İtalya’daki bir mağarada bulunan 7.500 yıllık kamp, tarımdan hemen önce Trieste Karstı’nda yaşayan avcı-toplayıcılara ışık tutuyor. Mağarada bulunan boynuz aleti. C: Università Ca’ Foscari Venezia Yaklaşık 7.500 yıl önce avcı-toplayıcılar, İtalya’nın kuzeydoğusundaki Trieste Karstı’nın yukarısındaki tepelerde bulunan bir mağarada yaşıyordu. Taş aletler yapıyor, deniz kabuğu ve dişten kolye uçları takıyor ve mağaranın içindeki bir ocağın çevresinde toplanıyorlardı. Günümüzde Tina Jama’da yürütülen kazılar, bu insanların yaşamlarının bazı yönlerini yeniden gün ışığına çıkarıyor. Mağara, Slovenya sınırına yakın, Volnik olarak da bilinen Lanaro Dağı’nın yakınlarında bulunuyor. Araştırmacılar, dört arazi sezonu boyunca mağaranın tortullarını kazdı. Son çalışmalarda, bölgedeki ilk çiftçi gruplarla ilişkili kalıntıların hemen altında yer alan, Geç Mezolitik döneme tarihlenen bir tabakaya ulaşıldı. Böylesine iyi korunmuş bir katman bulmak, Karst bölgesi ve yakınlardaki İstria için alışılmadık bir durum. Pek çok alanda doğal tahribat ya da sonraki insan faaliyetleri eski kalıntıları bozmuş durumda. Tina Jama ise tarım ve hayvancılık toplulukların besin elde etme biçimlerini değiştirmeden önce burada yaşamış insanlara dair zengin bir kayıt barındırıyor. (İlgili: Mezolitik Dönemde İnsan Kemikleri Takı Olarak Kullanılıyordu) Aletler, gündelik yaşama ilişkin en açık kanıtlardan bazılarını sunuyor. Arkeologlar, yamuk biçimli ok uçlarının parçaları ve bunların yapımından geriye kalan artıklar da dahil olmak üzere küçük taş parçaları buldu. Kemik uçların yanı sıra hem deniz hem de tatlı su kabuklarından yapılmış süs eşyaları da bulundu. Bu iki farklı kabuk türü, insanların farklı su ortamlarıyla bağlantıları olduğunu gösteriyor. Daha kişisel nesneler arasında, muhtemelen kolye olarak takılan ve delinmiş kızıl geyik dişleri de bulunuyor. Bu dişlerden birinde hâlâ aşı boyası izleri var. Aynı mineral mağaranın başka bölümlerinde de ortaya çıktı. Bunların arasında çakmaktaşı aletlerin üzerinde korunmuş yapıştırıcı kalıntılarının yakınındaki izler de bulunuyor. Bir çocuğa ait diş de keşfedilen buluntular arasındaydı. Bu diş üzerinde yapılacak daha ileri incelemeler, araştırmacıların bölgede yaşayan insanlar hakkındaki bilgilerini artırabilir. Kızıl geyik boynuzları, koleksiyondaki en sıra dışı nesnelerden bazılarını oluşturuyor. Bunlardan biri, deliği tamamlanmamış büyük bir balta. Benzer aletler Orta ve Kuzey Avrupa’da biliniyor fakat İtalya’da bunlara yakın örneklere nadiren rastlanıyor. Mağarada bulunan Mezolitik Dönem’e ait çocuk dişi. C: Università Ca’ Foscari Venezia Yakınlarda bulunan başka bir boynuz parçasını açıklamak daha zor. Yaklaşık 11 cm uzunluğundaki nesnenin yan tarafına açılmış bir delik ve merkezinden boydan boya geçen başka bir delik bulunuyor. Araştırmacılar, bu nesnenin ok saplarını düzleştirmek için kullanılmış olabileceğini düşünüyor. Şimdilik nesnenin kesin kullanım amacı araştırılmaya devam ediyor. Ekip ayrıca insanların mağarayı yaşam alanı olarak nasıl kullandıklarına ilişkin kanıtlar da buldu. Korunaklı bir bölümde bir ocak bulunurken taşlar ve büyük bloklar girişin yakınında bir yapı oluşturuyordu. Bu özellikler bir arada değerlendirildiğinde, buranın belirgin bir düzeni olmayan bir alan yerine merkezinde bir ateş bulunan, belirli bir düzene göre kurulmuş bir kamp olduğu anlaşılıyor. Bölgenin tarihleri bu arkeolojik alanı özellikle önemli kılıyor. İlk Neolitik topluluklar yaklaşık 7.500 yıl önce Dalmaçya ve İstria kıyıları boyunca ilerleyerek Trieste Karstı’na ulaştı. Bu geliş, çiftçi topluluklarının güney İstria’ya ulaşmasından birkaç yüzyıl sonra gerçekleşti. Yerel avcı-toplayıcılar bu değişim dönemini yaşadı fakat arkeologlar onların yaşamlarına ilişkin çok az sayıda açık kanıt bulabildi. Tina Jama’dan çıkarılan hayvan kemikleri iyi korunmuş durumda. Bu da araştırmacılara insanların hangi yiyecekleri tükettiğini ve hangi hayvanlardan yararlandığını inceleme fırsatı sunuyor. Ekip, hayvancılığın bölgeye yayılması sırasında avcılık ve besin kullanımında meydana gelen değişimleri belirlemek amacıyla bu kalıntıları inceliyor. Mağaranın tabakaları, aletleri ve kamp düzenine ilişkin özellikleri, tarımın yayılmaya başladığı dönemde kuzey Adriyatik bölgesinde yaşayan insanları incelemek için nadir bir fırsat sunuyor. Buluntular üzerinde yapılacak ileri çalışmalar, bu geçiş döneminin tarihindeki bilgi eksikliklerinin giderilmesine yardımcı olacak. Università Ca’Foscari Venezia. 7 Ekim 2026.