Libya ile yaptığımız deniz yetki alanları anlaşmasına tepkili olanlar var: Yunanistan, Avrupa Birliği, Kıbrıslı Rumlar ve İsrail.... Bir de içimizdekiler... Malumunuz bunlardan birini, eski büyükelçi Selim Kuneralp’ı yazmıştım. Mister Kuneralp’in yanıtı bana “trol” diye hakaret etmek oldu. Ne mutlu bize ki kendisi Ermeni terörünü savunurken kafa sallayan sefiller takımından değiliz, bize “trol” demesi normaldir. Detaylarını X hesabımdan yazdım, Mister Kuneralp, Ermeni terörünün sorumlusu olarak Türkiye’yi görüyor. Yakın tarihin en alçak eylemleri için “Biz soykırım yaptığımızı kabul etseydik Ermeniler de bizim diplomatları öldürmek zorunda kalmazdı” şeklinde bir mazeret üretiyor. Bu sözleri ettiği Halk TV canlı yayınındaki sözde “ulusalcı-Atatürkçü” gazeteciler ise emme basma tulumba gibi kafalarını sallıyor! Kuneralp veya başka biri bu sözleri benim karşımda söylemeye kalksa ne tür bir yanıt alırdı, yıllardır beni ekranlarda izleyenler tahmin edebilir. Dolayısı ile kendisinin milli haysiyetten nasibini almamış tiplere övgüler dizip bizim gibi gazetecilere “trol” demesi hiç de şaşırtıcı değil.... Mister Kuneralp’in sözünü ettiğim Halk Tv yayınında söyledikleri aynen şöyle: "...Biz de bu soykırım iddialarını belki zamanında farklı bir şekilde ele almış olsaydık, o zaman belki ASALA’nın da bu cinayetleri işlemesi için bir zemin olmazdı. Mesela İsrailliler hiç Alman diplomat öldürdüler mi? Cezayirliler Fransız diplomat öldürdüler mi? Hayır, olmadı. Belki bizim de hatalı davranışlarımız olmuştur bu olaylara yol açan. Farklı bir tutumumuz olsaydı belki geçmişte, dediğim gibi ASALA meydana gelmeyebilirdi." Kuneralp'in "hatalı davranışlarımız" dediği ne olabilir dersiniz? Türkiye'nin resmi politikasının temel unsurları belli: Bir: Soykırım yapmadık, kendimizi savunduk İki: Ermeni çeteler (Rusların yardımı ile) silahlanmış ve Müslüman ahaliye yönelik soykırım yapmıştır. Üç: Bu konuya çok meraklı olanlar buyursun gelsinler, arşiv belgelerini incelesinler. Kuneralp, “bunlar yanlıştı” diyor. Peki tersi nedir? Biz soykırım yaptık deyip Ermeni çetelerden özür dilemek! Ancak Kuneralp’in muradı bununla sınırlı değil. Konuşmasındaki Almanya örneği hayli kritik... Eski büyükelçi mealen diyor ki: "Türkiye de Almanya gibi "ben soykırım yaptım" deseydi, Nürnberg Mahkemeleri gibi mahkemeler kurulsaydı, Ermenilerden resmen özür dileseydi ASALA terörü olmazdı" Milyonlarca insanın hayatına mal olan Nazi Almanyası ile Türkiye'yi aynı kefeye koymak nasıl bir akıldır izaha muhtaç... Ancak bu hinoğluhin benzetmede çok ince bir detay var: Doğrusu şu ki Türkiye'de de Nürnberg benzeri mahkemeler kurulmuştu. Ne zaman biliyor musunuz? İstanbul İngiliz işgali altında iken.... Divan-ı Harb-i Örfî mahkemelerinde, İngilizlerin dayatması ve baskısı ile pek çok subay ve devlet görevlisi Ermenilerin intikamı adına ölüm cezasına çarptırıldı, bu cezaların bazıları hızlıca infaz edildi. Rastlantıya bakın ki Selim Kuneralp'in dedesi Artin Kemal, o zamanlar çıkardığı Sabah gazetesinde Ermenilere arka çıkıyor, vatanperver Türk subaylarının idam edilmesini elleri patlayıncaya dek alkışlıyordu! Divan-ı Harb-i Örfî'nin idam kararları ile ilgili gazetenin attığı manşetlerden biri şuydu: İdam, İdam, İdam Bugün de Kuneralp, Ermenilerin Müslüman ahaliye yaptığı "delilli, ispatlı, tanıklı" soykırımdan hiç söz etmiyor. Ancak öte yanda Ermeni soykırımı iftirasını tartışılmaz bir ön kabul olarak alıyor, "Ermeni teröristleri teskin etmek için Almanya gibi davranmalıydık" diyor! Tıpkı dedesi Artin Kemal gibi... Evet, Kuneralp'in Ermeni terörü konusunda 100 yıl sonra dedesi ile aynı çizgide buluşması gerçekten ibretlik. Ya da belki de hep aynı çizgide idi ama bunu bilmemiz mümkün değil... Aynı konuşmada söylediği “40 yıl bu işin içindeydim, dünya da herkes Ermeni soykırımını kabul ediyor” sözleri, dedesi gibi ihanetin değilse başka bir şeylerin itirafı olarak kabul edilebilir. Mister Kuneralp gibi bir isim için bu kadar vakit harcadığımıza değer mi? Konu Kuneralp’in şahsı olsa gerçekten değmez derdim. Ancak o, Türkiye’deki Batıcıları temsil eden tipik bir örnek. 187 yıllık iktidarın konforu ile konuşan bu tiplere dair yazmaya devam edeceğiz. Gaffar Yakınca / Haber 7
Dedesinin torunu
Libya ile yaptığımız deniz yetki alanları anlaşmasına tepkili olanlar var: Yunanistan, Avrupa Birliği, Kıbrıslı Rumlar ve İsrail.... Bir de içimizdekiler... Malumunuz bunlardan birini, eski büyükelçi Selim...
Bu hikâyeyi paylaş.


Okuyucu yorumları (0)
Yükleniyor…