyatın teslimatını gözlemledi. Konuya yakın Amerikalı kaynakların aktardığı bilgilere göre gemiler, ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni bir saldırı kararı alması ihtimaline karşı muhtemel bir çatışma tırmanmasına hazırlanıyor. Uçak gemisinin kaptanı ve komutanı Nicholas DeLeo konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Mürettebat, savunma yapmaya veya önleyici adımlar atmaya her an hazır durumda." dedi. Pentagon ise gazeteye yaptığı açıklamada, ordunun görevinin seçenekler geliştirip bunları Başkan’a sunmak olduğunu belirterek, henüz uygulamaya konulmuş nihai bir kararın bulunmadığını vurguladı. Söz konusu veriler, zamanlama, nihai hedefler ya da saldırının kapsamı belirtilmeksizin, olası bir harekat ihtimaline karşı hazırlık seviyesinin yükseltildiğine işaret ediyor. Diğer taraftan Reuters’ın üç üst düzey İranlı yetkili ve konuya yakın bir kaynağa dayandırdığı haberine göre Tahran yönetimi, olası bir yeni saldırı dalgasını öngörüyor. Kaynaklar, İran liderliğinin Trump’ın seçimler öncesinde siyasi bir kazanım elde etmesini engellemeye çalıştığını aktardı. Askeri hazırlıklarla eş zamanlı olarak ABD, bölgedeki büyükelçilik ve diplomatik misyonlarındaki personel sayısını azaltma yönünde tedbirler aldı. Amerikalı yetkililer Associated Press’e (AP) yaptıkları açıklamada, bu önlemlerin İran’a yönelik olası yeni bir saldırıyla doğrudan bağlantılı olmadığını, ancak artan risk değerlendirmelerine işaret ettiğini bildirdi.