Cumhurbaşkanı bu yıl bitmeden 38 bin hekim dışı sağlık personeli alınacağını duyurdu. Hangi meslekten, kaç kişinin, hangi statüde alınacağı belirsiz. Yüzbinlerce işsiz sağlık profesyoneli çaresiz bir bekleyiş içinde. Sağlık mesleklerinde işsizler ordusu nasıl oluştu? Eğitim ve insan gücü planlamasını neden bir türlü bilimsel yöntemlerle yapamıyoruz? Çünkü böyle olması isteniyor. Mesleklerin değersizleşmesi ve emeğin ucuzlaması için kaliteye bakmadan meslek mensuplarının fazla fazla yetiştirilmesi, ucuz emek gücü olarak piyasaya sürülmesi gerekiyor. Hekimlikte bu tehlikeyi uzun zamandır artan tıp fakültesi sayı ve kontenjanlarıyla, niteliği düşen tıp ve uzmanlık eğitimi ile birlikte yazıyorum. Hekimler için kapıya dayandığı anlaşılan bu tehlike diğer sağlık meslek mensuplarında ise çoktan gerçek oldu. DİŞ HEKİMLİĞİ VE ECZACILIK Diş hekimliğindeki acı durumu Diken internet gazetesinde Mesude Demir çarpıcı biçimde ele aldı. Mesleklerini yapamayan diş hekimlerinin garsonluk, oto yıkama, marketlerde kasiyerlik gibi farklı işlere mecbur kaldığını örnekleriyle yazdı. Sağlık Bakanlığı’nın 2026 birinci dönem kurasına 17 bin diş hekimi başvurdu, sadece 521’i atandı. Yeni mezun bir diş hekimi 70 özel kliniğe özgeçmiş yolladığını, cevap alamadığını, sunulan ücretlerin 30-35 bin lira olduğunu anlattı. BirGün gazetesinden Sibel Bahçetepe’nin yayınlarından da yurttaşlar ağız ve diş sağlığı hizmetlerine erişemezken, çocukların yüzde 90’ında diş çürüğü mevcutken diş hekimlerinin işsiz dolaştığını yazdı. Benzer tablo eczacılıkta da geçerli. Ankara Eczacı Odası her yıl mezun olan binlerce genç eczacının, yeni eczane açma imkânlarının olmaması, kamu atamalarındaki yetersiz alım ve özel sektördeki sınırlı istihdam nedeniyle işsiz kaldığını bildirdi. Sağlık Bakanlığı’nın sunumlarına baksanız bu mesleklerde sayıca yetersizlik var, Avrupa Birliği (AB) ve OECD ortalamalarının gerisindeyiz, yeni fakülteler açılması ve kontenjanların yüksek tutulması normal. Diş hekimliğinde rakamlar 2024 Sağlık İstatistikleri Yıllığında şöyle: 100 bin kişiye düşen diş hekimi sayısı Türkiye’de 59, AB ortalaması 85, OECD ortalaması ise 77. O zaman soralım: Neden diş hekimleri Türkiye’de garsonluk yapmak zorunda kalıyor? Eczacılıktaki rakamlara bakalım: 100 bin kişiye düşen eczacı sayısı Türkiye’de 49, AB ortalaması 93, OECD ortalaması 86. O zaman ülkemizde neden eczacılar işsiz? Tüm bunlar insan gücü planlamasında kaba hesaplamaların doğurduğu kötü sonuçları gösteriyor. HEMŞİRELİKTE BİTMEYEN KAOS “Sayıca yetersizlik” söylemi hemşirelikte de var. Sağlık Bakanı’nın 2026 bütçe sunumunda 100 bin kişiye düşen hemşire ve ebe sayısının (farklı mesleklerin böyle toplanarak verilmesi de ayrı bir sorun, umarım bu yıl sunum böyle yapılmaz) Türkiye’de 387, AB ortalamasının 876, OECD ortalamasının ise 993 olduğunu görüyoruz. Nasıl, arada uçurum var değil mi? Ama buradaki rakamlar istihdamdaki hemşire ve ebeleri gösteriyor. Bir de yıllardır ailelerin özverileri ve gençlerin çabasıyla okuyup sonra ataması yapılmayanlar var. Türk Hemşireler Derneği Başkanı Doç. Dr. Azize Atlı Özbaş’ın verdiği bilgilere göre 2015-2025 arasında lisans düzeyinde mezun olan 157 bin 28 hemşirenin 100 bin 323’ü, lise düzeyinden mezun olan (2017’ye kadar hemşire ünvanı veriliyordu) 82 bin 310 hemşirenin 18 bin 466’sı atandı. Yani son 10 yılda bu ülkenin yetiştirdiği 239 bin 338 hemşireden sadece 118 bin 789’u atandı. Son 10 yılda mezun olan 120 bin 549 hemşire ya işsiz, ya başka sektörlerde çalışıyor, ya da özel hastanelerde güvencesiz ve asgari ücret civarı paralarla ucuz emek gücü oluyor. Resmi rakamlara göre tüm sektörlerde istihdam edilen toplam hemşire sayısı 2024’te 264 bin 857, 2025’te 264 bin 172. Bırakın artmayı, bu kadar öğrenci mezun olurken istihdamdaki hemşire sayısı azalmış. Yazık değil mi bu gençlere? Hemşire sayısı hesaplamada kriteriniz AB ortalamaları ise bu gençlerin istihdamını neden sağlamıyorsunuz? AB ülkelerinde işsiz gezen bu kadar hemşire var mı? Bu yıl 99 devlet, 59 vakıf üniversitesinde toplam 158 hemşirelik lisans bölümü öğrenci almış. Aynı tıptaki gibi, burada da bazı bölümler Türkçe ve İngilizce programları açmış. Toplam program sayısı 192. 2026 yılında toplam alınan hemşirelik öğrenci sayısı 16 bin 788. Başka bir ayrıntı da hemşirelik kontenjanlarına yerleşen öğrencilerin başarı puanları arasındaki uçurum. 25 bininci sıradan giren öğrenci de var, 587 bininci sıradan giren de. Kontenjanları boş kalan bölümler de var. Sayısı bu kadar artan hemşirelik bölümlerinde eğitimin kalitesi de çok sıkıntılı. “Hemşire yardımcısı” konusu ibret olması gereken bir öykü. 2014 yılından sonra sağlık meslek liselerine giren öğrenciler hemşire değil hemşire yardımcısı ünvanı ile mezun edildi. Oysa Sağlık Bakanlığı’nın kendisi bu ünvanda bir meslek tanımlamıyordu. O dönemde hatırlıyorum “iş garantili” denerek çok sayıda özel sağlık meslek lisesi açıldı, aileler teşvik edildi, paralar harcadı. Hemşire ve ebe yardımcısı sıfatıyla yüzbinlerce genç mezun edildi. Bu gençler devamını okuyamadıysa ya işsiz kaldı ya başka alanlara yöneldi. 2010’ların başlarında tüm bu yasal düzenlemeler yapılıp hemşirelik mesleği yeni çıkmazlara sürüklenirken başta Prof. Dr. Saadet Ülker olmak üzere Türk Hemşireler Derneği’nin uyarılarının, doğru modelleri tarif etmesinin tanığıyım. Sonuç mu? 2025’te bir düzenlemeye gidildi, artık sağlık meslek liselerinde hemşire ve ebe yardımcısı bölümü yok, adı “sağlık bakım teknisyenliği” oldu. Şimdi 11 ve 12’inci sınıfta okuyan hemşire ve ebe yardımcılığı öğrencileri de “sağlık bakım teknisyeni” ünvanı ile mezun olacak. Bu mesleklerle, gençlerle böyle oynanır mı? Yaşananlara bakınca sağlık meslek mensuplarının mutsuzluk, umutsuzluk, gelecek kaygısı içinde olduğunu görüyoruz. Mesleklerin niteliği düşmüş, halkın aldığı sağlık hizmeti bozulmuş, kimin umurunda? Söyleyeyim, bizim umurumuzda. Doğruları anlatmaya, sağlık mesleklerinin geleceğini ve onurunu koruma mücadelesine devam edeceğiz.