Yaşam döngüsünü başa sararak gençleşebilen Turritopsis dohrnii adlı denizanası, hücrelerin yenilenme mekanizmalarıyla yaşa bağlı rahatsızlıkların tedavisine ışık tutuyor ve bilim insanlarına rejeneratif biyoloji alanında ilham veriyor. Okyanusların derinliklerinde saklı bu canlı, tıp ve biyoloji dünyasına yepyeni bir bakış açısı kazandırıyor. ÖLÜMS ÜZ DEN İZANASININ SIRRI NE? BBC'nin haberine göre, Turritopsis dohrnii adı verilen bu şeffaf canlı, yaşam döngüsünü başa sararak gençleşebilen, bilinen tek hayvan türü olarak dikkat çekiyor. Normal şartlarda denizanası yaşamı, larvaların bir yüzeye tutunarak polip kolonilerine dönüşmesi ve ardından bu poliplerin medusa (yetişkin) formunu oluşturmasıyla ilerler. Ancak ölümcül bir tehlike veya stres unsuruyla karşılaşıldığında (aç bırakılma, kaynatılma, kesilme, aşırı tuzlu veya tatlı suya maruz kalma gibi zorlu şartlarda dahi) yetişkin denizanası tabana çökerek küre biçiminde bir hücre yığınına dönüşür. Texas A&M Üniversitesi'nden Deniz Biyoloğu Maria Miglietta, bu süreci şu sözlerle aktarıyor: " Ölmeyen tek bir denizanasından, yüzlercesini daha oluşturabilecek bu koloniye ulaşırsınız. " BU DURUM NASIL KE ŞFED İLD İ? Bu olağanüstü döngü ilk kez 1992 yılında, İtalyan bir araştırmacının denizanalarını hafta sonu beslemeyi unutup öldüklerini sanması ancak kapta yeni polipler bulmasıyla fark edilmiştir. Salento Üniversitesi'nden biyolog Stefano Piraino, bu dönüşümün yetişkin dokuların kök hücre benzeri bir duruma geri dönüp farklılaşmasını sağlayan "transdiferansiyasyon" süreciyle gerçekleştiğini ortaya koymuştur. BBC Earth'ün haberine göre, denizanasının bu benzersiz yeteneği yalnızca Turritopsis dohrnii ile sınırlı değildir. Örneğin 2011 yılında Çinli bir deniz biyolojisi öğrencisinin gözlemlediği üzere, ay denizanalarında da benzer bir yenilenme süreci fark edilmiş olup, günümüzde bu yeteneğin görüldüğü yaklaşık beş tür denizanası bulunmaktadır. TIP D ÜNYASI İÇİN YEN İ B İR UFUK Bilim insanları, bu canlıların yaşlanmayı durduran hücresel mekanizmalarını inceleyerek insan dokularında uygulanabilirliğini araştırıyor. Johns Hopkins Üniversitesi'nden çocuk onkoloğu Dr. Michael Koldobskiy, hedefin insanları bebeklik haline getirmek olmadığını, asıl amacın hücre ve dokuların gençleştirilerek hasarların onarılması olduğunu vurgulamaktadır: " Bence bu tür bir çalışmanın nihai hedefi rejeneratif biyolojidir: Yaşlanmaya bağlı dejenerasyonu veya bozulmayı tersine çevirmeye çalışmak. " İspanya Oviedo Üniversitesi'nden biyoinformatik uzmanı Victor Quesada ve ekibinin 2022 yılında yayımladığı genetik harita çalışması, türün sırlarına dair önemli ipuçları sunmuştur. Buna göre, Turritopsis dohrnii'nin DNA yapısında yaşlanmayla oluşan mutasyonları onaran proteinleri üreten gen kopyalarının ve DNA uçlarını koruyan "telomer" yapılarını muhafaza eden genlerin daha yüksek sayıda olduğu tespit edilmiştir. Maria Miglietta'nın 2019 ve 2021 yıllarında yürüttüğü araştırmalar da kist evresinde aşırı aktifleşen bazı genlerin, insanlarda uzun ömürle bağlantılı genlerle benzerlik taşıdığını ortaya koymuştur. Bu araştırmalar Alzheimer, inme, kalp krizi ve yaşa bağlı görme kayıpları gibi hastalıkların tedavisinde yeni yöntemlerin geliştirilmesine ışık tutmaktadır. Denizanası araştırmacısı Dr. Lisa-ann Gershwin, bu keşfin önemini şu sözlerle özetlemektedir: " Bu hepimiz için akıl almaz bir durumdu... Zamanımızın en şaşırtıcı keşiflerinden biri. " DO ĞANIN SINIRLARI Akdeniz'den Karayipler'e ve Japonya'ya kadar geniş bir coğrafyada yayılan bu ölümsüz canlı, doğada mutlak bir yenilmezliğe sahip değildir. Laboratuvar ortamında dahi bazı türlerin gençleşme döngüsünü tamamlayamadığı ve bu sürecin bir sınırı olabileceği belirtilmektedir. Doğal yaşam alanlarında ise plankton kıtlığı, avcı canlılar ve kolonilerin üzerini kaplayan algler gibi çevresel etkenler denizanalarının ölümüne yol açabilmektedir. GERÇEK BOYUTLARI PNAS'ta bu konu üzerine yayımlanan akademik bir makaleye göre, Turritopsis dohrnii yalnızca 4,5 milimetre (yaklaşık bir toplu iğne başı veya serçe parmağın tırnağı kadar) kadardır. Bu kadar mikroskobik bir boyutta bu denli karmaşık bir hücresel programın yer alması biyologları en çok şaşırtan detaylardan biridir. DÜNYAYA NASIL YAYILDILAR? Bilim insanları, bu minik canlıların okyanuslar arası seyahat edip dünyanın dört bir yanında görülmesini büyük oranda yük gemilerinin denge sularına borçlu olduğunu belirtmektedir. Gemilerin tanklarında binlerce kilometre taşınırken bile hayatta kalabilmeleri, onların olağanüstü dayanıklılığının bir başka kanıtıdır. ÖLÜMCÜL AKRABALARIYLA KARŞILAŞTIRMA 2022 yılında yayımlanan ve genetik haritayı çıkaran ekibin (Maria Pascual-Torner ve Victor Quesada liderliğinde) yaptığı çalışmada, ölümsüz denizanası, gençleşme yeteneği olmayan en yakın akrabası Turritopsis rubra ile birebir kıyaslandı. Bu karşılaştırmada, yalnızca Turritopsis dohrnii'de bulunan ve hücre döngüsünü durdurarak yaşlanmayı baskılayan özel genetik " susturucu " yolların aktif olduğu tespit edildi. BESLENME VE AVLANMA TARZI Minik boyutlarına rağmen oldukça etkili avcılardır. Dokunaçlarındaki mikroskobik zehirli hücreleri (nematosistler) kullanarak su sütununda sürüklenen zooplanktonları ve balık larvalarını avlarlar. (Fotoğraflar Takvim Foto Arşivi'ne aittir.) SONRAKİ HABER Çıralı'da binlerce yıldır yanan ateş
Yaşlanmaya meydan okuyan o canlı: Ölümsüz denizanasının sırrı ne?
Yaşam döngüsünü başa sararak gençleşebilen ve ölümsüz olarak bilinen Turritopsis dohrnii, hücre yenilenme mekanizmalarıyla tıp dünyasına ve rejeneratif biyolojiye yepyeni bir ufuk açıyor.
Bu hikâyeyi paylaş.


Okuyucu yorumları (0)
Yükleniyor…