Tam Boyutta Gör Yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik çalışmalar, bu kez okyanus tabanındaki jeotermal kaynaklara yöneldi. ABD merkezli girişim Endurance Energy , eylül ayında gerçekleştirdiği deniz altı jeotermal enerji santrali ile enerji üretmeyi başardı. Bu, türünün şimdiye kadarki ilk ve tek örneği konumunda. Pasifik Okyanusu'nun kuzeydoğusunda bulunan aktif Axial Seamount deniz altı yanardağının yakınındaki test, yaklaşık üç hafta sürdü . Yüzlerce GW potansiyele sahip olan teknoloji, petrol endüstrisini sarsabilir. Okyanus tabanında jeotermal enerji dönemi Şirketin geliştirdiği ve Adelie adı verilen prototip santral yaklaşık 3 ton ağırlığında ve 100 kilovat nominal üretim kapasitesine sahip. Sistem, deniz tabanından çıkan yüksek sıcaklıktaki hidrotermal sıvıyı kullanarak türbini döndürmeyi ve elektrik jeneratörünü çalıştırmayı amaçlıyor. Şirkete göre okyanusun derinlikleri bu tür sistemlere iki önemli avantaj sunuyor. Soğutma için sürekli olarak soğuk deniz suyuna erişilebilmesi ve suyun ağırlığının sistem ile kuyudaki basıncı desteklemesi. Bu sayede santrallerin daha kompakt tasarlanmasına imkan tanınıyor. Bununla birlikte deniz tabanında jeotermal enerji üretimi, karadaki tesislerden farklı mühendislik sorunları barındırıyor. Derin denizde sondaj yapmak, ekipmanları yerleştirmek ve bakım çalışmalarını yürütmek daha maliyetli olabiliyor 1.524 metre derinlikte sondaj yapıldı Testin ilk aşamasında, Stabbert Maritime tarafından işletilen Ocean Guardian araştırma gemisinden deniz tabanına özel bir sondaj aracı indirildi. Ekip, yaklaşık 1.524 metre derinlikte iki ayrı kuyu açtı. Açılan iki kuyudan da yaklaşık 260 derece sıcaklığında hidrotermal sıvı çıkışı gözlemlendi. Ekip, ikinci kuyuyu muhafaza borusuyla kapladı, çimentoladı ve kuyuya akışı kontrol etmek için bir vana yerleştirdi. Ardından 100 kilovatlık Adelie santrali kuyuya bağlanmak üzere deniz tabanına indirildi. Bu işlemde Kanada'nın uzaktan kumandalı su altı aracı ROPOS'tan yararlanıldı. Santral ayrıca ABD’deki bir kontrol merkezine bağlandı. Bunun için bilimsel sensörlere elektrik ve veri bağlantısı sağlayan Regional Cabled Array adlı deniz altı ağı kullanıldı. Ancak ilk kuyunun üretim kapasitesi, santrali çalıştırmak için yeterli hidrotermal sıvı sağlayamadı. Kuyunun deniz tabanının yalnızca 16 metre altına ulaşması ve çapının yaklaşık 5 santimetre olması akış miktarını sınırladı. Karadaki petrol, doğal gaz ve jeotermal kuyularında kullanılan muhafaza borularının çapı ise genellikle 51 ila 91 santimetre arasında değişiyor. Ancak bu testin esas amacı sondaj kuyusundan elektrik üretmek değildi. Amaç, sondaj yapma, muhafaza borusu yerleştirme, çimentolama ve kuyuyu kapatma işlemlerinin uygulanabilirliğini göstermekti. Endurance Energy'nin mevcut sondaj aracı yaklaşık 80 metre derinliğe kadar kuyu açabiliyor. Bu da ilk testte kullanılan kuyunun derinliğinin beş katına karşılık geliyor. 8,7 saniye boyunca kendi tüketiminden fazla elektrik üretti Tam Boyutta Gör İlk kuyudaki yetersiz akışın ardından ekip, Adelie santralini yakınlardaki doğal hidrotermal bacaya taşıdı. Bu noktada deniz tabanından yaklaşık 281 derece sıcaklığında sıvı çıkışı zaten gerçekleşiyordu. Santral, 27 Eylül'de burada çalıştırıldı. Yaklaşık yarım dakika süren denemede türbinin dönüş hızı dakikada 26.000 devire ulaştı ve jeneratör toplam 60 watt-saat elektrik üretti. Daha önemlisi sistem, yaklaşık 8,7 saniye boyunca tükettiğinden daha fazla elektrik üretmeyi başardı. Bu süre içinde medyan net güç yaklaşık 2 kilovat olarak ölçülürken anlık net güç 16,5 kilovata kadar çıktı. Böylece sistem, kendi pompalarını, kontrol birimlerini ve diğer bileşenlerini çalıştırmak için harcadığı enerjiyi aşarak net elektrik üretimi gerçekleştirdi. Yeni test 2026-2027 kışında yapılacak Tam Boyutta Gör Endurance Energy, doğal hidrotermal bacanın üzerine yerleştirilen santralin yalnızca araştırma ve teknoloji gösterimi amacı taşıdığını vurguluyor. Şirketin ticari sistemlerde temel yaklaşımı, deniz tabanında açılan kuyulardan sıcak sıvı elde etmek olacak. Girişim, 2026-2027 kış döneminde yeni bir test gerçekleştirmeyi planlıyor. Bu denemede yenilenmiş ve geliştirilmiş Adelie prototipi kullanılacak. Penguen isimlerinden oluşan adlandırma yaklaşımı kapsamında sistemin adı Gentoo olarak değiştirilecek . Yeni sürümün daha yüksek güç üretimini daha uzun süre sürdürebilmesi amaçlanıyor. 2027’de ticari tesis kurulacak Şirket aynı zamanda ticari kullanım için 2 megavat kapasiteli daha büyük bir jeneratör geliştiriyor. İlk ticari uygulamanın 2027 yılında Güney Pasifik'teki Tonga Krallığı'nda gerçekleştirilmesi planlanıyor. Polinezya'da bulunan ada ülkesi Tonga, elektrik şebekesinde büyük ölçüde ithal dizel yakıt kullanıyor. Fosil yakıt fiyatlarındaki artış, ülkenin enerji maliyetlerini de yükseltiyor. Endurance Energy, Tonga açıklarında kurulacak ilk ticari projede her biri 2 megavat kapasiteli altı adede kadar jeneratör kullanmayı planlıyor. Her bir ünitenin yaklaşık bir nakliye konteyneri boyutunda olması öngörülüyor. Bu tasarım sayesinde yüksek kapasiteli bir enerji projesinin deniz tabanında görece küçük bir fiziksel alan kaplaması hedefleniyor. Altı jeneratörün tamamının kurulması durumunda toplam kurulu güç 12 megavata ulaşabilecek. 6 terevatlık potansiyel bulunuyor Tam Boyutta Gör Şirketin uzun vadeli hedefleri Tonga ile sınırlı kalmıyor. Endurance Energy, deniz altı jeotermal kaynaklarının bulunduğu ve enerji arzını çeşitlendirmek isteyen pazarlara ulaşmayı amaçlıyor. Şirket, ABD'nin Pasifik Kuzeybatısı ve Alaska bölgelerinin yanı sıra Japonya ve Tayvan'ı da potansiyel pazarlar arasında gösteriyor. Ancak denizler altındaki jeolojik faaliyetler ve haliyle bu teknolojinin kullanılabileceği yerler çok daha geniş bir alana yayılıyor. Jeolojik faaliyetler nedeniyle Dünya üzerindeki bazı bölgelerde tektonik plakalar sürekli olarak hareket ediyor. Bu hareketlilik, sıcak magmanın yüzeye daha yakın noktalara ulaşmasına neden oluyor. Pasifik Okyanusu'nu çevreleyen ve "ateş çemberi" olarak adlandırılan jeolojik kuşak, bu açıdan dikkat çekici bir potansiyel barındırıyor. Şirketin değerlendirdiği sahaların bir kısmı kıyıdan yaklaşık 50 ila 80 kilometre uzaklıkta yer alırken bazıları kıyıdan yüzlerce kilometre açıkta bulunuyor. Endurance Energy'nin hesaplamalarına göre, Ateş Çemberi çevresindeki deniz altı jeotermal kaynaklarının yalnızca küçük bir bölümünün değerlendirilmesi bile küresel ölçekte ciddi bir üretim kapasitesi yaratabilir. Önümüzdeki 5 ila 10 yıl içinde yaklaşık 6 teravat düzeyinde jeoterma l kapasitenin geliştirilebileceğini öngörüyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, dünyanın tüm enerji kaynaklarından yaptığı ortalama tüketim 20 teravat seviyesinde bulunuyor. Kaynakça https://www.enduranceenergy.com/press/adelie https://arstechnica.com/science/2026/10/startup-taps-underwater-volcano-as-energy-source-in-proof-point-test/ Anasayfa Popüler Bilim Enerji Haberleri Deniz altındaki yanardağ elektrik üretti: Petrol çağının sonu Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin:
Deniz altındaki yanardağ elektrik üretti: Petrol çağının sonu
Tam Boyutta Gör Yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik çalışmalar, bu kez okyanus...
Bu hikâyeyi paylaş.


Okuyucu yorumları (0)
Yükleniyor…