21.10.2026 - 12:11 Son Güncelleme 21.10.2026 - 12:11 Sonbahar ve kış aylarında çocuklarda sık görülen burun tıkanıklığı, çoğu zaman soğuk algınlığı ve üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla ilişkilendiriliyor. Ancak şikâyetin haftalarca sürmesi, kısa aralıklarla tekrarlaması veya çocuğun gece uykusunu etkilemesi farklı sorunlara işaret edebiliyor. Özellikle ağız açık uyuma, horlama, sürekli burun akıntısı ve burundan rahat nefes alamama gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerekiyor. Çocuklarda burun tıkanıklığı özellikle sonbahar ve kış dönemlerinde sık karşılaşılan sorunlardan biri. Çoğu vakada soğuk algınlığı veya üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla birlikte ortaya çıkan tıkanıklık, bazı çocuklarda uzun süre devam edebiliyor ya da kısa aralıklarla yeniden başlayabiliyor. Burun tıkanıklığına geceleri ağız açık uyuma, horlama, burundan nefes almakta zorlanma, burun akıntısı ve uyku kalitesinin bozulması eşlik ediyorsa altta yatan farklı nedenlerin araştırılması önem taşıyor. Burun, solunan havanın filtrelenmesi, nemlendirilmesi ve uygun sıcaklığa getirilmesinde önemli görev üstleniyor. Burundan yeterince nefes alamayan çocuklar ise özellikle uyku sırasında ağızdan nefes almaya başlayabiliyor. Burun tıkanıklığının nedeni çocuğun yaşına, şikâyetin ne kadar sürdüğüne, tıkanıklığın tek ya da iki taraflı olup olmadığına ve eşlik eden diğer belirtilere göre değişebiliyor. Bu nedenle uzun süren şikâyetlerde doğru tanının belirlenmesi tedavinin de temelini oluşturuyor. GENİZ ETİ BÜYÜMESİNE DİKKAT Çocuklarda uzun süren burun tıkanıklığının önemli nedenlerinden biri geniz eti büyümesi. Burun boşluğunun arka bölümünde bulunan ve bağışıklık sisteminde görev alan geniz eti dokusu, bazı çocuklarda normalden fazla büyüyerek hava yolunu daraltabiliyor. Geniz eti büyümesi bulunan çocuklarda sürekli burun tıkanıklığı, ağızdan nefes alma, horlama ve konuşma sesinde değişiklik görülebiliyor. Özellikle geceleri ağzı açık uyuyan ve sık horlayan çocuklarda bu ihtimalin değerlendirilmesi gerekiyor. Geniz eti büyümesi yalnızca nefes almayı da etkilemiyor. Orta kulağın havalanmasında görev alan östaki tüpünün çalışması bozulabileceği için bazı çocuklarda kulakta sıvı birikmesi ve işitme sorunları ortaya çıkabiliyor. Tanıda çocuğun şikâyetleri değerlendirilirken gerektiğinde endoskopik incelemeye başvurulabiliyor. Tedavi ise çocuğun yaşı, geniz etinin büyüklüğü ve oluşturduğu problemlere göre belirleniyor. Hafif vakalarda takip yeterli olabilirken, belirgin hava yolu tıkanıklığı veya uyku apnesi bulunan bazı çocuklarda cerrahi seçenek gündeme gelebiliyor. ALERJİ DE UZUN SÜRELİ TIKANIKLIĞA NEDEN OLABİLİYOR Alerjik rinit de çocuklarda uzun süren burun tıkanıklığının yaygın nedenleri arasında yer alıyor. Polen, ev tozu akarları veya hayvan kaynaklı alerjenlere karşı bağışıklık sisteminin verdiği tepki, burun içerisindeki dokularda iltihabi değişikliklere yol açabiliyor. Burun tıkanıklığına hapşırma, burun kaşıntısı ve berrak akıntı eşlik edebiliyor. Bazı çocuklarda gözlerde kaşıntı ve sulanma da görülebiliyor. Alerjik rinit yılın belirli dönemlerinde ortaya çıkabileceği gibi yıl boyunca da sürebiliyor. Özellikle ev tozu akarları gibi sürekli karşılaşılan alerjenler, belirtilerin uzun süre devam etmesine neden olabiliyor. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Deniz Özlem Topdağ, çocuklarda geçmeyen burun tıkanıklığının yalnızca mevsimsel enfeksiyonlarla açıklanmaması gerektiğini belirterek geniz eti büyümesi, alerjik rinit, kronik rinosinüzit, burun içerisindeki yapısal problemler ve yabancı cisimlerin de değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Aileler alerjik rinite bağlı belirtileri zaman zaman tekrarlayan soğuk algınlığıyla karıştırabiliyor. Ancak yakınmaların belirli mevsimlerde veya ortamlarda artması, ateşin çoğunlukla görülmemesi ve kaşıntının ön planda olması ayırıcı belirtiler arasında bulunuyor. Tedavide alerjenlerle temasın azaltılması ve çocuğun yaşına uygun ilaçların kullanılması değerlendirilebiliyor. Ancak özellikle burun açıcı spreylerin kontrolsüz ve uzun süre kullanılması önerilmiyor. Bazı dekonjestan spreylerin gereğinden fazla kullanılması burun tıkanıklığını daha da artırabiliyor. KRONİK RİNOSİNÜZİT DE NEDEN OLABİLİR Uzun süre devam eden burun tıkanıklığının arkasında kronik rinosinüzit de bulunabiliyor. Burun boşluğu ve sinüsleri kaplayan dokuda uzun süreli iltihabi değişikliklerin oluşmasıyla ortaya çıkan hastalıkta belirtilerin genellikle 12 hafta veya daha uzun sürmesi dikkate alınıyor. Burun tıkanıklığıyla birlikte koyu kıvamlı akıntı, geniz akıntısı, öksürük ve bazı çocuklarda koku alma duyusunda azalma görülebiliyor. Özellikle geceleri artan öksürük ve uzun süren geniz akıntısı değerlendirme gerektirebiliyor. Ancak aynı belirtilerin alerjik rinit ve başka solunum yolu hastalıklarında da görülebileceği unutulmamalı. Tedavide hastalığın nedeni ve eşlik eden diğer sorunlar göz önünde bulunduruluyor. Tuzlu suyla burun temizliği ve hekim tarafından uygun görülen ilaçlardan yararlanılabiliyor. Her uzun süreli burun tıkanıklığında antibiyotik kullanılması ise gerekmiyor. Bakteriyel enfeksiyon ihtimali ve diğer klinik bulgular değerlendirilmeden antibiyotik kullanımından kaçınılması önem taşıyor. BURUNDAKİ YAPISAL SORUNLAR NEFES ALMAYI ZORLAŞTIRABİLİR Çocuklarda burun tıkanıklığı her zaman enfeksiyon veya alerji nedeniyle ortaya çıkmıyor. Burun içerisindeki bazı anatomik farklılıklar da hava geçişini zorlaştırabiliyor. Burun boşluğunu sağ ve sol olmak üzere ikiye ayıran septumdaki eğrilikler, tek ya da çift taraflı tıkanıklığa yol açabiliyor. Septum deviasyonu adı verilen bu durum doğuştan bulunabileceği gibi darbe ve travma sonrasında da gelişebiliyor. Özellikle düşme veya buruna darbe alma öyküsü bulunan çocuklarda uzun süren tıkanıklıkların dikkatle incelenmesi gerekiyor. Burun etleri olarak bilinen konkaların büyümesi de hava yolunu daraltabiliyor. Bu durum alerji veya iltihabi hastalıklarla ilişkili olabileceği gibi farklı nedenlerle de ortaya çıkabiliyor. Daha nadir olarak doğuştan gelişen burun problemleri, burun içerisindeki kitleler veya diğer yapısal farklılıklar da tıkanıklığa yol açabiliyor. Tedavi kararı çocuğun yaşı, gelişimi ve tıkanıklığın şiddetine göre veriliyor. Her yapısal farklılık için ameliyat gerekmiyor. TEK TARAFLI KÖTÜ KOKULU AKINTI VARSA DİKKAT Özellikle okul öncesi dönemdeki çocuklar, çevrelerini keşfederken boncuk, oyuncak parçası, sünger veya küçük yiyecekleri burunlarına sokabiliyor. Bu nedenle yabancı cisimler küçük çocuklarda burun tıkanıklığının önemli nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Burunda yabancı cisim bulunması çoğu zaman tek taraflı tıkanıklıkla belirti veriyor. Tek burun deliğinden gelen kötü kokulu veya iltihaplı akıntı ise önemli bir uyarı işareti kabul ediliyor. Aileler bazen çocuğun burnuna bir cisim yerleştirdiğini fark etmeyebiliyor. Bu nedenle uzun süren tek taraflı burun akıntısı ve tıkanıklıkta yabancı cisim ihtimalinin de değerlendirilmesi gerekiyor. Yabancı cismin evde bilinçsiz şekilde çıkarılmaya çalışılması cismin daha derine itilmesine veya çevredeki dokuların zarar görmesine neden olabiliyor. Özellikle düğme pil ve mıknatıs gibi cisimler ciddi doku hasarı oluşturabileceğinden acil müdahale gerektiriyor. Böyle bir durumdan şüphelenildiğinde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. HAFTALARCA SÜRÜYORSA NEDENİ ARAŞTIRILMALI Çocuklarda birkaç gün devam eden burun tıkanıklığı çoğunlukla üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla ilişkili olabiliyor. Ancak tıkanıklığın haftalarca sürmesi, sürekli tekrarlaması veya çocuğun uyku kalitesini bozması halinde ayrıntılı değerlendirme önem kazanıyor. Tanı sırasında tıkanıklığın süresi, tek veya çift taraflı olup olmadığı, burun akıntısının yapısı, horlama, ağızdan nefes alma ve işitmeyle ilgili sorunlar değerlendiriliyor. Gerektiğinde burun boşluğu ve geniz bölgesi endoskopik yöntemlerle incelenebiliyor, alerji açısından ek değerlendirmeler yapılabiliyor. Tedavinin şekli ise tıkanıklığa yol açan nedene göre değişiyor. Geniz eti büyümesi, alerjik rinit, kronik rinosinüzit, anatomik problemler ve yabancı cisimler için birbirinden farklı tedavi yöntemleri uygulanabiliyor. Özellikle sürekli ağızdan nefes alma, belirgin horlama ve işitme problemlerinin burun tıkanıklığına eşlik etmesi halinde erken değerlendirme daha önemli hale geliyor. Uzun süreli burun tıkanıklığının nedeninin doğru şekilde belirlenmesi, gereksiz ilaç kullanımının önüne geçerken çocuğun daha rahat nefes almasına, daha kaliteli uyumasına ve günlük yaşam kalitesinin korunmasına da yardımcı olabiliyor. Sıradaki Haber