Haberin Devamı Yıllardır çocuklarına “Telefonunu bırak, biraz da bizimle ilgilen” diyen anne babalar da artık ekranların karşısında uzun saatler geçiriyor. Peki, çocukların ekran süresini dert ederken yaşlanan anne babalarımızın telefon alışkanlıklarını ne kadar konuşuyoruz? Telefon bağımlılığını çocukların meselesi sanıyoruz. Oysa dijital dünyanın yaşı yok. Akıllı telefonlarla geçirilen uzun saatler denildiğinde aklımıza genellikle ergenler, oyunlar ve sosyal medya geliyor. Oysa büyükanne ve büyükbabaların dijital dünyayla kurduğu ilişki de aile içindeki iletişimi etkiliyor. Torununu ziyarete giden bir büyükannenin bütün ziyaret boyunca sosyal medyada vakit geçirmesi ya da ailesiyle konuşmak yerine kısa videolar izleyen bir dedenin saatlerini ekran karşısında tüketmesi artık göz ardı edilebilecek bir mesele değil. Haberin Devamı Üstelik çocuklarına ekran süresi sınırı koyan yetişkinler de kendi telefonlarını ellerinden bırakmakta zorlanabiliyor. Bir çocuğa “Beni dinlemiyorsun, sürekli telefonundasın” diyen ebeveynin aynı soruyu kendisine de sorması gerekiyor. Yaşlılıkta telefon ve sosyal medya bazen bir ihtiyaç Ancak bu meseleyi yalnızca irade eksikliği ya da bağımlılık üzerinden değerlendirmek haksızlık olur. Türkiye'de yaşlı nüfus artarken aile yapısı ve günlük hayat da değişiyor. Çocuklar başka şehirlerde yaşayabiliyor, çalışma temposu ziyaretleri seyrekleştirebiliyor. Böyle bir dünyada telefon, yaşlı bir insanın çocuklarıyla konuşmasını, torunlarının fotoğraflarını görmesini ve hayatla bağını korumasını sağlayabiliyor. TÜİK verilerine göre 65-74 yaş grubunda internet kullananların oranı 2020'de yüzde 27,1 iken 2025'te yüzde 53,2'ye yükseldi. Prof. Dr. Emine Özmete de yaşlılarda yalnızlığın dijital bağımlılık riskini artırabileceğine ve dijital ortamlardaki yanlış bilgilere karşı dikkatli olunması gerektiğine işaret ediyor. Teknoloji, yaşlıların hayatla bağını koruyabilir. Ancak gerçek hayattaki ilişkilerin yerini almaya başladığında yeni bir soruna dönüşebilir. Haberin Devamı Peki, neden o ekrana sığınıyorlar? Yaşlı anne babamızın telefonla ne kadar vakit geçirdiğini eleştirmek kolay. Zor olan, neden o ekrana sığındığını anlamaya çalışmak. Belki gün içinde konuşabileceği kimse yok. Belki çocuklarını aradığında herkesin meşgul olduğunu görüyor. Belki de sosyal medyada gezinmek, yalnız geçen saatleri daha katlanılır kılıyor. Bunlar kontrolsüz telefon kullanımının risklerini ortadan kaldırmıyor. Doğrulanmamış sağlık bilgileri, yapay zekayla üretilen sahte görüntüler ve dolandırıcılık girişimleri, yaşlıları dijital dünyada karşı karşıya kaldıkları tehlikelere karşı daha dikkatli olmaya zorluyor. Ancak çözüm, telefonu bir anda elinden almak ya da onu azarlamak değil. Önce anlamak, ardından birlikte geçirilen zamanı artırmak gerekiyor. Haberin Devamı Çocuklarımıza ne öğretiyoruz? Bir çocuğa telefonunu bırakmasını söylerken ona örnek oluyor muyuz? Ailece yemek yerken bildirimlerimizi kontrol ediyor, sohbetin ortasında ekranımıza dönüyorsak çocuğumuzdan farklı davranmasını nasıl bekleyebiliriz? Aynı soru yaşlı anne babalarımız için de geçerli. Onlardan telefonlarını bırakmalarını isterken birlikte vakit geçirmek için ne yapıyoruz? Belki de işe basit bir kuralla başlayabiliriz: Yemek masasında telefonları bir kenara bırakmak, ziyaretlerde ekranlara değil birbirimize zaman ayırmak, anne babamızı yalnızca bir şeye ihtiyacımız olduğunda değil, onları dinlemek için de aramak... Çünkü mesele yalnızca kaç saat telefon kullandığımız değil, o saatlerde birbirimizden ne kadar uzaklaştığımız. Haberin Devamı Bir gün çocuklarımızın telefonlarını bırakıp bizi dinlemesini isteyeceğiz. Belki yaşlandığımızda biz de aynı ekrana sığınacağız. O gün geldiğinde karşımızda bizi eleştiren değil, yanımıza oturup bizimle konuşan birini bulmayı isteriz. Belki de ailece sormamız gereken soru, birbirimize ne zaman gerçekten zaman ayıracağız? Fotoğraflar: Gemini