Giriş Tarihi: 23.10.2026 14:33 Son Güncelleme: 23.10.2026 15:37 Son dakika haberi... Türkiye'nin 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da ev sahipliği yapacağı COP31 için hazırlıklar sürüyor. COP31 Medya Buluşması'nda konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 50'den fazla ülkeyle doğrudan temas kurulduğunu belirterek zirveye 85 ülkeden dünya liderinin katılacağını duyurdu. Bakan Kurum, Türkiye’nin çözümlerini dünyayla paylaşacağını vurguladı. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum , İstanbul'da medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenleriyle düzenlenen COP31 Buluşması'nda küresel iklim krizi ve Türkiye'nin zirve hazırlıklarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Antalya'da düzenlenecek zirveye şu ana kadar 85 hükümet ve devlet başkanının katılım bildirdiğini, yaklaşık 3 bin gazetecinin de akredite olduğunu açıklayan Kurum, Türkiye'nin iklim çözümlerini ve uluslararası işbirliğini öne çıkaracağını belirtti. "ASIL BÜYÜK KRİZ İKLİM DEĞİŞİKLİĞİDİR" Dünyanın siyasi istikrarsızlıklar, çatışmalar ve ekonomik krizlerle kırılgan bir dönemden geçtiğini belirten Kurum, iklim değişikliğinin uzun vadeli ve kalıcı bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Kurum, "Şu anda hepimiz yaşanabilir bir dünyanın tükenişine maalesef şahitlik ediyoruz. Bugün dünya; siyasi istikrarsızlıkların derinleştiği, çatışmaların ve sıcak savaşların milyonları yerinden ettiği, ekonomik krizlerin ve barınma gibi temel insani sorunların tüm coğrafyaları sarstığı son derece kırılgan bir dönemden geçiyor." dedi. Ekonomik krizlerin ve siyasi istikrarsızlıkların zamanla aşılabileceğini ifade eden Kurum, iklim değişikliğinin gezegenin yaşanabilirliğini tehdit ettiğine dikkati çekerek, "Çünkü ekonomik krizler aşılacak. Siyasi istikrarsızlıklar yerini yeni dengelere bırakacaktır. Ancak asıl ve kalıcı olan; insanlığın ve doğanın geri dönüşü olmayan bir eşiğe doğru sürükleniyor olması. Asıl büyük kriz; iklim değişikliğiyle birlikte bu gezegenin artık üzerinde nefes alınamayacak, yaşanılamayacak bir yere dönüşme tehlikesidir." ifadelerini kullandı. TÜRKİYE'NİN 2053 NET SIFIR EMİSYON HEDEFİ Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da COP31'e ev sahipliği yapmaya hazırlandığını hatırlatan Kurum, Akdeniz Havzası'ndaki konumu nedeniyle iklim krizinin etkilerini yaşayan Türkiye'nin deneyimlerini ve geliştirdiği çözümleri dünyayla paylaşacağını belirtti. Paris Anlaşması'na taraf olunduğunu ve 2053 net sıfır emisyon hedefinin ilan edildiğini kaydeden Kurum, İklim Şûrası'nın ardından İklim Kanunu'nun çıkarıldığını söyledi. Şehirlerde, sanayide, enerji ve atık yönetiminde atılan adımlarla iklim hedeflerini destekleyen bir altyapının oluşturulduğunu ifade etti. Kurum, Türkiye'nin çevreyi korurken kalkınmayı da güçlendirmeyi ve COP31'in sunduğu fırsatlardan en üst düzeyde yararlanmayı amaçladığını dile getirdi. 50'DEN FAZLA ÜLKEYLE DOĞRUDAN TEMAS KURULDU COP31 başkanlığı sorumluluğunun üstlenilmesinin ardından yoğun bir diplomatik temas trafiği yürütüldüğünü belirten Kurum, 50'den fazla ülkeyle doğrudan ikili görüşme gerçekleştirildiğini bildirdi. 196 ülke adına müzakere gruplarının beklentilerinin dinlendiğini kaydeden Kurum, zirvenin taahhütlerin ötesine geçerek uygulamaya odaklanmasını istediklerini vurguladı. Mart ayında Tokyo ve Bakü'de, nisan ayında Antalya Diplomasi Forumu, Berlin'deki Petersberg İklim Diyaloğu ve Kore İklim Haftası'nda, mayıs ayında ise Kopenhag İklim Bakanları Toplantısı'nda temaslarda bulunulduğunu aktaran Kurum, 8-9 Mayıs'ta Hatay'da farklı ülkelerden temsilcilerin ağırlandığını söyledi. SON DAKİKA: Bakan Kurum'dan COP31 için önemli açıklamalar | Video Hatay'da deprem bölgesinin yeniden inşa tecrübesinin paylaşıldığını belirten Kurum, kabul edilen Hatay Bildirgesi ile şehirlerin güvenliği ve iklim uyumu konusunda uluslararası ortak çalışma çağrısının güçlendirildiğini ifade etti. Kurum, haziran ayında Bonn ve Londra'da, temmuzda İstanbul'daki D-8 Bakanlar Toplantısı'nda, eylül ayında ise İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi, Bakü İklim Haftası, Trabzon Mavi Diyaloğu, New York İklim Haftası ve Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kapsamında Türkiye'nin hedef ve projelerinin anlatıldığını kaydetti. "1,5 DERECE HEDEFİ VAR OLUP YOK OLMA MESELESİ" Ekim ayında Fiji'yi ziyaret ederek Pasifik'teki ada ülkelerinin iklim değişikliğinden nasıl etkilendiğini yerinde gördüklerini belirten Kurum, bölgedeki ülkeler için küresel sıcaklık artışının sınırlandırılmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Kurum, "Tabii oradaki dram daha farklı, oradaki beklentiler daha farklı. Yani oradaki beklenti, orada 1,5 derece hedefi şunu ifade ediyor insanlar için: Var olup yok olma meselesi. Yani 1,5 derecenin üzerindeki bir ısınmada oradaki ada ülkeleri maalesef ülkelerini, orada yaşayan insanlar topraklarını terk etmek zorunda kalacaklar. Dolayısıyla böylesi hassas bir süreci Pasifik'te, dünyanın öbür ucunda da gittik, gördük ve tüm dünyanın dikkatini de Pre-COP'ta Pasifik bölgesine çekmiş olduk." dedi. ANTALYA'DA MAVİ VE YEŞİL BÖLGE HAZIRLIĞI COP31 kapsamında 2016 yılında Expo'nun düzenlendiği 1 milyon 100 bin metrekarelik alanda kapsamlı bir organizasyon gerçekleştirileceğini belirten Kurum, ulaşım bağlantılarından güvenlik sistemlerine kadar hazırlıkların sürdüğünü bildirdi. Hazırlık planında 527 bin metrekarelik Mavi Bölge ve 582 bin metrekarelik Yeşil Bölge bulunduğunu açıklayan Kurum, Mavi Bölge'de Birleşmiş Milletler'in resmi müzakerelerinin yürütüleceğini, 11-12 Kasım'da Dünya Liderler Zirvesi'nin burada düzenleneceğini söyledi. Kurum, şu ana kadar 85 hükümet ve devlet başkanının katılım bildirdiğini, yaklaşık 3 bin gazetecinin akreditasyon işlemlerini yaptırdığını belirtti. Yeşil Bölge'nin ise Türkiye'nin dünyaya açılan vitrini olacağını ifade eden Kurum, üniversitelerin, girişimcilerin, gençlerin ve sivil toplum kuruluşlarının bu alanda bir araya geleceğini kaydetti. Bölgenin iklim çözümlerinin bilim, sanat ve teknolojiyle buluştuğu bir alan olması hedefleniyor. "COP31 BİR KONFERANSIN ÇOK DAHA ÖTESİNDE" Mavi Bölge'de iklim finansmanının ele alınacağını, Yeşil Bölge'de ise özellikle gelişmekte olan ülkelerin bilime ve teknolojiye erişimine yönelik projelerin tanıtılacağını belirten Kurum, COP31'in Türkiye açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı. Kurum, "Şunu belirtmeliyim: COP31'i biz sadece bir zirve olarak görmüyoruz. Küresel görünürlük, diplomatik etki, uluslararası iş birlikleri, yatırım ve yeşil dönüşüm açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Bu, bizim için gerçekten bir konferansın çok daha ötesinde o yüzden. COP31'in Türkiye'ye sağlayacağı kazanımları; finansman, yatırım, teknoloji, şehircilik, sanayi, istihdam ve uluslararası itibar boyutları olmak üzere bu fırsata liderlik eden ve önümüzdeki süreçte üretimini, istihdamını, sanayisini, teknolojisini bu konuya göre revize eden, yenileyen bir Türkiye olmak istiyoruz." dedi. Haber Girişi Baki Sancak - Editör