EMRE BOL - REZİLLİK! Karşılaşmanın ilk yarısı Rus Ruleti gibiydi! Orta sahaların oyundan düştüğü, inanılmaz pas hatalarının yapıldığı, topun bir o kalede, bir bu kalede olduğu bir maç seyrettik. Hem Fenerbahçe'nin hem de Göztepe takımının karşılıklı pozisyonları vardı. Ama silah 45+1'de Göztepe'nin elinde patladı. Sarı-lacivertliler geriden oyun kurmayı seven bir takım. Ancak Göztepe presli oynayıp ön alan baskısı yapınca uzun oynamak durumunda kaldılar. Yine Ederson'un yıldızlaştığı bir maça şahit olduk. İnanılmaz toplar çıkardı. Ama yapılan hatalara o da dayanamadı. Kerem Aktürkoğlu mevzusu can sıkıcı bir hal almaya başladı. Tribünlere el kol hareketi yapıyor, ardından taraftar ıslıklamaya başlıyor. Bana sorarsanız ikisi de yanlış. Ama Kerem'in yaptığı facia! Ya kardeşim biz senin bozuk psikolojinle mi uğraşacağız? Ya git ya da efendice topunu oyna. Yeter artık! 3 maçlık periyodu Kuyt'a bırakmak yönetimin büyük hatasıydı. Büyük kulüplerin her daim B planı olmalı. Bu kaybedilen puanlar direk yönetime yazar. 3 maç sonra hem lige hem Şampiyonlar Ligine bay bay derseniz, o koltukta oturamazsanız. Maç gidiyor, Oppong çıkıyor, Yiğit Efe giriyor. Allah aşkına biri bana bu değişikliği açıklasın. Skriniar'ı çıkarsan bir nebze anlarım. Vallahi kulüpte herkes kafayı yemiş durumda! MUSTAFA ÇULCU - HAKEMLİK MAÇ DEĞİL Fenerbahçe'de oyuncuların arasındaki mesafe inanılmaz uzun. Her iki takım da orta alanda herhangi bir engele takılmadan rakip kaleye çok kolay gitti. Gardları düşük iki boksör gibilerdi. Sağlam yumruğu atan maçı kazanacaktı. İlk yumruk Fenerbahçe'den geldi ama maçı nakavt ile Göztepe kazandı. Her iki takımda top kayıpları yaptı ama Fenerbahçe için bedeli ağır oldu. Lukaku istekliydi, derine geldi top aldı, kanatlara açtı, kaleye sırtı dönük iyi pas dağıtımı yaptı. Yüksek iştahla oynayan Oğuz Aydın takımı dikine taşıyan en etkili oyuncuydu. Kerem koşuyor, basıyor, top kazanıyor, top taşıyor... Olması gereken yerde arı gibi ama vız vız vız kovanda bal yok. Fenerbahçe topa daha çok sahip olan taraftı lakin, güçlü oyunu oynayan Göztepe'ydi... Fenerbahçe, Skriniar ve Kerem ile iki eksik oynuyor. Buna rağmen bıçak sırtı giden maçı, son haftaların formda takımı, sabır ve akıl dolu oyuyla kazanmayı bildi. Oğuzhan Çakır doğru verdiği ilk faul ve ilk sarı kart ile oyuna iyi başladı. Ancak 11'de Miroshi'ye kontrolsüz hareketinde Semedo'ya sarı göstermeliydi, göstermedi! 24'de Oppong-Akonnor pozisyonunda penaltı yok. Devam kararı doğru... 45+2'de Juan'ı tutarak umut vaat eden atağı kestiği için Semedo'ya sarı gösterdi. Pozisyon yoruma açık. Birileri bariz gol şansı kırmızı diyebilir, bir başkası kaleye mesafe var, yanda Skriniar var, yetişebilir sarı yeterli der. Yani yüzde yüz bariz gol şansı yok. Sarı doğru. VAR da böyle düşündü, karışmadı. Hakem üzerinden okunacak bir maç değildi. Hakem geliştikçe daha da iyi olacak. Maçtan sorunsuz çıktı. Yalan değil, bu takımın geçen haftaki travmayı bu maçta atlatacağı düşünmüştüm. Taşlı yokuşlardan çıkmanın mesaisine başlamak istediklerini falan zannetmiştim. Aslında ilk yarı her şeyi belli etti. Çağdaş futbol motifleri içeren görüntüler, geniş açılımlar, ruh sükuneti ve güvenli duruşun tüm halleri. Oyunu genişletmek, dönen topları saldırı hamlesine dönüştürmek sadece Göztepe'deydi. Her şeye rağmen ilk yarının son dakikalarında gelen golün arkası nasıl gelsin. Bir takımın en iyi oyuncusu 4 net pozisyon kurtaran kaleci Ederson'sa anlayın meseleyi. Aşklar da savaşmadan kazanılmaz maçlar da. Saha içindeki şifresi çözülen bir takımda futbolcuların dizlerinin bağı çözülüyorsa, futbolsuz sofralarda kayıplara bağdaş kurmanın sonu gelmez. Getirsinler! İsmail Kartal'ın suç ortağı olmayı örtbas eden Kuyt'ı getirsinler. "Bizim çocuklar" diye yeni birini bulup getirsinler. Ama önce futbolcuların aklını başına getirsinler. Çünkü bu kadar kolay yenilen bir takımın aklı da başında değildir aşkı da. Unutulmasın ki maçlar artistik puanlarla kazanılmıyor! Yürek istiyor yürek. O yüzden vicdanı olan, zerre kadar futboldan anlayan kim varsa, bu yüreksizler için cümleleri mertçe kursun. Onlara da bir notum var. "Bugün yazmadığını sezon sonunda okursun!" Yarından tezi yok, takıma ağırlık yapanların adına sanına bakılmadan cesur kararlar alınmalı. Biz buna "uyarı mektubu" diyoruz. Diyoruz da kime diyoruz! Onu hala bilmiyoruz! Oğuz Aydın Lukaku Yiğit Efe Kerem Aktürkoğlu Ederson mustafa çulcu Trendyol Süper Lig FB spor haberleri Oppong Fenerbahçe Fotomaç gazetesi Göztepe ÖNCEKİ HABER Kuyt: Hayal kırıklığı yaşıyoruz!
Spor yazarlarından Fenrbahçeli yıldıza sert eleştiri!
Trendyol Süper Lig'de heyecan 10. hafta karşılaşmalarıyla devam ederken Fenerbahçe, sahasında Göztepe'ye 2-1 mağlup oldu. Öne geçtiği maçta rakibinin geri dönüşüne engel olamayan sarı-lacivertli ekip, haftayı puan kaybıyla kapattı ve 16 puanda kaldı. Fotomaç Gazetesi yazarları, Fenerbahçe-Göztepe maçının ardından yaşananları ve mücadeledeki kritik anları kaleme aldı. İşte o yazılar… FB Spor haberleri
Bu hikâyeyi paylaş.


Okuyucu yorumları (0)
Yükleniyor…