Kayseri’deki Kültepe’de, 1948’den bu yana süren kazıların ilk mozaikli yapısı ve dört Hellenistik dönem kültür tabakası ortaya çıkarıldı. C: Kültür ve Turizm Bakanlığı Kayseri’deki Kültepe-Kaniş’te, 1948’den bu yana süren kazılarda ilk kez mozaik döşemeli bir yapı ortaya çıkarıldı. Hellenistik döneme ait yapıyla birlikte üst üste dört kültür tabakası da tespit edildi. Tüm bunlar, Tunç Çağı’ndaki parlak geçmişiyle tanınan kentin daha az bilinen bir dönemine ışık tutuyor. Kayseri’nin Kocasinan ilçesindeki Kültepe’de bu yıl sürdürülen kazılarda, 2.000 yılı aşkın bir geçmişe sahip mozaik döşemeli bir yapı gün ışığına çıkarıldı. Keşif, alanda 1948’de başlayan sistematik kazılar boyunca bulunan ilk mozaik olma özelliği taşıyor. (İlgili: Kültepe’de Tunç Çağına ait Büyük Bir Heykelcik Bulundu) Buluntu, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ankara Üniversitesi ve Güney Kore Ulusal Kültürel Miras Araştırma Enstitüsü’nün Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu başkanlığında yürüttüğü ortak kazı projesinin ikinci sezonunda ortaya çıktı. Türk ve Koreli araştırmacılar, iki ülke arasında imzalanan bir kültürel miras iş birliği anlaşması çerçevesinde 2025’ten bu yana alanda birlikte çalışıyor. C: Kültür ve Turizm Bakanlığı Nehir Çakıllarından Bir Döşeme Mozaik, Kültepe’nin yukarı şehrinde yer alan Warsama Sarayı’nın doğusunda bulundu. Günümüze ulaşan bölüm her bir kenarı yaklaşık 1,6 metre olan bir alanı kaplıyor. Yapının çevresinde bulunan başka parçalar ise mozaiğin özgün hâlinde çok daha geniş bir alana yayıldığını düşündürüyor. Kazı ekibi, döşemenin nasıl yapıldığını da belirledi. Ustalar önce zemini düzlemiş, ardından kırma taş ve ince topraktan bir alt katman hazırlamış, en üste ise küçük nehir çakıllarından oluşan bir katman yerleştirmişti. Döşemede seramik parçaları, kireç ve başka malzemeler de kullanılmıştı. C: Kültür ve Turizm Bakanlığı Dört Hellenistik Kültür Katı Kazılarda mozaikle birlikte, MÖ 323 ile 30 yılları arasını kapsayan Hellenistik döneme ait, üst üste gelen dört kültür tabakası da ortaya çıkarıldı. Bu tabakalar, yerleşimin mimarisinin ve mekân kullanımının bu dönem boyunca nasıl değiştiğini izlemeye olanak tanıyan bir dizi kanıt sunuyor. Ekip, her tabakadan elde edilen buluntuları ve mimari kalıntıları karşılaştırarak Kültepe’nin Hellenistik dönemine ait daha ayrıntılı bir kronoloji oluşturmayı amaçlıyor. Kültepe üzerine yapılan araştırmalar bugüne kadar büyük ölçüde kentin Tunç Çağı’ndaki tarihine yoğunlaşmıştı. Bu yüzden yeni bulgular, yerleşimin sonraki dönemlerine dair önemli bir boşluğu doldurabilir. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, mozaiğin ve dört kültür tabakasının Anadolu’nun en köklü yerleşimlerinden birinin az bilinen bir dönemine ışık tutacağını belirterek buluntuları Türkiye ile Güney Kore arasındaki bilimsel ve kültürel iş birliğinin değerli bir sonucu olarak nitelendiriyor. C: Kültür ve Turizm Bakanlığı Anadolu’nun İlk Ticaret Merkezlerinden Biri MÖ 3. binyıldan Roma dönemine kadar iskân edilen Kültepe-Kaniş, eski Anadolu’nun önemli siyasi, ekonomik ve kültürel merkezlerinden biriydi. Hitit İmparatorluğu’nun yükselişinden önce Neša olarak da bilinen Kaniş Krallığı’nın başkentiydi ve Hitit kültürünün ortaya çıkışıyla ilişkilendirilen başlıca merkezlerden biri olarak kabul ediliyor. Kentin yukarı şehrinde saraylar ve tapınaklar yer alırken, aşağı şehirde tüccarların hem ticaret yaptığı hem de yaşadığı bir ticaret mahallesi, yani karum bulunuyordu. Kültepe, en çok Eski Asurlu ve Anadolulu tüccarların faaliyetlerini kayıt altına alan yaklaşık 23.500 çivi yazılı kil tabletiyle tanınıyor. Bu tabletler, UNESCO’nun uluslararası önemdeki belgesel mirası tanıyan Dünya Belleği Programı’na kayıtlı. Kültepe 2014’te UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alındı. Ancak alanın bugüne kadar yalnızca yüzde 5 kadarı kazıldı. Araştırmacılar, yeni tespit edilen Hellenistik katmanların incelenmesinin ardından, Kaniş Krallığı’ndan Hitit dönemine uzanan kalıntıları barındıran daha derin katmanlara inmeyi planlıyor.