Hazan Aköz Işık/hazan.akoz@hurriyet.com.tr Oluşturulma Tarihi: Ekim 25, 2026 07:00 Son dönemde etrafımızda hızlı zayıflayan pek çok kişi var. Bazıları iğne, zayıflama ilacı kullandığını söylüyor. Kimi doktoruna danışıyor ama kendi kendine karar veren de çok. Başlangıçta tip 2 diyabetin tedavisi amacıyla geliştirilen bu ilaçların kilo verdirip verdirmediğini artık tartışmıyoruz. Asıl soru şu: Sağlık açısından riskleri, olumlu yanları ne? Haberlerimizi Google’da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Haberin Devamı Sosyal medyadaki görüntülerde her geçen gün bedenler inceliyor; yüzler küçülüyor, kalçalar daralıyor. Bazıları belki fotoğraf hilesi ama diğerlerinde GLP-1 ilaçlarının payı olabilir. Bir eczaneyi arayıp bu ilaçların reçetesiz satılıp satılmadığını soruyoruz. Dozuna göre değişmekle birlikte fiyatların yaklaşık 10 bin liradan başladığını ve alabileceğimiz bilgisini veriyor. Zayıflama ilaçları uzmanlara göre açlık hissini azaltabiliyor ama fazladan çok az kilosu olduğunu düşünenin bunları kontrolsüz kullanması doğru mu? Endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları uzmanları, Medicana Ataköy Hastanesi’nden Prof. Dr. İdris Kuzu ve İstanbul Florence Nightingale Hastanesi’nden Prof. Dr. Ela Temeloğlu bilinmesi gerekenleri ve olası riskleri anlattı. GLP-1 NASIL ZAYIFLAMA İLACI OLDU? Haberin Devamı ‘Beyindeki iştah ve tokluk merkezlerini etkiler’ ◊ Glukagon benzeri peptid-1 (GLP-1) yemek yedikten sonra bağırsaklardan salgılanan ve vücudun besinlere verdiği yanıtı düzenleyen doğal bir hormon. GLP-1 ilaçları vücutta doğal olarak bulunan GLP-1 hormonunun etkilerini taklit ederek çalışıyor. Beyinde iştahın düzenlenmesinde rol oynayan merkezleri etkileyerek açlık hissini ve yeme isteğini azaltabiliyor. Mide boşalmasını yavaşlatması da özellikle tedavinin başlangıcında tokluğun daha uzun sürmesine katkı sağlıyor. GLP-1 ilaçları başlangıçta öncelikle tip 2 diyabetin tedavisi amacıyla geliştirildi. Zaman içinde bu ilaçların kan şekeri kontrolünün yanı sıra vücut ağırlığında belirgin azalma sağlayabildiği görüldü ve obezite tedavisindeki rolleri genişledi. (Prof. Dr. İdris Kuzu) HANGİ ALANLARDA ETKİLİ? ‘Kalp krizine ve karaciğerdeki yağlanmaya karşı katkısı olabilir’ Bugün bu ilaçları yalnızca kilo verdiren ürünler olarak değerlendirmek doğru değil. Bazı moleküllerin belirli hasta gruplarında kalp-damar ve böbrek sonuçlarını iyileştirdiğini gösteren klinik çalışmalar tedavinin kapsamını metabolik hastalık yönetimine doğru genişletti. Ancak bu tedavilerin faydaları kullanılan ilaca, doza ve hastanın özelliklerine göre değişiyor. Haberin Devamı ◊ Kilo kaybı: GLP-1 temelli tedaviler kan şekeri kontrolünü iyileştirerek vücut ağırlığını azaltmaya yardımcı olabiliyor. Tip 2 diyabette kan şekerini ve HbA1c (3 aylık şeker) düzeyini düşürmeye katkı sağlayabiliyor. Kilo kaybıyla birlikte yağ dokusunun, özellikle karın çevresindeki ve iç organların etrafındaki yağlanmanın azalması insülin duyarlılığını artırabiliyor. İnsülin direncinde iyileşme görülebiliyor. ◊ Kalp-damar sağlığı: Bazı GLP-1 tedavilerinin tip 2 diyabeti ve kalp-damar hastalığı olan kişilerde kalp krizi, inme ve kalp-damar kaynaklı ölümlerin riskini azalttığı klinik çalışmalarla gösterildi. Örneğin semaglutid’in (GLP-1 etken maddesi) kalp sağlığı üzerindeki etkilerini inceleyen SELECT adlı çalışmada diyabeti olmayan ancak fazla kilolu, obez ve önceden kalp-damar hastalığı olan kişilerde önemli kardiyovasküler olaylarda azalma saptandı. Bu etkiyi yalnızca kilo kaybıyla açıklayamayız. Ancak bu sonuç bütün GLP-1 ilaçlarına ve tüm insanlara genellenemez. Haberin Devamı ◊ Karaciğer yağlanması: Metabolik disfonksiyonla ilişkili steatotik karaciğer hastalığı (MASLD) karaciğerde yağ birikimiyle karakterizedir. Obezite, insülin direnci ve tip 2 diyabet bu hastalıkla yakından ilişkilidir. GLP-1 tedavileri kilo kaybını ve metabolik kontrolü iyileştirerek karaciğerdeki yağlanmanın azalmasına katkı sağlayabilir. ◊ Böbrekler: Diyabet, obezite ve hipertansiyon kronik böbrek hastalığının gelişmesi ve ilerlemesi açısından önemli risk faktörleri. GLP-1 temelli tedaviler kan şekeri kontrolünü iyileştirerek, vücut ağırlığını azaltarak ve kardiyovasküler riski düşürerek böbrek sağlığına destek olabilir. Bazı ilaçlarla yapılan çalışmalarda böbrek fonksiyonlarındaki bozulmanın yavaşladığı gösterilmiştir. Haberin Devamı ◊ Uyku apnesi: Obstrüktif uyku apnesi uyku sırasında üst solunum yolunun tekrarlayan biçimde daralması veya kapanmasıyla ortaya çıkar. Obezite boyun ve üst solunum yolu çevresindeki yağ dokusunun artması nedeniyle hastalığın önemli risk faktörlerindendir. Kilo kaybı üst solunum yolu çevresindeki yağlanmayı azaltarak ve solunum mekaniğini iyileştirerek uyku apnesinin şiddetini düşürebilir. ◊ Alkol ve sigara bağımlılığı: GLP-1 temelli ilaçların alkol veya nikotine yönelik isteği de etkileyip etkilemediği araştırılıyor. Alkol kullanım bozukluğu alanında yayımlanan küçük bir randomize çalışmada semaglutid etken maddesi alkol tüketim ölçütlerinde azalmayla ilişkilendirilmiştir. Bu sonuç umut verici ama daha geniş çalışmalara ihtiyaç var. (Prof. Dr. İdris Kuzu) Haberin Devamı YAN ETKİLERİ NE OLABİLİR? ‘Bulantı ve reflü görülebilir, kas kütlesi azalabilir’ GLP-1 ilaçları kilo kaybına yardımcı olurken yan etkileri beraberinde getirebilir ve bu kişiden kişiye değişebilir. Kullanım süresi genellikle 6 ayla 1 yıl sürse de diyabet veya ileri derece obezitesi olan kişilerde ömür boyu kullanım gerekebilir. Ancak reçeteyle alınması gereken bu ilaçlarda hastaya uygun dozun belirlenmesi ve artışın kontrollü yapılması son derece kritiktir. Kontrolsüz kullanım veya dozun hasta tarafından rastgele artırılması yan etki riskini belirgin şekilde yükseltir. Olası riskleri şu şekilde sıralayabiliriz: ◊ Pankreatit ve safrakesesi taşı: Pankreatit açısından bazı çalışmalarda kontrol grubuyla benzer sonuçlar elde edilmiş ve GLP-1 ilaçlarının bu riski artırmadığı gösterilmiştir. Safrakesesi taşı oluşumundaysa hızlı kilo kaybı önemli bir etkendir. ◊ Bulantı, reflü ve bağırsak sorunları: GLP-1 ilaçları iştahı azaltarak ve mide boşalmasını geciktirerek etki gösterir. Bu nedenle bulantı görülebilir. Mide boşalmasının gecikmesi reflü şikâyetlerini artırabilir ve bağırsak hareketlerini etkileyerek ka- bızlık veya ishale neden olabilir. ◊ Tiroit tümörleri: Bazı zayıflama ve diyabet ilaçlarının ürün bilgilerinde tiroit bezinde tümör oluşumuyla ilgili uyarılar var. Bu uyarılar farelerde yapılan çalışmalarda tiroit bezinin belirli hücrelerinden kaynaklanan tümörlerde artış görülmesine dayanıyor. Ancak bu riskin insanlarda da ortaya çıktığı kesin olarak kanıtlanmadı. Bununla birlikte kendisinde veya ailesinde medüller tiroit kanseri olan ya da MEN tip 2 adı verilen genetik hastalığı taşıyan kişilerde tedavi kararı dikkatle değerlendirilmeli. ◊ Görme kaybı: GLP-1 ilaçlarıyla ilgili olarak görmeyi sağlayan siniri etkileyen göz sorunları bildirilmiştir. Ancak bunun doğrudan ilaçlardan kaynaklandığı kesin olarak kanıtlanmadı. Özellikle şeker hastalığına bağlı göz damarlarında hasar gelişen kişilerde daha dikkatli olunmalı. Bu ilaçların herkeste göz sağlığını bozduğunu söylemek doğru değil. Ancak daha önce göz problemi yaşayan kişilerin tedavi sürecinde yakından takip edilmesi gerekir. ◊ Kas kaybı: Kilo verme sırasında yağ dokusuyla birlikte kas kütlesi de azalabilir. Yetersiz protein alımı ve egzersiz yapılmaması kas kaybı riskini artırır. Kilo verme sürecinde günlük kilogram başına yaklaşık 1-1,2 gram protein almak, dengeli beslenmek, yeterli su içmek ve lif açısından zengin gıdaları tercih etmek önemlidir. Düzenli egzersiz kas kütlesinin korunmasına yardımcı olur. Hızlı kilo kaybı kemik kaybı riskini artırabilir. Özellikle menopoz ve menopoz sonrası dönemde kas ve kemik sağlığının korunması önemlidir. ◊ Tırnak kırılması, saç dökülmesi: Saç dökülmesi görülebilir. Bu durum ilacın doğrudan etkisinden kaynaklanabileceği gibi hızlı kilo kaybı ve yetersiz beslenmeyle ilişkili de olabilir. Tırnakların zayıflamasıysa protein, demir ve çinko gibi besin öğelerinin yetersizliğiyle bağlantılı olabilir. ◊ Bırakılınca kilo geri gelebilir: GLP-1 ilaçları iştahı azaltarak kilo kaybına yardımcı olur. İlaç bırakıldığında iştah yeniden artabilir. Kiloların geri alınmasında beslenme ve egzersiz alışkanlıkları belirleyicidir. (Prof. Dr. Ela Temeloğlu) ÇOCUKLARDA DA KULLANILIR MI? ‘Tedavi kararı dikkatle değerlendirilmeli’ Çocukluk ve ergenlik dönemindeki obeziteye yönelik olarak GLP-1 ilaçlarıyla ilgili çalışmalar yapılıyor. Ancak kullanım yaşı ve koşulları ilaca ve tedavi endikasyonuna göre değişir. Bütün ilaçlar için aynı yaş sınırı geçerli değildir. Çocuklarda da erişkinlerde görülebilen yan etkiler ortaya çıkabilir. Büyüme ve gelişme döneminde olmaları nedeniyle tedavi kararı dikkatle değerlendirilmeli ve düzenli takip edilmeli. (Prof. Dr. Ela Temeloğlu)
‘Kontrolsüz kullanım yan etki riskini yükseltir’
Son dönemde etrafımızda hızlı zayıflayan pek çok kişi var. Bazıları iğne, zayıflama ilacı kullandığını söylüyor. Kimi doktoruna danışıyor ama kendi kendine karar veren de çok. Başlangıçta tip 2 diyabetin tedavisi amacıyla geliştirilen bu ilaçların kilo verdirip verdirmediğini artık tartışmıyoruz. Asıl soru şu: Sağlık açısından riskleri, olumlu yanları ne?
Bu hikâyeyi paylaş.


Okuyucu yorumları (0)
Yükleniyor…