Ana sayfa Văn hóa - Xã hội Tıbbi Yaklaşık 90.000 yetişkin üzerinde yapılan bir araştırma, kırmızı ette bulunan bir tür doğal şekeri daha fazla tüketen grubun, en az tüketen gruba kıyasla tip 2 diyabet geliştirme riskinin %63 daha yüksek olduğunu gösterdi. Kırmızı etteki şeker türünün özelliği nedir? Araştırma, İtalya'nın Milano kentinde düzenlenen Avrupa Diyabet Çalışmaları Birliği'nin (EASD) yıllık toplantısında sunuldu. ScienceDaily'ye göre, bilim insanları kırmızı ette bulunan doğal bir şeker olan Neu5Gc'yi (N-glikolilnöraminik asit) incelemeye odaklandı. Özellikle uzun zaman önce meydana gelen bir genetik mutasyon nedeniyle insan vücudu artık kendi başına Neu5Gc üretemiyor. Ancak bu şeker türü, özellikle kırmızı et olmak üzere, gıdalar yoluyla vücuda girebilir ve daha sonra dokulara dahil edilebilir. Bağışıklık sistemi Neu5Gc'yi yabancı bir madde olarak algılayabilir ve ona karşı antikor üretebilir. Bilim insanları, bu uzun süreli bağışıklık tepkisinin kronik iltihaplanmayı teşvik edebileceğine ve böylece tip 2 diyabet riskinin artmasına katkıda bulunabileceğine inanıyor. Bu bağlantıyı araştırmak için araştırma ekibi 89.953 yetişkin katılımcıdan elde edilen verileri analiz etti. Katılımcıların ortalama yaşı 42 olup, %79'u kadındı. Çalışmanın başlangıcında hiçbirinde tip 2 diyabet veya kanser yoktu. Bilim insanları, beslenme günlükleri ve besin bileşimi verilerine dayanarak, her kişinin tükettiği Neu5Gc miktarını tahmin ettiler. Ortalama 7,2 yıllık takip süresi boyunca 966 yeni tip 2 diyabet vakası kaydedildi. Neu5Gc - kırmızı ette bulunan doğal bir şeker türü. FOTOĞRAF: CAT ANH TARAFINDAN OLUŞTURULMUŞTUR En yüksek tüketim grubunda risk %63 daha yüksekti. Sonuçlar, kırmızı etten en fazla Neu5Gc tüketenlerin, en az tüketen gruba kıyasla tip 2 diyabet geliştirme riskinin %63 daha yüksek olduğunu gösterdi. İkinci en yüksek tüketim grubunda ise risk %41 daha yüksekti. Bilim insanları yaş, cinsiyet, fiziksel aktivite, beslenme kalitesi, sigara kullanımı ve sağlık durumu gibi faktörleri dikkate aldıktan sonra bile bu ilişki istatistiksel olarak anlamlılığını korudu. En yüksek Neu5Gc tüketimine sahip grupta, kırmızı etin günlük ortalama alımı erkeklerde 97 g, kadınlarda ise 73 g idi. En düşük tüketim gruplarında ise bu değerler sırasıyla 5 g ve 0 g idi. Ancak, toplam kırmızı et tüketimi de hesaba katıldığında, Neu5Gc ile diyabet riski arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı olmaktan çıktı. Bu nedenle, Neu5Gc'nin mi yoksa kırmızı etteki diğer bileşenlerin mi bu riske katkıda bulunduğunu belirlemek henüz mümkün değil. Kırmızı et yerine başka protein kaynakları tüketilmeli mi? Sorbonne Paris Nord Üniversitesi'nde (Fransa) çalışmanın baş yazarı olan Dr. Leopold Fezeu'ya göre, bu bulgular kronik iltihaplanmanın kırmızı et tüketimi ile tip 2 diyabet arasında bir bağlantı mekanizması olabileceği hipotezini güçlendiriyor. Ancak yazarlar, bunların yalnızca gözlemsel bir çalışmadan elde edilen ön sonuçlar olduğunu ve Neu5Gc'nin doğrudan diyabete neden olduğunu kanıtlamadığını vurguluyorlar. Neu5Gc miktarı doğrudan ölçülmek yerine diyetten tahmin edilmiştir; takip süresi boyunca diyetteki değişiklikler de tam olarak hesaba katılmamıştır. Dolayısıyla, bu bulgu kırmızı etin metabolik sağlık üzerindeki etkisine dair yeni araştırma alanları açmaktadır, ancak belirli bir miktarda Neu5Gc'nin hastalığa neden olacağı veya protein kaynaklarını değiştirmenin diyabeti önlemeye kesinlikle yardımcı olacağı sonucuna varmak için yeterli kanıt yoktur.