Piyasalarda panik yaratan bu geri çekilmenin arkasında ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikası beklentileri, güçlenen dolar ve nakit ihtiyacından doğan likidite endişeleri yatıyor. Ons altın, yatırımcılar için büyük bir psikolojik sınır olan 4 bin dolar desteğini kırarak 3 bin 992 dolara kadar geriledi. Altın piyasası haziran ayından bu yana en sert satış dalgasıyla boğuşurken, haftalık değer kaybı yüzde 4'ü aşmış durumda. ABD'nin 10 yıllık Hazine tahvili getirilerinin yüzde 5'in altına gerilemesi bile altındaki kan kaybını durdurmaya şimdilik yetmedi. Kritik destek seviyelerinde kıyasıya mücadele Saxo Bank Emtia Stratejisi Başkanı Ole Hansen, şu sıralar piyasada kısa vadeli fırsat arayan yatırımcılar ile uzun vadeli altın alıcıları arasında ciddi bir çekişme yaşandığına dikkat çekiyor. Hansen'e göre altının temel hikayesinde ve talebinde bir bozulma yok ancak teknik veriler satışları hızlandırıyor. Özellikle ons altında 4 bin 65 seviyesinin kırılmasıyla birlikte yatırımcıların "zarar durdur" emirleri otomatik olarak devreye girdi ve bu da düşüşü daha da derinleştirdi. Hansen, şu an için en kritik dönemeç olarak ons tarafında 3 bin 970 dolar seviyesini işaret ediyor. Bu seviyenin altına inilmemesinin önemli olduğunu belirten Hansen, piyasadaki panik satışlarının ilerleyen günlerde tam tersi bir etki sağlayacak çok sert bir toparlanmaya da zemin hazırlayabileceğini öngörüyor. Uzmanlardan toparlanma sinyali ve Fed uyarısı Birçok yatırımcı daha derin bir çöküşten korksa da BCA Research Baş Emtia Stratejisti Roukaya Ibrahim bu konuda daha iyimser bir tablo çiziyor. Ibrahim'e göre yaşanan bu son dalga, daha büyük bir çöküşün habercisi olmak zorunda değil. Altının ekonomik baskılara rağmen sağlam durduğunu belirten uzman, teknik göstergelerin artık altının "aşırı satıldığını" ve fiyatın çok ucuzladığını gösterdiğini vurguluyor. Geçtiğimiz temmuz ayında da benzer bir tablonun yaşandığını ve ardından güçlü bir yükseliş geldiğini hatırlatan Ibrahim, yine de güçlü dolar nedeniyle devasa bir yükselişten ziyade fiyatların bir süre yatay seyredebileceği konusunda vatandaşları uyarıyor. Britannia Global Markets Metal Piyasaları Başkanı Neil Welsh de bu düşüşün altının uzun vadeli güvenli liman olma özelliğini kaybettirmediğini belirtiyor. Olası bir borsa krizinde insanların nakde sıkışıp altın satabileceğini söyleyen Welsh, öte yandan merkez bankalarının tonlarca altın almaya devam etmesinin fiyatların tamamen çökmesini engelleyecek en büyük kalkan olduğunu ifade ediyor. Fed faizleri ve Orta Doğu gerilimi yönü belirleyecek U.S. Bank Wealth Management Kıdemli Yatırım Stratejisti Rob Haworth ise altının kaderinin büyük ölçüde Fed'in elinde olduğunu belirtiyor. Enflasyonu düşürmeye kararlı olan Fed'in doları güçlü tutmaya devam edeceğini söyleyen Haworth, aralık ve mart aylarında yapılabilecek olası ölçülü faiz artırımlarının altının yükseliş hızını kesebileceğine dikkat çekiyor. İşin bir de küresel siyaset boyutu var. XS.com İş Geliştirme Başkanı Simon-Peter Massabni'ye göre Orta Doğu'daki çatışmalar enerji fiyatlarını, dolayısıyla da enflasyonu yukarı itiyor. Bu durum da yatırımcıyı nakitte kalmaya zorluyor. Ayrıca Asya ülkelerinde yerel para birimlerinin dolar karşısında erimesi, o ülkelerdeki vatandaşlar için altını çok pahalı hale getirdiği için talebi sınırlıyor. Yükselişin başlaması için aşılması gereken o eşik Tüm bu karmaşık tabloya rağmen altının yıl sonuna doğru yeniden eski parlak günlerine dönmesi bekleniyor. Ole Hansen, yatırımcıların rahat bir nefes alması ve "düşüş bitti" diyebilmesi için ons altının mutlaka 4 bin 230 doların üzerine çıkması gerektiğini belirtiyor. Kalıcı ve güçlü bir yükselişin ise kasım ayı sonunda vadeli işlemlerin bitmesiyle netleşmesi bekleniyor. Jeopolitik gerilimler, savaş riskleri ve merkez bankalarının dinmeyen iştahı hesaba katıldığında, altının yıl sonuna doğru kayıplarını telafi ederek yatırımcısının yüzünü güldürme ihtimali hala masada duruyor.